Uzmanlar Türkiye’de yetişkinlerde obezite oranının yüzde 32’ye ulaştığını belirterek sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşamın ciddi risk oluşturduğunu vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 05.03.2026 05:02
Haber Güncellenme Tarihi: 05.03.2026 05:02
Muhabir:
Saliha Kara
Malatya Battalgazi Sağlıklı Hayat Merkezi Diyetisyeni Reyyan Yüce Göllü, obezitenin yalnızca kilo fazlalığı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek bunun metabolik ve hormonal dengeleri bozabilen ciddi bir hastalık olduğunu söyledi.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türkiye’de 18 yaş üstü yetişkinlerde obezite oranının yaklaşık yüzde 32 seviyesine ulaştığını ifade eden Göllü, bu oranla Türkiye’nin Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer aldığını kaydetti.
Obezitenin vücutta sağlığı bozacak ölçüde anormal veya aşırı yağ birikimi olarak tanımlandığını belirten Göllü, beden kütle indeksinin (BKİ) 30’un üzerinde olmasının obezite olarak sınıflandırıldığını söyledi. Bel çevresinin de önemli bir gösterge olduğunu vurgulayan Göllü, kadınlarda 88 santimetrenin, erkeklerde ise 102 santimetrenin üzerindeki ölçümlerin ciddi sağlık riski oluşturduğunu ifade etti.
Fazla kiloluluk ve obezitenin birçok kronik hastalığın gelişiminde önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Göllü, hipertansiyon, tip 2 diyabet, hiperlipidemi, kalp ve damar hastalıkları, inme ve bazı kanser türlerinin obezite ile yakından ilişkili olduğunu belirtti.
Obezitenin temel nedeninin alınan kalori ile harcanan kalori arasındaki dengesizlik olduğunu ifade eden Göllü, özellikle yüksek şekerli ve işlenmiş gıdaların tüketiminin artması, porsiyonların büyümesi ve fiziksel aktivitenin azalmasının bu sorunu büyüttüğünü söyledi.
Toplumda sık görülen bazı yanlış alışkanlıkların da kilo artışını hızlandırdığını belirten Göllü, öğün atlama ve gece geç saatlerde yemek yeme alışkanlığının obezite riskini artırdığını vurguladı.
Çocukluk çağı obezitesine de dikkat çeken Göllü, bu dönemde kazanılan beslenme alışkanlıklarının ileriki yaşlarda da etkili olduğunu ifade etti. Ailelerin çocukların beslenme düzeni konusunda bilinçli olması gerektiğini belirten Göllü, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının erken yaşlarda kazandırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Obezite tedavisinde farklı yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Göllü, tıbbi beslenme tedavisi, düzenli egzersiz ve davranış değişikliğinin kilo kaybının temel unsurları olduğunu ifade etti. Bazı durumlarda ilaç ve cerrahi yöntemlerin de uygulanabileceğini ancak bu tedavilerin mutlaka uzman hekim kontrolünde planlanması gerektiğini söyledi.
Sağlıklı kilo kontrolü için günlük yaşamda yapılabilecek bazı basit değişikliklerin önemli olduğunu belirten Göllü, dengeli beslenme ve düzenli hareketin temel kural olduğunu vurguladı.
Göllü, sağlıklı beslenme için tabağın yarısının sebze, dörtte birinin protein ve dörtte birinin tam tahıllardan oluşması gerektiğini belirterek şekerli içeceklerin ve hazır gıdaların mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiğini ifade etti.
Diyetisyen Göllü ayrıca yetişkin bireylerde haftada en az 150 ila 300 dakika orta şiddetli fiziksel aktivite yapılmasının önerildiğini, çocuk ve ergenlerde ise her gün en az 60 dakika fiziksel aktivitenin önemli olduğunu sözlerine ekledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Türkiye’de Her 3 Kişiden Biri Obez
Uzmanlar Türkiye’de yetişkinlerde obezite oranının yüzde 32’ye ulaştığını belirterek sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşamın ciddi risk oluşturduğunu vurguladı.
