Türkiye’de Nadir de Olsa Görülüyor: Cüzzamın 5 Sinsi Belirtisi!
Türkiye’de Nadir de Olsa Görülüyor: Cüzzamın 5 Sinsi Belirtisi!
Dermatoloji Uzmanı Dr. Losol uyardı: Cüzzam Türkiye'de hala görülüyor. El ve ayakta uyuşma, kaş dökülmesi ve ağrısız şişliklere dikkat! Erken tanı hayat kurtarıyor.
Haber Giriş Tarihi: 29.01.2026 08:00
Haber Güncellenme Tarihi: 29.01.2026 08:00
Muhabir:
Yasin Köz
Çoğumuzun sadece tarih kitaplarından ya da eski dönem filmlerinden hatırladığı, "artık kökü kazındı" gözüyle bakılan cüzzam (lepra) hastalığı, nadir de olsa aramızda dolaşmaya devam ediyor. VM Medical Park Samsun Hastanesi Dermatoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Egi Enkhjargal Losol, Türkiye’de hala cüzzam vakalarıyla karşılaşılabildiğini belirterek, hastalığın sinsi ilerleyişine ve gözden kaçan belirtilerine dikkat çekti.
Toplumda "korkulan" ve "damgalanan" bir hastalık olarak bilinse de, tıbbın gelişimiyle birlikte cüzzam artık korkulacak bir kabus değil, tedavi edilebilir bir enfeksiyon hastalığı. Ancak buradaki kilit nokta: Farkındalık ve Erken Tanı.
Vücudun Verdiği Sinyalleri Görmezden Gelmeyin
Cüzzam, vücuda girdiği andan itibaren çok yavaş ilerleyen ve belirtilerini yıllar içinde gösteren sinsi bir karaktere sahip. Uzm. Dr. Losol, vatandaşların özellikle şu belirtiler konusunda tetikte olması gerektiğini vurguluyor:
Sinir Tutulumu: El ve ayaklarda sebepsiz uyuşmalar, karıncalanmalar.
Ağrı Hassasiyeti: Sinirlerin belirginleşmesi, ağrılı veya aşırı hassas hale gelmesi.
Deri Değişiklikleri: Ciltte yanma hissi, renk değişimleri veya geçmeyen lekeler.
Yüzdeki Değişimler: Özellikle kulak memelerinde ve yüz bölgesinde oluşan ağrısız şişlikler.
Kıl Kaybı: Sebepsiz yere kaşların ve kirpiklerin dökülmesi.
Dr. Losol, "Bu şikayetler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Çünkü hastalık ilerlediğinde sinir hasarı, duyu kaybı ve kas güçsüzlüğü gibi kalıcı sorunlara yol açabilir" uyarısında bulundu.
Bulaşıcılığı Sanıldığı Kadar Yüksek Değil
Halk arasındaki yaygın inanışın aksine, cüzzam "dokunmakla hemen bulaşan" bir hastalık değil. Bulaşıcılığının son derece düşük olduğunu belirten Uzm. Dr. Losol, "Hastalık insandan insana, genellikle burun salgıları yoluyla ve çok uzun süreli yakın temas sonucunda bulaşabilir. Ancak hastalığın kuluçka süresi çok uzun olduğu için bulaşma kaynağını tespit etmek her zaman mümkün olmuyor" dedi. Hastalığın daha çok hijyen koşullarının yetersiz olduğu ve sağlık hizmetlerine erişimin zor olduğu bölgelerde görüldüğünü de ekledi.
6 Ayda Tamamen İyileşmek Mümkün
Cüzzam tanısı konulduğunda paniğe kapılmaya gerek yok. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) belirlediği tedavi protokolleri sayesinde hastalık tamamen kontrol altına alınabiliyor. Tedavi sürecine dair bilgi veren Dr. Losol, "Önerilen çoklu ilaç tedavisiyle cüzzam, hastanın durumuna göre 6 ay ile 2 yıl arasında tamamen tedavi edilebilir. Erken evrede yakalanırsa vücutta hiçbir kalıcı hasar bırakmadan iyileşme sağlanır" ifadelerini kullandı.
Türkan Saylan’ın Mirası ve Bugünkü Durum
Türkiye, cüzzamla mücadelede dünya çapında örnek gösterilen ülkelerden biri. Uzm. Dr. Losol, cüzzamın geçmişte ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu ancak Prof. Dr. Türkan Saylan ve Cüzzamla Savaş Derneği’nin özverili çalışmaları sayesinde hastalığın büyük ölçüde kontrol altına alındığını hatırlattı.
"Eskiye oranla çok daha iyi durumdayız ancak 'hastalık bitti' diyerek rehavete kapılmamalıyız" diyen Dr. Losol, uzun süren his kayıpları ve geçmeyen deri lekeleri konusunda vatandaşların bilinçli olması gerektiğinin altını çizdi. Unutulmamalıdır ki; cüzzam tedavi edilebilir bir hastalıktır, asıl tehlikeli olan geç kalmaktır.
Editörün Notu: "Cüzzam denilince akla gelen o korkutucu parmak kopmaları veya deformasyonlar, aslında tedavinin olmadığı veya çok geç kalındığı dönemlerin mirasıdır. Günümüzde bir avuç ilaçla bu bakteriyi vücuttan atmak mümkün. Ancak kaş dökülmesini 'strese', el uyuşmasını 'yorgunluğa' bağlayıp doktora gitmemek, bu sinsi hastalığa zaman kazandırıyor. Vücudunuzu dinleyin, geçmeyen her belirti bir yardım çağrısıdır."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Türkiye’de Nadir de Olsa Görülüyor: Cüzzamın 5 Sinsi Belirtisi!
