Sivas'ta Asırlık Taş Değirmende 100 Yıllık Kahve Geleneği
Sivas'ta Asırlık Taş Değirmende 100 Yıllık Kahve Geleneği
Sivas'ta 1926'dan beri faaliyet gösteren işletme, Brezilya kahvesini asırlık taş değirmende öğüterek geleneksel lezzetini 4 kuşaktır koruyor.
Haber Giriş Tarihi: 04.03.2026 13:30
Haber Güncellenme Tarihi: 04.03.2026 13:30
Muhabir:
Yasin Köz
Sivas'ın tarihi dokusu içerisinde, Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş ve o günden bu yana kapılarını kahve tutkunlarına açık tutan köklü bir işletme, geleneksel üretim yöntemleriyle zamana adeta meydan okuyor. Günümüzde hızla yayılan fabrikasyon üretime ve modern teknolojinin sunduğu kolaylıklara inat, 1926 yılında kurulan bu tarihi mekan, kahve üretiminde ahilik geleneklerinden asla taviz vermiyor. Dört kuşaktır aynı aile tarafından büyük bir özenle işletilen dükkan, sadece Sivaslıların değil, şehir dışından ve hatta yurt dışından gelen ziyaretçilerin de uğrak noktası haline gelmiş durumda. Asırlık kavurma makinesi ve tarihi taş değirmenin başrolde olduğu bu üretim serüveni, kahve çekirdeğinin fincana uzanan o meşakkatli ve bir o kadar da lezzetli yolculuğunu gözler önüne seriyor.
CUMHURİYET İLE YAŞIT BİR LEZZET MİRASI
İşletmenin kökleri, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun hemen ardına, 1926 yılına kadar uzanıyor. Yüzüncü yılını kutlamaya hazırlanan bu tarihi mekanda, dededen toruna geçen bir lezzet mirası büyük bir sadakatle korunuyor. İşletmenin dördüncü kuşak temsilcisi olan Tayfun Talas, bu büyük manevi sorumluluğu omuzlarında taşıdığını belirterek, "1926’da kurulan işletme dedemin babasından bana miras kaldı, şimdi ben dördüncü kuşak olarak burayı aynı usulle, kaliteyi bozmadan işletmeye devam ediyorum" ifadeleriyle köklü geçmişlerine duyduğu saygıyı dile getiriyor. Bu miras, sadece bir ticarethane olmanın ötesinde, bir şehrin damak hafızasını canlı tutan kültürel bir köprü işlevi görüyor.
BREZİLYA'DAN GELEN ÇEKİRDEKLER ANTİKA MAKİNEDE KAVRULUYOR
Kusursuz bir kahve deneyiminin temel şartı olan kaliteli ham madde seçimi, işletmenin en çok hassasiyet gösterdiği konuların başında geliyor. Doğrudan Brezilya'dan getirilen ve en yüksek kalite standartlarına sahip olan çiğ kahve çekirdekleri, dükkandaki üretim sürecinin ilk ve en kritik adımını oluşturuyor. Bu özel çekirdekler, günümüzün dijital ve otomatik makineleri yerine, işletmenin tarihi antika kavurma makinesinde geleneksel yöntemlerle ateşe veriliyor. Tayfun Talas, kavurma aşamasındaki o ince işçiliği ve ustalık gerektiren süreci, "Antika kavurma makinemizde belli dozlarda, belli ayarlarda, sürekli başında durarak kahvenin özünün en iyi çıkacağı şekilde kavuruyoruz" sözleriyle anlatarak, insan emeğinin lezzet üzerindeki belirleyici rolünü vurguluyor.
