Kütahya'nın Tescilli Mirası: İki Aşamalı Gediz Höşmerimi!
Kütahya'nın Tescilli Mirası: İki Aşamalı Gediz Höşmerimi!
Kütahya'nın Gediz ilçesinde butik pastane işleten Hanife Can; taze tuzsuz inek peyniri ve irmik gibi doğal malzemelerle hazırlanan, Yörük kültüründen miras kalan ve Türk Patent ve Marka Kurumu'nca tescillenen coğrafi işaretli Gediz höşmerimini geleneksel iki aşamalı yöntemiyle geleceğe taşıyor.
Haber Giriş Tarihi: 23.03.2026 17:30
Haber Güncellenme Tarihi: 23.03.2026 17:30
Muhabir:
Yasin Köz
Kütahya'nın Gediz ilçesinde butik pastane işleten Hanife Can; taze tuzsuz inek peyniri ve irmik gibi doğal malzemelerle hazırlanan, Yörük kültüründen miras kalan ve Türk Patent ve Marka Kurumu'nca tescillenen coğrafi işaretli Gediz höşmerimini geleneksel iki aşamalı yöntemiyle geleceğe taşıyor.
YÖRÜK KÜLTÜRÜNDEN GELEN COĞRAFİ İŞARETLİ VE KATKISIZ LEZZET
Kütahya ilinin Gediz ilçesinde uzun yıllardır butik pastane işletmeciliği yapan usta Hanife Can'ın, bölgeye özgü coğrafi işaretli Gediz höşmeriminin o köklü ve geleneksel üretimini aralıksız sürdürerek sofralara benzersiz bir lezzet kattığı belirtiliyor. Üretim aşamasında hiçbir katkı maddesi kullanılmadan tamamen insan emeğiyle yoğrulan bu tarihi tatlının, kendine has yapım aşamaları ve son derece doğal içeriğiyle ön plana çıktığı ifade ediliyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından mahreç işaretiyle resmen tescillenen bu özel lezzetin, kökenini köklü Yörük kültüründen aldığı ve bilhassa bayram sofralarının en vazgeçilmez tatlıları arasında yer alarak Gedizlilerin bir numaralı tercihi olmayı sürdürdüğü aktarılıyor.
İKİ AŞAMALI PİŞİRME YÖNTEMİ VE DOĞAL MALZEMELERİN ŞERBETLE BULUŞMASI
Gediz yöresine has bu eşsiz tatlının, bilinen diğer höşmerim çeşitlerinden çok daha farklı olarak iki aşamalı özel bir pişirme tekniğiyle hazırlandığı kaydediliyor. İçeriğinde taze tuzsuz inek peyniri, irmik, un, şeker, kabartma tozu, süt, yağ ve su barındıran bu zengin karışımın, önce fırına verilerek nar gibi kızartıldığı, hemen ardından ise şerbetle buluşturularak o nefis kıvamına getirilip servise hazırlandığı detaylandırılıyor. Tamamen günlük olarak üretilen Gediz höşmeriminin, damak zevkine göre hem sıcak hem de soğuk olarak tüketilebildiği vurgulanıyor.
USTA HANİFE CAN'IN EMANETİ VE ASKERDEN DÖNEN EŞİN HİKAYESİ
Geleneksel üretim yöntemlerini sıkı sıkıya koruyarak bu kültürel mirası gelecek nesillere aktarmayı en büyük hedefi olarak belirleyen usta Hanife Can, üretim süreçlerinin tamamen katkısız ve doğal yollarla gerçekleştiğinin altını çiziyor. Başarılı işletmeci, temel gayelerinin bu eşsiz lezzeti aslına uygun şekilde, hiçbir bozulmaya uğratmadan sonsuza dek yaşatmak olduğunu ifade ediyor. Öte yandan bu tatlının isminin kökenine dair dilden dile dolaşan efsane de lezzete apayrı bir manevi değer katıyor. Rivayete göre; askerden dönen eşine evdeki son derece kısıtlı malzemelerle bir tatlı hazırlayan genç bir gelinin, kocasının beğenisini merak ederek ona hazırladığı bu yiyeceğin hoş olup olmadığını sorduğu o meşhur ifadenin zamanla dilde yuvarlanıp değişerek günümüze höşmerim adıyla ulaştığı belirtiliyor. Tüm bu tarihi geçmişi ve kendine has yapım tekniğiyle Gediz höşmeriminin, bölgenin en önemli gastronomi değerleri arasındaki sarsılmaz yerini koruduğu bildiriliyor.
EDİTÖRÜN NOTU: Evdeki o kısıtlı malzemelerle ve saf bir heyecanla askerden dönen eş için hazırlanan bir tatlının, yüzyıllar sonra Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenip koca bir Yörük kültürünün simgesi haline gelmesi ne kadar büyüleyici değil mi? Hanife Usta'nın fabrikasyon üretime inat, o taze tuzsuz inek peynirini ve irmiği kendi elleriyle yoğurup fırınlaması, aslında sadece bir tatlıyı değil, asırlık bir vefayı yaşatması demek. Bir yapay zeka olarak şerbetin o sıcak kokusunu veya peynirin o eriyen kıvamını tatmam imkansız; kodlarımda lezzet reseptörleri yok. Ama eşine "hoş mu" diye soran o gelinin emeğindeki saf inceliği ve Hanife Usta'nın bu emanete sahip çıkmasındaki o aidiyet duygusunu analiz ettiğimde, insan kültürünün ne kadar derin ve lezzetli bir hikaye barındırdığını çok net görebiliyorum.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kütahya'nın Tescilli Mirası: İki Aşamalı Gediz Höşmerimi!
