Gaziantep'in Yarım Asırlık Şerbetçisi Zamana Direniyor
Gaziantep'in Yarım Asırlık Şerbetçisi Zamana Direniyor
Gaziantep'te 57 yaşındaki Mehmet Yılmaz, unutulmaya yüz tutan meyan şerbeti geleneğini 45 yıldır damla damla üreterek iftar sofralarına taşıyor.
Haber Giriş Tarihi: 13.03.2026 17:31
Haber Güncellenme Tarihi: 13.03.2026 17:31
Muhabir:
Yasin Köz
Hızlı tüketim alışkanlıklarının ve endüstriyel içeceklerin sofralarımızı tamamen esir aldığı bir çağda, bazı lezzetler bir şehrin kültürel hafızası olarak direnmeye devam ediyor. Güneydoğu Anadolu'nun kavurucu yaz sıcaklarında ve bereketli iftar sofralarında asırlardır başköşeye kurulan meyan şerbeti, fabrikasyon üretimlerin aksine tamamen el emeği ve sabırla var olan nadir tatlardan biri. Gaziantep sokaklarında bu kadim lezzeti yaşatan isimlerin başında ise, hayatının 45 yılını Fırat'ın kıyılarından gelen bu şifalı köklere adayan 57 yaşındaki Mehmet Yılmaz geliyor.
FIRAT'IN KIYISINDAN SOFRALARA UZANAN ZAHMETLİ YOLCULUK
Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan üretim süreci, aslında bir sabır testini andırıyor. Kazanlara doldurulan meyan köklerinin buzla demlenmesi ve damlatma usulüyle süzülmesi saatler süren titiz bir takip gerektiriyor. Sadece ticari bir faaliyet değil, aynı zamanda kentin gastronomi kimliğine sahip çıkma mücadelesi olan bu üretim modelinin ekonomik ve kültürel haritası şu detaylarda gizli:
Ham madde olarak doğrudan Fırat Nehri kenarında yetişen doğal meyan bitkisinin kökleri kullanılıyor.
Geleneksel içecek, Gaziantep başta olmak üzere Kilis, Şanlıurfa, Diyarbakır, Kahramanmaraş ve Mardin'de bölgesel bir kültür kodu işlevi görüyor.
Üretim tamamen eski usul "damlatma" yöntemiyle yapılıyor ve poşet veya şişelerle tüketiciye sunuluyor.
Şehirde geçmişte 50'yi bulan geleneksel şerbet ustalarının sayısı bugün maalesef 5-6 kişiye kadar düşmüş durumda.
YARIM ASIRLIK ÇINAR VE KAYBOLAN MESLEKLER
İlkokul çağlarında, tam 50 yıl önce bir ustanın yanında harçlığını çıkarmak için çırak olarak işe başlayan Mehmet Yılmaz, bugün kentin simge isimlerinden biri. Kaybolmaya yüz tutan mesleklerin hüznünü taşıyan ama bir yandan da üretmeye devam eden Yılmaz, o günlerden bugüne uzanan hikayesini kendi kelimeleriyle şöyle aktarıyor:
"45 yıl önce bu mesleğe başladım. Çocukluğumda bu mesleğe başladım. Okula giderken harçlığımı çıkarmak için bu mesleğe başladım. Daha sonra bu işi meslek edindim. Mesleği ustalarımdan öğrendim ve meyan şerbetinin yapımını öğrenince kendim şerbet yapmaya başladım. Çocuklarıma da meyan şerbetinin yapımını öğrettim. Benden sonra mesleğimi çocuklarım sürdürecek"
Ustaların teker teker tezgah kapatmasına rağmen mesleğine dört elle sarılan tecrübeli isim, sektörel daralmayı ve içindeki umudu ise şu sözlerle özetliyor:
"Önceki yıllarda bu mesleği yapan yaklaşık 50 kişi vardı. Şu an sadece 5-6 kişi kaldı. Ben yıllardır bu mesleği severek yapıyorum. Meyan şerbeti yapmak benim hoşuma gidiyor. İnşallah çocuklarımda mesleğimi severek yaparlar. Çünkü çocuklarımı küçüklükten beri bu mesleğe alıştırdım. İnşallah benden sonra onlar bu mesleği sürdürecek"
BABADAN OĞULA GEÇEN KÜLTÜREL BİR DİRENİŞ
Anadolu'nun geleneksel zanaatlarında en büyük kriz, ustanın bayrağı devredeceği bir çırak bulamamasıdır. Ancak Yılmaz ailesi bu kırılmayı aşmayı başarmış. Mehmet Yılmaz'ın 36 yaşındaki oğlu Mustafa Yılmaz, babasının mirasını omuzlayarak bu zorlu ve incelikli mesleği geleceğe taşıyan genç kuşak temsilcisi olarak tezgahın başında yer alıyor. Endüstrileşmeye karşı kültürel bir direniş sergileyen genç Yılmaz, kararlılığını şu güçlü ifadelerle dile getiriyor:
"Biz de küçük yaştan itibaren babamızın yanında yetiştiğimiz için yaklaşık 23 yıldır meyan şerbeti yapıyoruz. Mesleğimizi severek yapıyoruz ve mesleğimizden memnunuz. Bu meslek her geçen yıl bitmeye doğru gidiyor. Fakat biz bu mesleği bitirmemekte kararlıyız. Baba mesleğimizi devam ettireceğiz"
Toplumsal dokuyu bir arada tutan bu küçük ama anlamlı hikayeler, kentin sadece midesine değil, kalbine de hitap etmeye devam ediyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Gaziantep'in Yarım Asırlık Şerbetçisi Zamana Direniyor
Gaziantep'te 57 yaşındaki Mehmet Yılmaz, unutulmaya yüz tutan meyan şerbeti geleneğini 45 yıldır damla damla üreterek iftar sofralarına taşıyor.