ÇELİK BIÇAKLAR DEĞİL ASIRLIK TAŞ DEĞİRMEN
Özenle kavrulan çekirdeklerin benzersiz bir tada dönüşmesini sağlayan asıl sır ise, öğütme aşamasında kullanılan yüz yıllık taş değirmende gizli. Modern çağın getirdiği ve üretimi hızlandıran yeni nesil çelik bıçaklı kahve makineleri, işletmenin üretim felsefesinde kesinlikle yer bulmuyor. Çelik bıçakların çalışma esnasında yarattığı ısının kahveyi yaktığını ve o istenmeyen acımsı tadı ortaya çıkardığını savunan aile, öğütme işlemini tamamen asırlık taş değirmene emanet ediyor. Düzenli olarak bakımları yapılan bu tarihi değirmen, kahve çekirdeklerini yavaş yavaş ve doğal yapısını bozmadan ezerek öğütüyor. İşletme sahibi Talas, "Taş değirmen kahveyi yakmadan kendi orijinal lezzetiyle bize sunmakta" diyerek, bu zahmetli tercihin nedenini net bir şekilde ortaya koyuyor. Çiğ çekirdeğin müşteriye ulaşana kadar tam yirmi beş farklı işlem noktasından geçtiği bu süreç, kalitenin tesadüf olmadığını kanıtlıyor.
YÜZ YILLIK ZAHMETİN GETİRDİĞİ YUMUŞAK İÇİM
Taş değirmen kullanmanın günümüz şartlarında ciddi bir zaman, emek ve zahmet gerektirdiği bilinse de, ortaya çıkan sonucun benzersizliği tüm bu yorgunluğu unutturuyor. İşletmenin ürettiği kahveyi piyasadaki diğer ürünlerden ayıran en belirgin özellik, o yoğun ve doğal aromasının yanında sunduğu son derece yumuşak içim deneyimi oluyor. Fabrikasyon süreçlerden uzak durularak elde edilen bu saflık, özellikle yıllardır aynı lezzeti arayan eski kuşakların büyük takdirini topluyor. Müşterileriyle aralarındaki o güçlü duygusal bağı ve lezzet istikrarını anlatan Tayfun Talas'ın, "Yaşlılar diyor ki çocukluğumun kahve lezzetini buradan alıyorum; bu şekilde eski makineleri kullandığımız için lezzet devam ediyor" şeklindeki aktarımı, işletmenin nesiller arası kurduğu o sarsılmaz köprüyü en güzel şekilde özetliyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sivas'ta Asırlık Taş Değirmende 100 Yıllık Kahve Geleneği
Sivas'ta 1926'dan beri faaliyet gösteren işletme, Brezilya kahvesini asırlık taş değirmende öğüterek geleneksel lezzetini 4 kuşaktır koruyor.
Sivas'ın tarihi dokusu içerisinde, Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş ve o günden bu yana kapılarını kahve tutkunlarına açık tutan köklü bir işletme, geleneksel üretim yöntemleriyle zamana adeta meydan okuyor. Günümüzde hızla yayılan fabrikasyon üretime ve modern teknolojinin sunduğu kolaylıklara inat, 1926 yılında kurulan bu tarihi mekan, kahve üretiminde ahilik geleneklerinden asla taviz vermiyor. Dört kuşaktır aynı aile tarafından büyük bir özenle işletilen dükkan, sadece Sivaslıların değil, şehir dışından ve hatta yurt dışından gelen ziyaretçilerin de uğrak noktası haline gelmiş durumda. Asırlık kavurma makinesi ve tarihi taş değirmenin başrolde olduğu bu üretim serüveni, kahve çekirdeğinin fincana uzanan o meşakkatli ve bir o kadar da lezzetli yolculuğunu gözler önüne seriyor.
CUMHURİYET İLE YAŞIT BİR LEZZET MİRASI
İşletmenin kökleri, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun hemen ardına, 1926 yılına kadar uzanıyor. Yüzüncü yılını kutlamaya hazırlanan bu tarihi mekanda, dededen toruna geçen bir lezzet mirası büyük bir sadakatle korunuyor. İşletmenin dördüncü kuşak temsilcisi olan Tayfun Talas, bu büyük manevi sorumluluğu omuzlarında taşıdığını belirterek, "1926’da kurulan işletme dedemin babasından bana miras kaldı, şimdi ben dördüncü kuşak olarak burayı aynı usulle, kaliteyi bozmadan işletmeye devam ediyorum" ifadeleriyle köklü geçmişlerine duyduğu saygıyı dile getiriyor. Bu miras, sadece bir ticarethane olmanın ötesinde, bir şehrin damak hafızasını canlı tutan kültürel bir köprü işlevi görüyor.
