Dijital Çağda Dikkat Krizi: Beynimiz Yeniden mi Şekilleniyor?
Dijital Çağda Dikkat Krizi: Beynimiz Yeniden mi Şekilleniyor?
Psikiyatri Uzmanı Dr. Sema Bayçın, dijital yaşamın dikkat süresi üzerindeki etkilerini değerlendirerek “kazanılmış dikkat eksikliği” kavramına dikkat çekti.
Haber Giriş Tarihi: 26.01.2026 09:01
Haber Güncellenme Tarihi: 26.01.2026 09:12
Muhabir:
Saliha Kara
Günümüzde bilgiye erişim hızı saniyelerle ölçülürken, bireylerin bir konuya odaklanma süresi ise tarihin en düşük seviyelerine gerilemiş durumda. Sürekli ulaşılabilir olmanın ve dijital içerik bombardımanının insan beyninde ne tür değişimlere yol açtığı ise uzmanların üzerinde durduğu önemli başlıklardan biri haline geldi.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Sema Bayçın, modern yaşamın getirdiği çevresel faktörlerin dikkat süreçleri üzerindeki etkilerini değerlendirerek, özellikle son yıllarda sıkça dile getirilen “kazanılmış dikkat eksikliği” kavramına dikkat çekti.
DİJİTAL DOPAMİN: BEYNİN YENİ ALIŞKANLIĞI
Dr. Bayçın, saniyeler içinde değişen dijital içeriklerin beyinde anlık dopamin salınımını tetiklediğini belirterek, bu durumun zihni sürekli yüksek uyaranlara alıştırdığını ifade etti. İşlenmiş gıdaların vücutta yarattığı etkiye benzer şekilde, hızlı tüketilen dijital içeriklerin zihinsel bir yığılmaya yol açtığını vurgulayan Bayçın, şu değerlendirmede bulundu:
“Her kaydırma hareketiyle alınan anlık haz, beynin daha yavaş ve düşük uyarılı aktiviteleri sıkıcı algılamasına neden oluyor. Kitap okumak, uzun bir rapor hazırlamak ya da bir sohbete odaklanmak giderek zorlaşıyor. Bu durum, biyolojik bir DEHB tanısı olmayan bireylerde bile benzer belirtilerin ortaya çıkmasına yol açabiliyor.”
HAZ ERTELEME BECERİSİ ZAYIFLIYOR
Modern yaşamın sunduğu hız ve kolaylığın, zihinsel dayanıklılığı olumsuz etkilediğine dikkat çeken Dr. Bayçın, geçmişte sabır gerektiren pek çok sürecin artık tek bir dokunuşla çözülebildiğini hatırlattı. Psikiyatride “haz erteleme” olarak tanımlanan bu becerinin, ön beyin fonksiyonları açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Bayçın, hayatın bu denli kolaylaşmasının otokontrol mekanizmasını zayıflattığını söyledi.
Uzmanlara göre, bu durum özellikle DEHB tanısı olan bireylerde dürtüselliğin daha yoğun yaşanmasına ve dikkat sorunlarının derinleşmesine neden olabiliyor.
AŞIRI EKRAN SÜRESİ DERİN ODAKLANMAYI ZEDELİYOR
Bilimsel çalışmaların, aşırı ekran süresi ve sürekli bölünen dikkatin beynin nöroplastisite özelliğini etkilediğini ortaya koyduğunu belirten Dr. Bayçın, “multitasking” olarak adlandırılan çoklu görev alışkanlığının sanıldığı kadar verimli olmadığını vurguladı.
Sürekli bildirimlerle bölünen zihnin, “derin odaklanma” kapasitesini zamanla kaybettiğini ifade eden Bayçın, beynin tek bir konuya yoğunlaşmak yerine sürekli yeni uyaran arayan huzursuz bir yapıya büründüğünü dile getirdi.
UYKU VE HAREKETSİZLİK DE ETKİLİ
Dikkat sorunlarını artıran faktörlerin yalnızca ekranlarla sınırlı olmadığını belirten Bayçın, şehir yaşamının getirdiği hareketsizlik ve mavi ışığa maruz kalma nedeniyle bozulan uyku düzeninin de önemli bir risk oluşturduğunu söyledi. Kalitesiz uykunun, dikkati yöneten nörokimyasalların dengesini bozarak karar verme mekanizmasını olumsuz etkilediğine dikkat çekti.
DİJİTAL ÇAĞDA ZİHNİ KORUMAK İÇİN ÖNERİLER
Psikiyatri Uzmanı Dr. Sema Bayçın, dijital çağın yarattığı dikkat dağınıklığıyla başa çıkmak için üç temel öneride bulundu. Günlük yaşamda düşük dopaminli aktivitelere yer verilmesi, gereksiz bildirimlerin kapatılması ve çoklu görev alışkanlığından kaçınılması gerektiğini belirten Bayçın, uyku öncesi dijital detoksun da odaklanma kalitesini artırdığını ifade etti.
Editör Notu
Bu haber, dikkat dağınıklığının yalnızca bireysel bir sorun değil, modern yaşamın hızından kaynaklanan toplumsal bir dönüşüm olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzman görüşleri, ekran süresinin kontrol altına alınmasının zihinsel sağlık açısından artık bir tercih değil, gereklilik haline geldiğini ortaya koyuyor. Dijital dünya hızlanırken, insan zihninin bu hıza nasıl uyum sağlayacağı ise önümüzdeki yılların en önemli tartışma başlıklarından biri olmaya devam edecek.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Dijital Çağda Dikkat Krizi: Beynimiz Yeniden mi Şekilleniyor?