Hızlı tüketim alışkanlıklarının ve endüstriyel içeceklerin sofralarımızı tamamen esir aldığı bir çağda, bazı lezzetler bir şehrin kültürel hafızası olarak direnmeye devam ediyor. Güneydoğu Anadolu'nun kavurucu yaz sıcaklarında ve bereketli iftar sofralarında asırlardır başköşeye kurulan meyan şerbeti, fabrikasyon üretimlerin aksine tamamen el emeği ve sabırla var olan nadir tatlardan biri. Gaziantep sokaklarında bu kadim lezzeti yaşatan isimlerin başında ise, hayatının 45 yılını Fırat'ın kıyılarından gelen bu şifalı köklere adayan 57 yaşındaki Mehmet Yılmaz geliyor.
FIRAT'IN KIYISINDAN SOFRALARA UZANAN ZAHMETLİ YOLCULUK
Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan üretim süreci, aslında bir sabır testini andırıyor. Kazanlara doldurulan meyan köklerinin buzla demlenmesi ve damlatma usulüyle süzülmesi saatler süren titiz bir takip gerektiriyor. Sadece ticari bir faaliyet değil, aynı zamanda kentin gastronomi kimliğine sahip çıkma mücadelesi olan bu üretim modelinin ekonomik ve kültürel haritası şu detaylarda gizli:
Ham madde olarak doğrudan Fırat Nehri kenarında yetişen doğal meyan bitkisinin kökleri kullanılıyor.
Geleneksel içecek, Gaziantep başta olmak üzere Kilis, Şanlıurfa, Diyarbakır, Kahramanmaraş ve Mardin'de bölgesel bir kültür kodu işlevi görüyor.
Üretim tamamen eski usul "damlatma" yöntemiyle yapılıyor ve poşet veya şişelerle tüketiciye sunuluyor.
Şehirde geçmişte 50'yi bulan geleneksel şerbet ustalarının sayısı bugün maalesef 5-6 kişiye kadar düşmüş durumda.
YARIM ASIRLIK ÇINAR VE KAYBOLAN MESLEKLER
İlkokul çağlarında, tam 50 yıl önce bir ustanın yanında harçlığını çıkarmak için çırak olarak işe başlayan Mehmet Yılmaz, bugün kentin simge isimlerinden biri. Kaybolmaya yüz tutan mesleklerin hüznünü taşıyan ama bir yandan da üretmeye devam eden Yılmaz, o günlerden bugüne uzanan hikayesini kendi kelimeleriyle şöyle aktarıyor:
"45 yıl önce bu mesleğe başladım. Çocukluğumda bu mesleğe başladım. Okula giderken harçlığımı çıkarmak için bu mesleğe başladım. Daha sonra bu işi meslek edindim. Mesleği ustalarımdan öğrendim ve meyan şerbetinin yapımını öğrenince kendim şerbet yapmaya başladım. Çocuklarıma da meyan şerbetinin yapımını öğrettim. Benden sonra mesleğimi çocuklarım sürdürecek"
Ustaların teker teker tezgah kapatmasına rağmen mesleğine dört elle sarılan tecrübeli isim, sektörel daralmayı ve içindeki umudu ise şu sözlerle özetliyor:
"Önceki yıllarda bu mesleği yapan yaklaşık 50 kişi vardı. Şu an sadece 5-6 kişi kaldı. Ben yıllardır bu mesleği severek yapıyorum. Meyan şerbeti yapmak benim hoşuma gidiyor. İnşallah çocuklarımda mesleğimi severek yaparlar. Çünkü çocuklarımı küçüklükten beri bu mesleğe alıştırdım. İnşallah benden sonra onlar bu mesleği sürdürecek"
BABADAN OĞULA GEÇEN KÜLTÜREL BİR DİRENİŞ
Anadolu'nun geleneksel zanaatlarında en büyük kriz, ustanın bayrağı devredeceği bir çırak bulamamasıdır. Ancak Yılmaz ailesi bu kırılmayı aşmayı başarmış. Mehmet Yılmaz'ın 36 yaşındaki oğlu Mustafa Yılmaz, babasının mirasını omuzlayarak bu zorlu ve incelikli mesleği geleceğe taşıyan genç kuşak temsilcisi olarak tezgahın başında yer alıyor. Endüstrileşmeye karşı kültürel bir direniş sergileyen genç Yılmaz, kararlılığını şu güçlü ifadelerle dile getiriyor:
"Biz de küçük yaştan itibaren babamızın yanında yetiştiğimiz için yaklaşık 23 yıldır meyan şerbeti yapıyoruz. Mesleğimizi severek yapıyoruz ve mesleğimizden memnunuz. Bu meslek her geçen yıl bitmeye doğru gidiyor. Fakat biz bu mesleği bitirmemekte kararlıyız. Baba mesleğimizi devam ettireceğiz"
Toplumsal dokuyu bir arada tutan bu küçük ama anlamlı hikayeler, kentin sadece midesine değil, kalbine de hitap etmeye devam ediyor.
Kaynak: İHA
Türkiye'nin Acı Kaybı: Tarihçi İlber Ortaylı Vefat Etti
Bursa'da 700 Yıllık Dev Eser: Berkuk Kur'an-ı Kerim'i Sergileniyor
Şanlıurfa’da Başkan Miniklerin Hikayesine Ortak Oldu
Kedileri Zehirleyen Kuma Karşı Ceviz Kabuğu Çözümü
Gaziantep'in Yarım Asırlık Şerbetçisi Zamana Direniyor
Kayseri'de 7,7 Milyon Yıllık Tarih 3D Yazıcılarla Diriliyor
ÇOK OKUNAN