Dermatoloji Uzmanı Dr. Losol uyardı: Cüzzam Türkiye'de hala görülüyor. El ve ayakta uyuşma, kaş dökülmesi ve ağrısız şişliklere dikkat! Erken tanı hayat kurtarıyor.
Çoğumuzun sadece tarih kitaplarından ya da eski dönem filmlerinden hatırladığı, "artık kökü kazındı" gözüyle bakılan cüzzam (lepra) hastalığı, nadir de olsa aramızda dolaşmaya devam ediyor. VM Medical Park Samsun Hastanesi Dermatoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Egi Enkhjargal Losol, Türkiye’de hala cüzzam vakalarıyla karşılaşılabildiğini belirterek, hastalığın sinsi ilerleyişine ve gözden kaçan belirtilerine dikkat çekti.
Toplumda "korkulan" ve "damgalanan" bir hastalık olarak bilinse de, tıbbın gelişimiyle birlikte cüzzam artık korkulacak bir kabus değil, tedavi edilebilir bir enfeksiyon hastalığı. Ancak buradaki kilit nokta: Farkındalık ve Erken Tanı.
Vücudun Verdiği Sinyalleri Görmezden Gelmeyin
Cüzzam, vücuda girdiği andan itibaren çok yavaş ilerleyen ve belirtilerini yıllar içinde gösteren sinsi bir karaktere sahip. Uzm. Dr. Losol, vatandaşların özellikle şu belirtiler konusunda tetikte olması gerektiğini vurguluyor:
Sinir Tutulumu: El ve ayaklarda sebepsiz uyuşmalar, karıncalanmalar.
Ağrı Hassasiyeti: Sinirlerin belirginleşmesi, ağrılı veya aşırı hassas hale gelmesi.
Deri Değişiklikleri: Ciltte yanma hissi, renk değişimleri veya geçmeyen lekeler.
Yüzdeki Değişimler: Özellikle kulak memelerinde ve yüz bölgesinde oluşan ağrısız şişlikler.
Kıl Kaybı: Sebepsiz yere kaşların ve kirpiklerin dökülmesi.
Dr. Losol, "Bu şikayetler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Çünkü hastalık ilerlediğinde sinir hasarı, duyu kaybı ve kas güçsüzlüğü gibi kalıcı sorunlara yol açabilir" uyarısında bulundu.
Bulaşıcılığı Sanıldığı Kadar Yüksek Değil
Halk arasındaki yaygın inanışın aksine, cüzzam "dokunmakla hemen bulaşan" bir hastalık değil. Bulaşıcılığının son derece düşük olduğunu belirten Uzm. Dr. Losol, "Hastalık insandan insana, genellikle burun salgıları yoluyla ve çok uzun süreli yakın temas sonucunda bulaşabilir. Ancak hastalığın kuluçka süresi çok uzun olduğu için bulaşma kaynağını tespit etmek her zaman mümkün olmuyor" dedi. Hastalığın daha çok hijyen koşullarının yetersiz olduğu ve sağlık hizmetlerine erişimin zor olduğu bölgelerde görüldüğünü de ekledi.
6 Ayda Tamamen İyileşmek Mümkün
Cüzzam tanısı konulduğunda paniğe kapılmaya gerek yok. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) belirlediği tedavi protokolleri sayesinde hastalık tamamen kontrol altına alınabiliyor. Tedavi sürecine dair bilgi veren Dr. Losol, "Önerilen çoklu ilaç tedavisiyle cüzzam, hastanın durumuna göre 6 ay ile 2 yıl arasında tamamen tedavi edilebilir. Erken evrede yakalanırsa vücutta hiçbir kalıcı hasar bırakmadan iyileşme sağlanır" ifadelerini kullandı.
Türkan Saylan’ın Mirası ve Bugünkü Durum
Türkiye, cüzzamla mücadelede dünya çapında örnek gösterilen ülkelerden biri. Uzm. Dr. Losol, cüzzamın geçmişte ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu ancak Prof. Dr. Türkan Saylan ve Cüzzamla Savaş Derneği’nin özverili çalışmaları sayesinde hastalığın büyük ölçüde kontrol altına alındığını hatırlattı.
"Eskiye oranla çok daha iyi durumdayız ancak 'hastalık bitti' diyerek rehavete kapılmamalıyız" diyen Dr. Losol, uzun süren his kayıpları ve geçmeyen deri lekeleri konusunda vatandaşların bilinçli olması gerektiğinin altını çizdi. Unutulmamalıdır ki; cüzzam tedavi edilebilir bir hastalıktır, asıl tehlikeli olan geç kalmaktır.
HABER ÖNERİSİ: Ayak Mantarı Sessiz Tehlike: Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yolları
Kaynak: Yasin Köz
Bayramda Tatlı Krizine Uzman Uyarısı: Günde Sadece İki Dilim!
Kuraklığa Karşı Renkli Önlem: Diyarbakır'a 2 Milyon Karanfil
Karaciğer Kanseri Belirtileri ve Hepatit B Aşısının Önemi
Gökyüzü Avcılarına 300 Bin Liralık TEKNOFEST Çağrısı!
Açlıktan Sonra Büyük Porsiyon Tehlikesi: 10 Adımda Bayram Diyeti
Giresun Serbest Piyasa Fındık Fiyatları Neden Düştü?
ÇOK OKUNAN