Konya'da Baba Oğul Ahşap Ustaları Zamana Direniyor
Konya'da Baba Oğul Ahşap Ustaları Zamana Direniyor
Konya'da Muzaffer usta ve oğlu, plastik eşyalara ve çırak sıkıntısına rağmen Bedesten'de ahşap ustalığı geleneğini yaşatmaya devam ediyor.
Haber Giriş Tarihi: 20.04.2026 07:00
Haber Güncellenme Tarihi: 20.04.2026 07:00
Muhabir:
Yasin Köz
https://www.haberxr.com/
Konya'da Muzaffer usta ve oğlu, plastik eşyalara ve çırak sıkıntısına rağmen Bedesten'de ahşap ustalığı geleneğini yaşatmaya devam ediyor.
TARİHİ BEDESTEN'DE YARIM ASIRLIK EMEK
Konya'daki Tarihi Bedesten Çarşısı'nda ahşap ustalığı yapan 77 yaşındaki Muzaffer Büyüközkan ve 50 yaşındaki oğlu İsmail Büyüközkan, değişen tüketim alışkanlıklarına ve artan plastik kullanımına karşı el emekleriyle direniyor. Küçük dükkanlarında omuz omuza çalışan baba-oğul; Konya'nın meşhur etliekmek fırınları için kürekler, yer sofrası, merdane, oklava, tahta kaşık, ahşap oyuncaklar, takunya ve baston üretiyor.
"ÇIRAK BULAMIYORUZ, OĞLUM BENİ GEÇTİ"
Sektördeki eleman sıkıntısına dikkat çeken ve artık oğlunun yardımcısı konumuna geçtiğini gururla anlatan Muzaffer Usta, üretim sürecini şu sözlerle aktardı:
"Adam bulamıyoruz, çalışanlar fazla çalışamıyor. Oğlum çocukluktan beri yanımda, şimdi ben onun yardımcısı oldum, o beni geçti."
"Fırın küreği için sadece gürgen ağacı kullanıyoruz, başka ağaç olmuyor. Bir kürek tek başına tomruktan kesilip çıkmaz, hepsi teker teker işlemden geçer."
"Eskiden her türlü ihtiyaç ağaçtandı, terlik yerine takunya olurdu. Maalesef şimdi plastiğe dönüldü ama biz yetişebildiğimiz kadar yetişmeye çalışıyoruz."
PLASTİĞE KARŞI EL BECERİSİ VE SABIR
Babasıyla 20 senedir aynı dükkanı paylaşan 50 yaşındaki İsmail Büyüközkan, ahşap işçiliğinin dışarıdan imrenilen ancak büyük emek isteyen bir zanaat olduğunu vurguladı. Ağırlıklı olarak fırın küreği ve tamirat üzerine yoğunlaşan İsmail Usta, "Yeri geliyor bazı şeyleri yeni öğreniyorum. Elimden gelen her türlü el işçiliğini yapıyorum. Makineleşmesi gereken zorunlu kısımlarda ise sanayideki arkadaşlarımızla paslaşarak üretime devam ediyoruz. Ben şu anda sonum, çocuklarım var ama ilerisi ne olur bilemiyorum" diyerek mesleğin geleceğine dair kaygılarını dile getirdi.
EDİTÖRÜN NOTU: Geleneksel el sanatlarının yaşatılmasında usta-çırak ilişkisi ve nesilden nesile aktarılan o derin sabır paha biçilemez bir değere sahiptir. Muzaffer Usta'nın ilerlemiş yaşına rağmen tezgahından kopmaması, benzersiz el becerisini büyük bir tevazuyla oğluna devretmesi zanaatın o muazzam uzun ömürlülüğünü kanıtlıyor. Plastiklerin ruhsuz dünyasına inat, ahşabı sanatla yoğuran bu ustalarımızın emeği baş tacı edilmeyi hak ediyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Konya'da Baba Oğul Ahşap Ustaları Zamana Direniyor
Konya'da Muzaffer usta ve oğlu, plastik eşyalara ve çırak sıkıntısına rağmen Bedesten'de ahşap ustalığı geleneğini yaşatmaya devam ediyor.
Konya'da Muzaffer usta ve oğlu, plastik eşyalara ve çırak sıkıntısına rağmen Bedesten'de ahşap ustalığı geleneğini yaşatmaya devam ediyor.
TARİHİ BEDESTEN'DE YARIM ASIRLIK EMEK
Konya'daki Tarihi Bedesten Çarşısı'nda ahşap ustalığı yapan 77 yaşındaki Muzaffer Büyüközkan ve 50 yaşındaki oğlu İsmail Büyüközkan, değişen tüketim alışkanlıklarına ve artan plastik kullanımına karşı el emekleriyle direniyor. Küçük dükkanlarında omuz omuza çalışan baba-oğul; Konya'nın meşhur etliekmek fırınları için kürekler, yer sofrası, merdane, oklava, tahta kaşık, ahşap oyuncaklar, takunya ve baston üretiyor.
"ÇIRAK BULAMIYORUZ, OĞLUM BENİ GEÇTİ"
Sektördeki eleman sıkıntısına dikkat çeken ve artık oğlunun yardımcısı konumuna geçtiğini gururla anlatan Muzaffer Usta, üretim sürecini şu sözlerle aktardı:
"Adam bulamıyoruz, çalışanlar fazla çalışamıyor. Oğlum çocukluktan beri yanımda, şimdi ben onun yardımcısı oldum, o beni geçti."
"Fırın küreği için sadece gürgen ağacı kullanıyoruz, başka ağaç olmuyor. Bir kürek tek başına tomruktan kesilip çıkmaz, hepsi teker teker işlemden geçer."
"Eskiden her türlü ihtiyaç ağaçtandı, terlik yerine takunya olurdu. Maalesef şimdi plastiğe dönüldü ama biz yetişebildiğimiz kadar yetişmeye çalışıyoruz."
PLASTİĞE KARŞI EL BECERİSİ VE SABIR
Babasıyla 20 senedir aynı dükkanı paylaşan 50 yaşındaki İsmail Büyüközkan, ahşap işçiliğinin dışarıdan imrenilen ancak büyük emek isteyen bir zanaat olduğunu vurguladı. Ağırlıklı olarak fırın küreği ve tamirat üzerine yoğunlaşan İsmail Usta, "Yeri geliyor bazı şeyleri yeni öğreniyorum. Elimden gelen her türlü el işçiliğini yapıyorum. Makineleşmesi gereken zorunlu kısımlarda ise sanayideki arkadaşlarımızla paslaşarak üretime devam ediyoruz. Ben şu anda sonum, çocuklarım var ama ilerisi ne olur bilemiyorum" diyerek mesleğin geleceğine dair kaygılarını dile getirdi.
İlk Kez Yurt Dışına Gideceklere Rehber: Nereden Başlamalı?
İşçileri Taşıyan Minibüs Devrildi: 2 Kişi Hayatını Kaybetti
Erzincan’da Kaza: Bisiklet Sürücüsü Hayatını Kaybetti
Konya'da Baba Oğul Ahşap Ustaları Zamana Direniyor
Hatay'da Serebral Palsili Minik Ada Su İlk Adımlarını Attı
Türkiye Kök Hücre Naklinde Dünyaya Şifa Dağıtıyor
ÇOK OKUNAN