Bayramda Tatlı Krizine Uzman Uyarısı: Günde Sadece İki Dilim!

Uzman Diyetisyen Ezgi Ertal Akgöz, Ramazan sonrası sindirim sorunlarına karşı uyardı: Günde 2 litre su için ve tatlıyı 2 dilimle sınırlandırın.

Haber Giriş Tarihi: 19.03.2026 03:30
Haber Güncellenme Tarihi: 19.03.2026 03:30
Muhabir: Yasin Köz
Bayramda Tatlı Krizine Uzman Uyarısı: Günde Sadece İki Dilim!

Uzman Diyetisyen Ezgi Ertal Akgöz, Ramazan sonrası sindirim sorunlarına karşı uyardı: Günde 2 litre su için ve tatlıyı 2 dilimle sınırlandırın.

Ramazan ayının sona ermesiyle birlikte iftar ve sahurdan oluşan iki öğünlük beslenme düzeni yerini yeniden standart üç öğüne bırakıyor. Ancak bedenin bu ani değişime hazırlıksız yakalanması, kontrol altına alınmadığı takdirde hem ciddi sindirim sorunlarına yol açıyor hem de özellikle diyabet hastaları için büyük bir risk barındırıyor. Biruni Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Görevlisi Ezgi Ertal Akgöz, bayram sofralarında ipin ucunu kaçırmamak ve kan şekeri dalgalanmalarının önüne geçmek için hayati tavsiyelerde bulundu.

İKİ ÖĞÜNDEN ÜÇ ÖĞÜNE KADEMELİ GEÇİŞ VE KAHVALTI

Uzun süreli açlık düzeninden normal beslenmeye geçişin bedende bir şok yaratmaması için sürecin mutlaka kademeli ilerlemesi gerektiğini belirten Akgöz, işe ilk olarak sağlam bir kahvaltı rutini oluşturmakla başlanması gerektiğini vurguladı. Uzman isme göre bayram sabahlarına çok fazla aşırıya kaçmadan; bir adet yumurta, peynir ve bol taze sebzeyle hazırlanan bir tabakla başlamak büyük önem taşıyor. Bu doyurucu menüye sadece 1-2 dilim tam tahıllı ekmek eklenmesi, bedenin gün boyu ihtiyaç duyacağı dengeyi sağlıyor. Kahvaltı alışkanlığı oturtulduktan sonra, eğer tokluk hissi tam olarak sağlanamadıysa, gün içine yayılacak 2 ya da 3 küçük ara öğünle metabolizmanın desteklenmesi gerekiyor. Bu ara öğünler sayesinde ana öğünlerdeki porsiyon miktarlarını küçültmek ve kan şekerini dengede tutmak çok daha kolay bir hale geliyor.

KABIZLIĞA KARŞI LİF DESTEĞİ VE GÜNLÜK 2 LİTRE SU

Ramazan sonrası en sık karşılaşılan sağlık problemlerinin başında gelen kabızlığın temelinde, ihmal edilen lifli gıdalar ve yetersiz sıvı alımı yatıyor. Bu sorunu aşmak için taze sebze, meyve, kuru baklagiller ve tam tahıllı ürünlerin sofralardan eksik edilmemesi gerektiğinin altını çizen Ezgi Ertal Akgöz, su tüketimi konusuna özel bir parantez açtı. Hem oruç tutulan dönemde hem de bayram telaşında su içmenin genellikle unutulduğunu hatırlatan Akgöz, sindirim sisteminin bir saat gibi tıkır tıkır çalışabilmesi için günde en az 2 litre su içilmesinin kesinlikle atlanmaması gereken bir kural olduğunu ifade etti.

TATLIDA 2 DİLİM SINIRI VE FİZİKSEL AKTİVİTE

Bayramların vazgeçilmezi olan tatlı ikramları, Türk toplumunun misafirperverlik anlayışıyla birleşince diyetleri altüst eden bir tuzağa dönüşebiliyor. İkramları geri çevirmekte zorlanan bir toplum olduğumuzu hatırlatan Akgöz, tatlıyı tamamen yasaklamak yerine günün tamamını baştan planlayarak kontrollü bir tüketim modeli öneriyor. Güne hafif bir kahvaltıyla başlamanın, ilerleyen saatlerdeki akraba ziyaretlerinde sunulacak atıştırmalıkları tolere etmek adına stratejik bir hamle olduğunu belirten uzman diyetisyen, baklava türü şerbetli tatlılarda günlük maksimum sınırın 1-2 dilim olması gerektiği konusunda çok net bir uyarıda bulundu. Sonraki ziyaretleri de hesaba katarak her gidilen yerde tek bir dilim tercih etmenin en doğru yöntem olduğunu belirten Akgöz, tüm bu beslenme planının ancak günlük yürüyüşler ve fiziksel aktivite ile desteklendiğinde işe yarayacağını belirterek, Ramazan rehavetinin bir an önce üzerinden atılması gerektiğini sözlerine ekledi.

EDİTÖRÜN NOTU: Bayram ziyaretlerinde hepimizin en zayıf noktası şüphesiz o meşhur "Bir dilimden bir şey olmaz, benim hatırım için ye" ısrarlarıdır. Toplumsal kodlarımıza o kadar derin işlemiş bir misafirperverlik anlayışımız var ki, ikram edilen o üçüncü dilim baklavayı geri çevirmek neredeyse ev sahibine hakaret etmekle eşdeğer görülüyor. Oysa tabaktaki o fazladan tatlı, saygı veya sevginin bir göstergesi değil; bir ay boyunca dinlenmiş pankreasımıza vurulan ağır bir darbedir. Uzmanların 1-2 dilimlik kırmızı çizgisi, aslında sadece kilo kontrolü için değil, hastanelerin acil servislerini bayramın ilk günü mide fesadı ve şeker komasıyla doldurmamak için çekilmiş hayati bir settir. Bedenimize duyduğumuz saygı, ev sahibine duyduğumuz saygıdan daha az olmamalı; hayır demeyi öğrenmek, bayramı sağlıkla geçirmenin ilk kuralıdır.

Kaynak: İHA

ÇOK OKUNAN

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.