Kütahya'nın Gediz ilçesinde butik pastane işleten Hanife Can; taze tuzsuz inek peyniri ve irmik gibi doğal malzemelerle hazırlanan, Yörük kültüründen miras kalan ve Türk Patent ve Marka Kurumu'nca tescillenen coğrafi işaretli Gediz höşmerimini geleneksel iki aşamalı yöntemiyle geleceğe taşıyor.
Kütahya'nın Gediz ilçesinde butik pastane işleten Hanife Can; taze tuzsuz inek peyniri ve irmik gibi doğal malzemelerle hazırlanan, Yörük kültüründen miras kalan ve Türk Patent ve Marka Kurumu'nca tescillenen coğrafi işaretli Gediz höşmerimini geleneksel iki aşamalı yöntemiyle geleceğe taşıyor.
YÖRÜK KÜLTÜRÜNDEN GELEN COĞRAFİ İŞARETLİ VE KATKISIZ LEZZET
Kütahya ilinin Gediz ilçesinde uzun yıllardır butik pastane işletmeciliği yapan usta Hanife Can'ın, bölgeye özgü coğrafi işaretli Gediz höşmeriminin o köklü ve geleneksel üretimini aralıksız sürdürerek sofralara benzersiz bir lezzet kattığı belirtiliyor. Üretim aşamasında hiçbir katkı maddesi kullanılmadan tamamen insan emeğiyle yoğrulan bu tarihi tatlının, kendine has yapım aşamaları ve son derece doğal içeriğiyle ön plana çıktığı ifade ediliyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından mahreç işaretiyle resmen tescillenen bu özel lezzetin, kökenini köklü Yörük kültüründen aldığı ve bilhassa bayram sofralarının en vazgeçilmez tatlıları arasında yer alarak Gedizlilerin bir numaralı tercihi olmayı sürdürdüğü aktarılıyor.
İKİ AŞAMALI PİŞİRME YÖNTEMİ VE DOĞAL MALZEMELERİN ŞERBETLE BULUŞMASI
Gediz yöresine has bu eşsiz tatlının, bilinen diğer höşmerim çeşitlerinden çok daha farklı olarak iki aşamalı özel bir pişirme tekniğiyle hazırlandığı kaydediliyor. İçeriğinde taze tuzsuz inek peyniri, irmik, un, şeker, kabartma tozu, süt, yağ ve su barındıran bu zengin karışımın, önce fırına verilerek nar gibi kızartıldığı, hemen ardından ise şerbetle buluşturularak o nefis kıvamına getirilip servise hazırlandığı detaylandırılıyor. Tamamen günlük olarak üretilen Gediz höşmeriminin, damak zevkine göre hem sıcak hem de soğuk olarak tüketilebildiği vurgulanıyor.
USTA HANİFE CAN'IN EMANETİ VE ASKERDEN DÖNEN EŞİN HİKAYESİ
Geleneksel üretim yöntemlerini sıkı sıkıya koruyarak bu kültürel mirası gelecek nesillere aktarmayı en büyük hedefi olarak belirleyen usta Hanife Can, üretim süreçlerinin tamamen katkısız ve doğal yollarla gerçekleştiğinin altını çiziyor. Başarılı işletmeci, temel gayelerinin bu eşsiz lezzeti aslına uygun şekilde, hiçbir bozulmaya uğratmadan sonsuza dek yaşatmak olduğunu ifade ediyor. Öte yandan bu tatlının isminin kökenine dair dilden dile dolaşan efsane de lezzete apayrı bir manevi değer katıyor. Rivayete göre; askerden dönen eşine evdeki son derece kısıtlı malzemelerle bir tatlı hazırlayan genç bir gelinin, kocasının beğenisini merak ederek ona hazırladığı bu yiyeceğin hoş olup olmadığını sorduğu o meşhur ifadenin zamanla dilde yuvarlanıp değişerek günümüze höşmerim adıyla ulaştığı belirtiliyor. Tüm bu tarihi geçmişi ve kendine has yapım tekniğiyle Gediz höşmeriminin, bölgenin en önemli gastronomi değerleri arasındaki sarsılmaz yerini koruduğu bildiriliyor.
Kaynak: İHA
Eskişehir'de Altın İzdihamı: 6.238 TL'yi Gören Kuyumcuya Koştu!
Elazığ'a 105 Milyarlık Su ve Tarım Yatırımı!
Ağrı Dağı Eteklerinde Geleneksel Çözüm: Kardan Doğal Su Deposu!
Kütahya'nın Tescilli Mirası: İki Aşamalı Gediz Höşmerimi!
Kaşpazarı Yaylası'nda 741 Yıllık Tarih 2 Metrelik Kara Gömüldü!
Altın Yatırımında Dijital Çağ: Güven ve Şeffaflık Ön Planda!
ÇOK OKUNAN