BREZİLYA'DAN GELEN ÇEKİRDEKLER ANTİKA MAKİNEDE KAVRULUYOR
Kusursuz bir kahve deneyiminin temel şartı olan kaliteli ham madde seçimi, işletmenin en çok hassasiyet gösterdiği konuların başında geliyor. Doğrudan Brezilya'dan getirilen ve en yüksek kalite standartlarına sahip olan çiğ kahve çekirdekleri, dükkandaki üretim sürecinin ilk ve en kritik adımını oluşturuyor. Bu özel çekirdekler, günümüzün dijital ve otomatik makineleri yerine, işletmenin tarihi antika kavurma makinesinde geleneksel yöntemlerle ateşe veriliyor. Tayfun Talas, kavurma aşamasındaki o ince işçiliği ve ustalık gerektiren süreci, "Antika kavurma makinemizde belli dozlarda, belli ayarlarda, sürekli başında durarak kahvenin özünün en iyi çıkacağı şekilde kavuruyoruz" sözleriyle anlatarak, insan emeğinin lezzet üzerindeki belirleyici rolünü vurguluyor.
ÇELİK BIÇAKLAR DEĞİL ASIRLIK TAŞ DEĞİRMEN
Özenle kavrulan çekirdeklerin benzersiz bir tada dönüşmesini sağlayan asıl sır ise, öğütme aşamasında kullanılan yüz yıllık taş değirmende gizli. Modern çağın getirdiği ve üretimi hızlandıran yeni nesil çelik bıçaklı kahve makineleri, işletmenin üretim felsefesinde kesinlikle yer bulmuyor. Çelik bıçakların çalışma esnasında yarattığı ısının kahveyi yaktığını ve o istenmeyen acımsı tadı ortaya çıkardığını savunan aile, öğütme işlemini tamamen asırlık taş değirmene emanet ediyor. Düzenli olarak bakımları yapılan bu tarihi değirmen, kahve çekirdeklerini yavaş yavaş ve doğal yapısını bozmadan ezerek öğütüyor. İşletme sahibi Talas, "Taş değirmen kahveyi yakmadan kendi orijinal lezzetiyle bize sunmakta" diyerek, bu zahmetli tercihin nedenini net bir şekilde ortaya koyuyor. Çiğ çekirdeğin müşteriye ulaşana kadar tam yirmi beş farklı işlem noktasından geçtiği bu süreç, kalitenin tesadüf olmadığını kanıtlıyor.
YÜZ YILLIK ZAHMETİN GETİRDİĞİ YUMUŞAK İÇİM
Taş değirmen kullanmanın günümüz şartlarında ciddi bir zaman, emek ve zahmet gerektirdiği bilinse de, ortaya çıkan sonucun benzersizliği tüm bu yorgunluğu unutturuyor. İşletmenin ürettiği kahveyi piyasadaki diğer ürünlerden ayıran en belirgin özellik, o yoğun ve doğal aromasının yanında sunduğu son derece yumuşak içim deneyimi oluyor. Fabrikasyon süreçlerden uzak durularak elde edilen bu saflık, özellikle yıllardır aynı lezzeti arayan eski kuşakların büyük takdirini topluyor. Müşterileriyle aralarındaki o güçlü duygusal bağı ve lezzet istikrarını anlatan Tayfun Talas'ın, "Yaşlılar diyor ki çocukluğumun kahve lezzetini buradan alıyorum; bu şekilde eski makineleri kullandığımız için lezzet devam ediyor" şeklindeki aktarımı, işletmenin nesiller arası kurduğu o sarsılmaz köprüyü en güzel şekilde özetliyor.
Kaynak: İHA
Kar Artınca Dağdan İndi: Aç Kurt Erzincan'da Görüntülendi
Selimiye Camii'nde Yeni Mahya: Camide Hayat Var
Milli Hızlı Tren Raylara İniyor: Test Süreci Cuma Günü Başlıyor
Erzincan'da Kar Esareti: 335 Köy Yolu Ulaşıma Kapandı
Sivas'ta Asırlık Taş Değirmende 100 Yıllık Kahve Geleneği
Mardin'in Asırlık Ramazan Lezzeti Kahiye Tatlısı
ÇOK OKUNAN