Malatya Battalgazi Sağlıklı Hayat Merkezi Diyetisyeni Reyyan Yüce Göllü, obezitenin yalnızca kilo fazlalığı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek bunun metabolik ve hormonal dengeleri bozabilen ciddi bir hastalık olduğunu söyledi.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türkiye’de 18 yaş üstü yetişkinlerde obezite oranının yaklaşık yüzde 32 seviyesine ulaştığını ifade eden Göllü, bu oranla Türkiye’nin Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer aldığını kaydetti.
Obezitenin vücutta sağlığı bozacak ölçüde anormal veya aşırı yağ birikimi olarak tanımlandığını belirten Göllü, beden kütle indeksinin (BKİ) 30’un üzerinde olmasının obezite olarak sınıflandırıldığını söyledi. Bel çevresinin de önemli bir gösterge olduğunu vurgulayan Göllü, kadınlarda 88 santimetrenin, erkeklerde ise 102 santimetrenin üzerindeki ölçümlerin ciddi sağlık riski oluşturduğunu ifade etti.
Fazla kiloluluk ve obezitenin birçok kronik hastalığın gelişiminde önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Göllü, hipertansiyon, tip 2 diyabet, hiperlipidemi, kalp ve damar hastalıkları, inme ve bazı kanser türlerinin obezite ile yakından ilişkili olduğunu belirtti.
Obezitenin temel nedeninin alınan kalori ile harcanan kalori arasındaki dengesizlik olduğunu ifade eden Göllü, özellikle yüksek şekerli ve işlenmiş gıdaların tüketiminin artması, porsiyonların büyümesi ve fiziksel aktivitenin azalmasının bu sorunu büyüttüğünü söyledi.
Toplumda sık görülen bazı yanlış alışkanlıkların da kilo artışını hızlandırdığını belirten Göllü, öğün atlama ve gece geç saatlerde yemek yeme alışkanlığının obezite riskini artırdığını vurguladı.
Çocukluk çağı obezitesine de dikkat çeken Göllü, bu dönemde kazanılan beslenme alışkanlıklarının ileriki yaşlarda da etkili olduğunu ifade etti. Ailelerin çocukların beslenme düzeni konusunda bilinçli olması gerektiğini belirten Göllü, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının erken yaşlarda kazandırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Obezite tedavisinde farklı yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Göllü, tıbbi beslenme tedavisi, düzenli egzersiz ve davranış değişikliğinin kilo kaybının temel unsurları olduğunu ifade etti. Bazı durumlarda ilaç ve cerrahi yöntemlerin de uygulanabileceğini ancak bu tedavilerin mutlaka uzman hekim kontrolünde planlanması gerektiğini söyledi.
Sağlıklı kilo kontrolü için günlük yaşamda yapılabilecek bazı basit değişikliklerin önemli olduğunu belirten Göllü, dengeli beslenme ve düzenli hareketin temel kural olduğunu vurguladı.
Göllü, sağlıklı beslenme için tabağın yarısının sebze, dörtte birinin protein ve dörtte birinin tam tahıllardan oluşması gerektiğini belirterek şekerli içeceklerin ve hazır gıdaların mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiğini ifade etti.
Diyetisyen Göllü ayrıca yetişkin bireylerde haftada en az 150 ila 300 dakika orta şiddetli fiziksel aktivite yapılmasının önerildiğini, çocuk ve ergenlerde ise her gün en az 60 dakika fiziksel aktivitenin önemli olduğunu sözlerine ekledi.
Kaynak: İHA
Fenerbahçe Kupada Farklı Turladı
Beşiktaş Kupada Farklı Kazandı
En Ölümcül Kanserler İçin Kritik Uyarı
Türkiye Büyüme Yarışında İlk 3’te
5 Kuruşluk Bağışlarla Yapıldı, Yeniden Doğuyor
Türkiye’de Her 3 Kişiden Biri Obez
ÇOK OKUNAN