Uzmandan Uyarı: 'Ağrım Geçti' Demeyin, Böbreğinizden Olmayın

Üroloji Uzmanı Dr. Hakan Şığva, bölgede taş hastalıklarına bağlı böbrek kayıplarının arttığını belirterek sinsi tehlikeye karşı uyardı.

Haber Giriş Tarihi: 12.03.2026 05:08
Haber Güncellenme Tarihi: 12.03.2026 05:08
Muhabir: Yasin Köz
Uzmandan Uyarı: 'Ağrım Geçti' Demeyin, Böbreğinizden Olmayın

Vücudumuzun sessiz ve fedakar işçileri olan böbreklerimiz, çoğu zaman ancak geri dönülmez hasarlar aldığında varlığını hissettiriyor. Dünya genelinde her yıl 12 Mart’ta kutlanan Dünya Böbrek Günü kapsamında, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Hakan Şığva’dan sarsıcı bir uyarı geldi. Özellikle bölgede pek çok hastanın "Ağrım geçti, taş düştü" yanılgısıyla hastaneye gitmekten vazgeçtiğini belirten Şığva, bu küçük ihmalin nasıl koskoca bir organın ameliyatla alınmasına kadar giden acı bir tabloya dönüştüğünü anlattı.

KİRLİ HAVA VE SUYUN GÖRÜNMEYEN FATURASI

Türkiye'de yaklaşık 12 milyon insanın böbrek hastalıklarının pençesinde olduğunu ve bu rakamın her 6-7 kişiden birine denk geldiğini hatırlatan Dr. Şığva, organlarımızın çevresel faktörlere karşı ne kadar savunmasız olduğunu şu çarpıcı sözlerle ifade ediyor:

"Böbreklerimizin ana görevi, vücudumuzda bir süzgeç işlevi görmektir. Dolayısıyla böbreklerimiz çevresel her faktörden etkilenebilmektedir. Hava kirliliği genellikle akciğerlerle ilişkilendirilse de, solunan kirli hava akciğerlerden kana karıştıktan sonra maalesef böbreklerimizde kalıcı hasarlara neden olabilmektedir."

SUYUN MİKTARI KADAR KALİTESİ DE HAYATİ

Böbrek sağlığının altın kuralı olan su tüketiminde, miktar kadar suyun kalitesinin de belirleyici olduğunu vurgulayan uzman isim, sağlıklı bir yetişkinin günlük su ihtiyacını (kadınlarda 2-2.5, erkeklerde 2.5-3 litre) hatırlatırken istisnai durumlara da dikkat çekiyor:

"Dünyadaki katı atıklar, hava ve çevre kirliliği sonucunda sağlıklı suya ulaşım oldukça zorlaşmıştır. Bu nedenle kaliteli suları tüketmemiz gerekmektedir. Ancak su tüketiminin kısıtlanması gereken özel durumlar da mevcuttur. Özellikle kalp yetmezliği ve ileri derece böbrek yetmezliği gibi durumlarda sıvı kısıtlaması uygulanmaktadır."

TAŞ DEYİP GEÇMEYİN, ORGANINIZDAN OLMAYIN

Özellikle Van ve çevre illerde üroloji polikliniklerinin en büyük kabusunun böbrek taşları olduğunu belirten Dr. Şığva, ağrının kesilmesinin iyileşme anlamına gelmediğini acı bir tecrübeyle aktarıyor:

"Hastalarımız genellikle taşın sadece ağrı yaptığını düşünmektedir ancak taşlar enfeksiyonlara, tıkanmalara ve ‘nefron’ dediğimiz böbrek çalışma hücrelerinin kaybına yol açarak böbrek yetmezliğine sebep olabilmektedir. Dolayısıyla taş hastalığını hafife almamak, ‘ağrım geçti’ diyerek doktor kontrollerini aksatmamak gerekir. Maalesef bu bölgede taş kaynaklı çok fazla böbrek kaybı yaşanmakta ve bu organları ameliyatla almak zorunda kalmaktayız."

Sessizce ilerleyen ve hiçbir belirti vermeden organ kaybına yol açabilen bu hastalıklara karşı en güçlü silahımız aslında çok basit ve ulaşılabilir. Aile hekimliğinde yaptırılacak sıradan bir kan ve idrar tahlili, insanları böbrek yetmezliğinden ve diyaliz makinelerine bağlı bir ömürden kurtaracak o hayati erken teşhisin kapısını aralıyor. Tıpkı uzmanların dediği gibi; bedenin süzgecini korumak, aslında hayatın ta kendisini korumaktır.

Kaynak: İHA

ÇOK OKUNAN

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.