Psikiyatri Uzmanı Dr. Sema Bayçın, dijital yaşamın dikkat süresi üzerindeki etkilerini değerlendirerek “kazanılmış dikkat eksikliği” kavramına dikkat çekti.
Günümüzde bilgiye erişim hızı saniyelerle ölçülürken, bireylerin bir konuya odaklanma süresi ise tarihin en düşük seviyelerine gerilemiş durumda. Sürekli ulaşılabilir olmanın ve dijital içerik bombardımanının insan beyninde ne tür değişimlere yol açtığı ise uzmanların üzerinde durduğu önemli başlıklardan biri haline geldi.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Sema Bayçın, modern yaşamın getirdiği çevresel faktörlerin dikkat süreçleri üzerindeki etkilerini değerlendirerek, özellikle son yıllarda sıkça dile getirilen “kazanılmış dikkat eksikliği” kavramına dikkat çekti.
DİJİTAL DOPAMİN: BEYNİN YENİ ALIŞKANLIĞI
Dr. Bayçın, saniyeler içinde değişen dijital içeriklerin beyinde anlık dopamin salınımını tetiklediğini belirterek, bu durumun zihni sürekli yüksek uyaranlara alıştırdığını ifade etti. İşlenmiş gıdaların vücutta yarattığı etkiye benzer şekilde, hızlı tüketilen dijital içeriklerin zihinsel bir yığılmaya yol açtığını vurgulayan Bayçın, şu değerlendirmede bulundu:
“Her kaydırma hareketiyle alınan anlık haz, beynin daha yavaş ve düşük uyarılı aktiviteleri sıkıcı algılamasına neden oluyor. Kitap okumak, uzun bir rapor hazırlamak ya da bir sohbete odaklanmak giderek zorlaşıyor. Bu durum, biyolojik bir DEHB tanısı olmayan bireylerde bile benzer belirtilerin ortaya çıkmasına yol açabiliyor.”
HAZ ERTELEME BECERİSİ ZAYIFLIYOR
Modern yaşamın sunduğu hız ve kolaylığın, zihinsel dayanıklılığı olumsuz etkilediğine dikkat çeken Dr. Bayçın, geçmişte sabır gerektiren pek çok sürecin artık tek bir dokunuşla çözülebildiğini hatırlattı. Psikiyatride “haz erteleme” olarak tanımlanan bu becerinin, ön beyin fonksiyonları açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Bayçın, hayatın bu denli kolaylaşmasının otokontrol mekanizmasını zayıflattığını söyledi.
Uzmanlara göre, bu durum özellikle DEHB tanısı olan bireylerde dürtüselliğin daha yoğun yaşanmasına ve dikkat sorunlarının derinleşmesine neden olabiliyor.
AŞIRI EKRAN SÜRESİ DERİN ODAKLANMAYI ZEDELİYOR
Bilimsel çalışmaların, aşırı ekran süresi ve sürekli bölünen dikkatin beynin nöroplastisite özelliğini etkilediğini ortaya koyduğunu belirten Dr. Bayçın, “multitasking” olarak adlandırılan çoklu görev alışkanlığının sanıldığı kadar verimli olmadığını vurguladı.
Sürekli bildirimlerle bölünen zihnin, “derin odaklanma” kapasitesini zamanla kaybettiğini ifade eden Bayçın, beynin tek bir konuya yoğunlaşmak yerine sürekli yeni uyaran arayan huzursuz bir yapıya büründüğünü dile getirdi.
UYKU VE HAREKETSİZLİK DE ETKİLİ
Dikkat sorunlarını artıran faktörlerin yalnızca ekranlarla sınırlı olmadığını belirten Bayçın, şehir yaşamının getirdiği hareketsizlik ve mavi ışığa maruz kalma nedeniyle bozulan uyku düzeninin de önemli bir risk oluşturduğunu söyledi. Kalitesiz uykunun, dikkati yöneten nörokimyasalların dengesini bozarak karar verme mekanizmasını olumsuz etkilediğine dikkat çekti.
DİJİTAL ÇAĞDA ZİHNİ KORUMAK İÇİN ÖNERİLER
Psikiyatri Uzmanı Dr. Sema Bayçın, dijital çağın yarattığı dikkat dağınıklığıyla başa çıkmak için üç temel öneride bulundu. Günlük yaşamda düşük dopaminli aktivitelere yer verilmesi, gereksiz bildirimlerin kapatılması ve çoklu görev alışkanlığından kaçınılması gerektiğini belirten Bayçın, uyku öncesi dijital detoksun da odaklanma kalitesini artırdığını ifade etti.
Editör Notu
Bu haber, dikkat dağınıklığının yalnızca bireysel bir sorun değil, modern yaşamın hızından kaynaklanan toplumsal bir dönüşüm olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzman görüşleri, ekran süresinin kontrol altına alınmasının zihinsel sağlık açısından artık bir tercih değil, gereklilik haline geldiğini ortaya koyuyor. Dijital dünya hızlanırken, insan zihninin bu hıza nasıl uyum sağlayacağı ise önümüzdeki yılların en önemli tartışma başlıklarından biri olmaya devam edecek.
Haber Önerisi: Güller ve Günahlar’ın Cihan’ı Serdar Orçin Sessizliğini Bozdu: O Sırrı Vermedi!
Kaynak: Faselis
Kaleciyle çarpıştı, acil ameliyatla hayata tutundu
Asırlık “ölüler bayramı” geleneği yaşatılıyor
“Galatasaray’ın kollandığına inanıyorum”
Ceza yememek için plakayı kaskına bantladı
2026 yılı “Mera ve Çobanlar Yılı” ilan edildi
Abdullah Çatlı’nın hayatını anlatan filmin galası yapıldı
ÇOK OKUNAN