Şükran'ın Zirve Yürüyüşü: Yüzde 50 Görmeyle Dağları Aştı!

Aksaray'da geçirdiği hastalık sonucu yüzde 50 görme engelli kalan Şükran Altuntaş (23), 19 yaşına kadar süren ev hapsini üniversitede yıkarak hem özel eğitim bölümünü bitirdi, hem yüksek lisansa başladı hem de dağcılık kulübüne katılarak kendi sınırlarını parçaladı.

Haber Giriş Tarihi: 22.03.2026 19:30
Haber Güncellenme Tarihi: 22.03.2026 19:30
Muhabir: Yasin Köz
Şükran'ın Zirve Yürüyüşü: Yüzde 50 Görmeyle Dağları Aştı!

Aksaray'da geçirdiği hastalık sonucu yüzde 50 görme engelli kalan Şükran Altuntaş (23), 19 yaşına kadar süren ev hapsini üniversitede yıkarak hem özel eğitim bölümünü bitirdi, hem yüksek lisansa başladı hem de dağcılık kulübüne katılarak kendi sınırlarını parçaladı.

19 YILA SIĞAN KORUMACILIK VE GURUR KIRAN ACIMA HİSSİ

Konya'nın Cihanbeyli ilçesinde yaşayan Mehmet ve Rabia Altuntaş çiftinin üç kızından en büyüğü olan 23 yaşındaki Şükran Altuntaş'ın hayatı, çocukluğunda geçirdiği ateşli bir hastalığın ardından yüzde 50 görme engelli kalmasıyla bambaşka bir yola girdi. Çok fazla ameliyata girdiği için göz sinirleri işlevini yitiren ve başının belası olarak nitelendirdiği göz tansiyonuyla savaşan Şükran, üniversiteyi kazanana dek tam 19 yıl boyunca sadece ailesinin aşırı korumacı kanatları altında yaşadı. Bu durumu "Üniversiteye gelene kadar hep ailemin korumasında ve kolları altındaydım. Annem, benim başarılarım yerine hep görme engelimi ortaya atıyordu. 'Benim kızım göremiyor' diyordu. Bu acıması bana dokunuyordu. Çok fazla dışarı çıkmazdım. 19 yaşına kadar hep evdeydim" sözleriyle özetleyen genç kız, Aksaray Üniversitesi'ni kazanarak bu şefkatli ama bir o kadar da boğucu kafesi parçalamak için ilk devasa adımını attı.

4 FARKLI CAMLI GÖZLÜK, MERCEK VE YÜKSEK LİSANS ZAFERİ

Ailesiyle birlikte Aksaray'a geldiğinde hayatının en büyük dönüm noktasını yaşayan Şükran, buradaki öğretmenleri ve arkadaşları sayesinde kabuğunu kırarak hızla sosyalleşmeye başladı. Cahit ve Gülistan hocasının karşıladığı, üstte ve altta farklı camlarla numaraların bulunduğu 4 farklı cama sahip o özel gözlüğü takan, hocasının hediye ettiği mercekle kağıt üzerindeki metinleri büyüterek okuyan Şükran, azmiyle Özel Eğitim Bölümü'nü bitirmeyi başardı. Hocalarından aldığı o eşsiz cesaretle şimdi Türkçe eğitimi alanında yüksek lisansa başlayan ve nisan ayındaki sınava hazırlanan genç kız, en büyük hayalini "Sınıfımda ben gibi farklı ve özel öğrencileri hep yanıma almayı ve onlara destek olmayı çok istiyorum. Hem de akademisyenlik hayalim çok fazla" sözleriyle haykırıyor.

"DÜZ YOLDA YÜRÜYEMİYORSUN" DİYEN ANNEYE İNAT DAĞA TIRMANIŞ

Üniversitenin verdiği o özgüvenle sınır tanımayan Şükran, annesinin "Ne işin var? Gitme düşersin, düz yolda yürüyemiyorsun ne işin var dağda" şeklindeki korumacı feryatlarına kulak asmayarak Aksaray Belediyesi'ne bağlı bir dağcılık kulübüne üye oldu. Mağara kamplarından sarp dağ tırmanışlarına kadar pek çok maceraya atılan, zaman zaman tökezleyip birilerinin koluna girse de asla pes etmeyen genç kız, sadece dağları değil, görme engellilerle ilgili o sığ önyargıları da zirvede parçaladı. Görme deyince akla en son gelecek olan fotoğrafçılık sanatına da el atan ve profesyonel fotoğraf çeken Şükran, 4 yıl boyunca bir toplulukta bulunarak başkan yardımcılığına kadar yükselip sarsılmaz iradesini kanıtladı.

ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ CAHİT ŞAHİN: "KOLTUKTA EZİLİP BÜZÜLEN KIZDAN AKADEMİSYENE"

Şükran'ın o ürkek ilk gününden bugünkü o asil duruşuna bizzat tanıklık eden Aksaray Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Araştırma Görevlisi Cahit Şahin ise, bu muazzam evrimi şu çarpıcı sözlerle özetliyor: "Şükran üniversiteye ailesiyle birlikte gelmişti. 'Ben burada tek başıma ne yapacağım' diyor, oturduğu koltuğa dahi sığmıyordu. Koltukta ezildi ve büzüldü. Biz bölüm olarak kendisindeki cevheri görüp gereken desteği sağladık. Kısa sürede bağımsızlaştı. Kendi hayallerinin ve hobilerini peşinden koşarak, görme engelli ya da az gören birey yapamaz diye düşünülen her şeye dahil oldu. İlk gün korkan Şükran şu anda 'ben akademisyen olmak istiyorum' diyor. Ayakları yere basan bir genç oldu."

EDİTÖRÜN NOTU: "Düz yolda yürüyemiyorsun, ne işin var dağda" diyen o korumacı anne şefkati, aslında engelli bireylerin önüne çekilen en masum ama en kalın duvardır. Şükran Altuntaş, Cihanbeyli'den Aksaray'a uzanan o yürüyüşünde sadece yüzde 50 olan görme yetisiyle değil, asıl o yüzde yüzlük sarsılmaz iradesiyle dağlara tırmanmış, profesyonel fotoğraflar çekmiş ve yüksek lisans tezine başlamıştır. Cahit Hoca'nın koltuğa sığamayan ürkek bir kızdan, ayakları yere sağlam basan bir akademisyen adayı çıkardığı bu üniversite ortamı, aslında koca bir ülkenin engelli vizyonuna atılmış en güzel, en net ve en başarılı formattır.

Kaynak: DHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.