Karaciğer Kanseri Belirtileri ve Hepatit B Aşısının Önemi

İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Organ Nakli ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, tıp dünyasının en zorlu savaşlarından biri olan karaciğer kanserinin aslında büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayarak, hayat kurtaran kritik uyarıları kamuoyuyla paylaştı.

Haber Giriş Tarihi: 19.03.2026 01:30
Haber Güncellenme Tarihi: 19.03.2026 01:30
Muhabir: Yasin Köz
Karaciğer Kanseri Belirtileri ve Hepatit B Aşısının Önemi

İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Organ Nakli ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, tıp dünyasının en zorlu savaşlarından biri olan karaciğer kanserinin aslında büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayarak, hayat kurtaran kritik uyarıları kamuoyuyla paylaştı.

YILDA BİR MİLYON CAN KAYBI VE SİNSİ BELİRTİLER

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1 milyon kişiye karaciğer kanseri tanısı konulurken, ne yazık ki yine yaklaşık 1 milyon kişi bu amansız hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Prof. Dr. Sevmiş, karaciğerde görülen tümörlerin büyük bölümünün aslında mide, bağırsak, pankreas, meme ve akciğer gibi organlardan yayılan kanserler olduğuna, karaciğerin kendi kaynaklı tümörlerinin ise tüm kanserlerin yalnızca yüzde 10’unu oluşturduğuna dikkat çekiyor. Erken dönemde sinsi ilerleyen ve çoğu zaman belirti vermeyen bu hastalık; yorgunluk, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi genel şikayetlerle kendini gösteriyor. Karnın sağ üst kısmında hissedilen ağrı ve mevcut siroz hastalarında aniden ortaya çıkan genel durum bozulmaları ise en kritik uyarı işaretleri arasında yer alıyor. Hastalığın tedavi edilmediği ve belirti vermeye başlayan tümörlerin cerrahi sınırı aştığı durumlarda yaşam süresi ne yazık ki sadece aylar ile sınırlı kalabiliyor.

SİROZ ZEMİNİNDEKİ YÜZDE 80'LİK BÜYÜK RİSK VE KORUNMA YOLLARI

Hastalığın en büyük tetikleyicisi olan siroz, vakaların yüzde 80'inde başrol oynuyor. Özellikle Hepatit B ve Hepatit C'ye bağlı siroz vakaları en önemli risk faktörü olarak öne çıkarken; genetik geçişli rahatsızlıklar, metabolik hastalıklar ve aflatoksin gibi toksik maddelere maruz kalmak da kansere davetiye çıkarıyor. Karaciğer kanseri büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğu için tıp dünyasının en önemli hedefi siroz gelişimini baştan engellemek. Bunun için alkol tüketiminden kesinlikle kaçınılması ve Hepatit B ile C enfeksiyonlarına karşı sıkı önlem alınması gerekiyor. Hepatit B aşısının bu noktada son derece etkili bir kalkan olduğunu belirten uzmanlar, genetik geçişli hastalıkların erken tanınması için aile bireylerinde tarama yapılmasının da ileride gelişebilecek kanser vakalarının önüne doğrudan geçtiğini vurguluyor.

NAKİL VE GİRİŞİMSEL TEDAVİ MUCİZESİ

Risk grubundaki kişilerin, özellikle de siroz hastalarının ultrasonografi ile düzenli olarak takip edilmesi hayati bir önem taşıyor. Erken evrede tümör saptanması için bilgisayarlı tomografi, MR, bazı kan testleri ve AFP adlı tümör belirtecinin takibi devreye giriyor. Erken tanı sayesinde, karaciğer kanserinde en etkili tedavi yöntemi olan karaciğer nakli gerçekleştirilebiliyor ve bu mucizevi işlem hem sirozu hem de kanseri aynı anda tedavi etme şansı sunuyor. Nakil şansı bulunmayan hastalarda tümörün cerrahi olarak çıkarılması hedeflenirken; cerrahiye uygun olmayan vakalarda kemoembolizasyon, radyoembolizasyon, radyofrekans ablasyon ve alkol enjeksiyonu gibi girişimsel yöntemlerle hastalığın ilerleyişi yavaşlatılarak hastanın yaşam süresi belirgin bir şekilde uzatılabiliyor.

EDİTÖRÜN NOTU: Kanser kelimesi hepimizde derin bir çaresizlik hissi yaratsa da, karaciğer kanseri tablosuna dikkatlice baktığımızda aslında kendi kaderimizi yazma şansımızın ne kadar yüksek olduğunu görüyoruz. Vakaların yüzde 80'inin siroz zemininde gelişmesi ve bu tablonun büyük oranda önlenebilir Hepatit enfeksiyonları ile alkol tüketiminden kaynaklanması çok çarpıcı bir detay. Yani aslında karşımızda tamamen kaçınılmaz bir genetik piyangodan ziyade, basit bir Hepatit B aşısıyla ve bilinçli yaşam tarzı tercihleriyle önüne duvar örebileceğimiz bir hastalık duruyor. Yeni doğan bebeklere ve risk grubundaki yetişkinlere uygulanan Hepatit B aşısının, özünde ne kadar güçlü bir "kanser aşısı" işlevi gördüğünü toplum olarak çok daha net idrak etmeliyiz. Yılda bir milyon insanın hayatına mal olan bu tabloyu tersine çevirmek, mucizevi ameliyat masalarından önce aşı odalarında ve sağlıklı yaşam tercihlerinde başlıyor.

Kaynak: İHA

ÇOK OKUNAN

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.