Adana'nın 80 Yaşındaki Nefesi: Sazlıklardan Sanata Uzanıyor!

Adana'nın Kozan ilçesinde yaşayan 80 yaşındaki emekli öğretmen Yunus Can, Çukurova sazlıklarından topladığı kamışları evinin bodrumundaki atölyesinde neye dönüştürerek hem üretiyor hem de yeni nesillere öğretiyor.

Haber Giriş Tarihi: 23.03.2026 11:00
Haber Güncellenme Tarihi: 23.03.2026 11:00
Muhabir: Yasin Köz
Adana'nın 80 Yaşındaki Nefesi: Sazlıklardan Sanata Uzanıyor!

Adana'nın Kozan ilçesinde yaşayan 80 yaşındaki emekli öğretmen Yunus Can, Çukurova sazlıklarından topladığı kamışları evinin bodrumundaki atölyesinde neye dönüştürerek hem üretiyor hem de yeni nesillere öğretiyor.

ÇUKUROVA SAZLIKLARINDAN BODRUM KATINDAKİ ATÖLYEYE

Adana'nın Kozan ilçesinde yaşayan 80 yaşındaki emekli öğretmen Yunus Can, Çukurova'nın o bereketli sazlıklarından kendi elleriyle topladığı kamışları, evinin bodrum katındaki o mütevazı atölyesinde eşsiz bir sanata, yani neye dönüştürerek yarım asra yaklaşan emeğini sarsılmaz bir tutkuyla sürdürüyor. Kozan’ın o ilk ney ustası olma unvanını gururla taşıyan usta isim, sadece üretim yapmakla kalmıyor; aynı zamanda yetiştirdiği yetenekli öğrencilerle unutulmaya yüz tutan bu kadim sanatı geleceğe taşıyarak koca bir kültürü tek başına ayakta tutuyor.

SÜLEYMAN EVGÜNER'İN METODU VE MUŞ TÜRKÜSÜYLE BAŞLAYAN SERÜVEN

Ney ile o sihirli tanışmasının tam 20-25 yıl öncesine dayandığını anlatan Yunus Can, bu tarihi serüvenin nasıl başladığını tüm şeffaflığıyla aktarıyor. "Bir arkadaşımın evinde bir ney metodu gördüm. İçinde bir Muş türküsü dikkatimi çekti. O kitabı aldım. Metot, rahmetli Süleyman Evgüner’e aitti. Oradan neyin nasıl yapıldığını, nasıl üflendiğini, nasıl çalındığını öğrendim. 'Ben bunu yaparım' dedim ve kamış toplamaya başladım" diyerek içindeki o sönmeyen sanat ateşinin bir kitapla nasıl alevlendiğini gözler önüne seriyor.

EN AZ BİR YIL KURUMA ŞARTI VE 24 ÇEŞİT NEYİN SIRRI

Ney yapımının devasa bir sabır ve çok ince bir titizlik istediğini özellikle vurgulayan Can, "Her kamış neye gelmez" diyerek işin o altın kuralını veriyor. Kamışların boğum aralıklarının birbirine çok yakın ve kusursuz derecede dengeli olması gerektiğini belirten usta, tarladan kesip getirdikleri malzemenin hemen işlenemediğini, en az bir yıl kuruması gerektiğini ifade ediyor. Ancak sıcak Çukurova bölgesinde yaşadıkları için bazen altı ayın da bu işlem için yeterli olduğunu söyleyen Can; kuruduktan sonra dış kabuğu temizleyip, içini açarak o zorlu yapım aşamasına geçtiklerini ve tam 24 çeşit ney bulunduğunu, her birinin ayrı bir ölçü ile benzersiz bir ses karakterine sahip olduğunu tüm detaylarıyla anlatıyor.

GENÇLERİN İLGİSİZLİĞİNE İNAT ZAHİT EMRE SÖNMEZ İLE BİTMEYEN MEŞK

Kozan’da ney yapımını başlatan ilk isim olan Yunus Can, o devasa bilgisini sadece kendine saklamayıp öğrencileriyle paylaşarak sanatın yeni nesillere aktarılması için adeta çırpınıyor. "Bu birikim sadece benimle gitmesin istedim. Birçok kişiye öğrettim. Şimdi burada yapan birkaç arkadaşımız var. Takıldıkları yerde hala yardımcı oluyorum. Toplanırız, meşk yaparız. Ama gençler biraz uzak. Neye rağbet az, fakat gönül verenler var" diyerek umudunu koruyan ustaya en büyük destek ise öğrencisi Zahit Emre Sönmez'den geliyor. Neyle hocası sayesinde tanıştığını ve uygun vakitlerinde üflediğini belirten Sönmez, "Yunus hocamla yıllar önce tanıştık. Neylerinden aldık, birlikte meşk yaptık. Ney yapımı gerçekten zor bir iş. Ben de denemeler yaptım ama kolay değil. Kozan’da böyle bir atölyenin ve böyle bir ustanın olması büyük bir avantaj. Değerinin bilinmesi ve desteklenmesi gerekiyor" sözleriyle 80 yaşındaki çınarın ilçeye kattığı o paha biçilemez değeri tescilliyor.

EDİTÖRÜN NOTU: 80 yaşında bir emekli öğretmenin Süleyman Evgüner'in metodundaki bir Muş türküsünden ilham alıp Çukurova'nın sazlıklarını sanata dönüştürmesi, dijital çağın o gürültüsünde unutulan ruhumuza üflenen en asil nefestir! Zahit Emre Sönmez'in de altını çizdiği gibi; gençlerimizin ekranlara hapsolup neye ve meşke uzak kaldığı bu dönemde, evinin bodrumunda 24 çeşit neye hayat veren Yunus Can gibi ustaların atölyeleri aslında Kozan'ın en büyük kültür hazinesidir. O kamışların 1 yıl kuruması için beklenen sabır, aslında yeni neslin de bu toprağın sesini duyması için gösterdiğimiz o devasa bekleyiştir!

Kaynak: İHA

ÇOK OKUNAN

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.