Kronik Ağrının Gizli Sebebi: Geçmiş Ameliyatlar ve Dişler
Kronik Ağrının Gizli Sebebi: Geçmiş Ameliyatlar ve Dişler
Prof. Dr. İrfan Koca, geçmeyen ağrıların arkasında yıllar önceki sezaryen ameliyatı veya hatalı diş tedavilerinin yatabileceği uyarısında bulundu.
Haber Giriş Tarihi: 11.03.2026 03:29
Haber Güncellenme Tarihi: 11.03.2026 03:29
Muhabir:
Yasin Köz
Yıllardır sızlayan bir diz, sabahları tutulan bir boyun ya da bir türlü geçmek bilmeyen inatçı bel ağrıları... Çoğu zaman avuç dolusu ağrı kesiciyle geçiştirmeye çalıştığımız bu kronik sancıların kökeni, aslında bedenimizin geçmişte tuttuğu kayıtlarda saklı olabiliyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, hastaların hayat kalitesini düşüren bu kronik ağrılarla ilgili ezber bozan bir gerçeğe ışık tutuyor. Vücudumuzun birbiriyle kusursuz bir iletişim içinde olan muazzam bir ağ olduğunu hatırlatan uzman isim, ağrının hissedildiği yer ile asıl kaynağının birbirinden çok farklı olabileceğini vurguluyor.
AĞRININ KAYNAĞI ÇOK UZAKLARDA SAKLI OLABİLİR
Tıp dünyasında teşhis süreçlerinde sıklıkla düşülen en büyük yanılgının sadece ağrıyan noktaya odaklanmak olduğunu belirten Prof. Dr. İrfan Koca, dokularımız arasındaki o görünmez bağın hastalıkları nasıl tetiklediğini şu çarpıcı sözlerle ifade ediyor:
"Günlük muayene pratiğinde genellikle yalnızca şikâyet edilen bölgeye odaklanılıyor; diz ağrıyorsa dize, bel ağrıyorsa bele bakılıyor. Oysa hastanın geçmişte geçirdiği sezaryen, apandisit, safra kesesi veya fıtık ameliyatları o bölgedeki dokularda ve fasya dediğimiz, tüm vücudu baştan başa saran bağ dokusu ağında yapışıklıklar oluşturabilir. Bu yapışıklıklar dokunun doğal esnekliğini bozarak, fasya aracılığıyla ameliyat bölgesinden oldukça uzaktaki eklemlerde bile kronik ağrılara yol açabilen bir mekanizma oluşturabilir."
ÇÜRÜK BİR DİŞ BÜTÜN VÜCUT DENGESİNİ BOZABİLİR
Sadece neşter izlerinin değil, ağzımızdaki ihmal edilmiş bir çürüğün bile bedenin sigortasını attırabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Koca, otonom sinir sistemindeki o hassas dengenin nasıl altüst olduğunu kendi cümleleriyle şöyle özetliyor:
"Geçirilmiş ameliyatlar, diş çürükleri, gömülü dişler veya hatalı diş tedavileri otonom sinir sistemini olumsuz etkileyebilir. Bu durum vücudun kendini onarma mekanizmalarının dengesini bozarak, problemli bölgeyle doğrudan ilişkili görünmeyen farklı bölgelerde kronik ağrıların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir."
AĞRI KESİCİLER DEĞİL, KÖK NEDENİ BULMAK ŞART
Geçmiş travmaların ve operasyonların insan postürünü (duruşunu) zamanla nasıl değiştirdiğine de değinen Prof. Dr. Koca, "Ameliyat sahasında gelişen doku sertleşmeleri veya çiğneme sistemindeki dengesizlikler vücut dengesini bozabilir. Bu durum kişinin farkında olmadan duruşunu değiştirmesine ve zamanla vücudun farklı bölgelerinde mekanik gerginliklerin ortaya çıkmasına neden olabilir" ifadelerini kullanıyor.
Kronik ağrıların tedavisinde geçici çözümler yerine manuel terapi ve nöral terapi gibi kök nedene inen bütüncül yaklaşımların şart olduğunun altını çizen uzman isim, tedavi haritasını şu sözlerle çiziyor:
"Hastalarımızı değerlendirirken yalnızca şikâyet edilen bölgeyi değil; hastanın geçirdiği cerrahi müdahaleleri, diş geçmişini ve iç organlara ilişkin klinik bulguları da potansiyel kök nedenler olarak değerlendiriyoruz. Otonom sinir sistemi ile doku gerginliğini birlikte ele aldığımızda; diz, boyun veya baş ağrısı yaşayan hastalarda daha kalıcı ve bütüncül bir iyileşme sağlamayı hedefliyoruz."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kronik Ağrının Gizli Sebebi: Geçmiş Ameliyatlar ve Dişler
Prof. Dr. İrfan Koca, geçmeyen ağrıların arkasında yıllar önceki sezaryen ameliyatı veya hatalı diş tedavilerinin yatabileceği uyarısında bulundu.
Yıllardır sızlayan bir diz, sabahları tutulan bir boyun ya da bir türlü geçmek bilmeyen inatçı bel ağrıları... Çoğu zaman avuç dolusu ağrı kesiciyle geçiştirmeye çalıştığımız bu kronik sancıların kökeni, aslında bedenimizin geçmişte tuttuğu kayıtlarda saklı olabiliyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, hastaların hayat kalitesini düşüren bu kronik ağrılarla ilgili ezber bozan bir gerçeğe ışık tutuyor. Vücudumuzun birbiriyle kusursuz bir iletişim içinde olan muazzam bir ağ olduğunu hatırlatan uzman isim, ağrının hissedildiği yer ile asıl kaynağının birbirinden çok farklı olabileceğini vurguluyor.
AĞRININ KAYNAĞI ÇOK UZAKLARDA SAKLI OLABİLİR
Tıp dünyasında teşhis süreçlerinde sıklıkla düşülen en büyük yanılgının sadece ağrıyan noktaya odaklanmak olduğunu belirten Prof. Dr. İrfan Koca, dokularımız arasındaki o görünmez bağın hastalıkları nasıl tetiklediğini şu çarpıcı sözlerle ifade ediyor:
"Günlük muayene pratiğinde genellikle yalnızca şikâyet edilen bölgeye odaklanılıyor; diz ağrıyorsa dize, bel ağrıyorsa bele bakılıyor. Oysa hastanın geçmişte geçirdiği sezaryen, apandisit, safra kesesi veya fıtık ameliyatları o bölgedeki dokularda ve fasya dediğimiz, tüm vücudu baştan başa saran bağ dokusu ağında yapışıklıklar oluşturabilir. Bu yapışıklıklar dokunun doğal esnekliğini bozarak, fasya aracılığıyla ameliyat bölgesinden oldukça uzaktaki eklemlerde bile kronik ağrılara yol açabilen bir mekanizma oluşturabilir."
ÇÜRÜK BİR DİŞ BÜTÜN VÜCUT DENGESİNİ BOZABİLİR
Sadece neşter izlerinin değil, ağzımızdaki ihmal edilmiş bir çürüğün bile bedenin sigortasını attırabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Koca, otonom sinir sistemindeki o hassas dengenin nasıl altüst olduğunu kendi cümleleriyle şöyle özetliyor:
"Geçirilmiş ameliyatlar, diş çürükleri, gömülü dişler veya hatalı diş tedavileri otonom sinir sistemini olumsuz etkileyebilir. Bu durum vücudun kendini onarma mekanizmalarının dengesini bozarak, problemli bölgeyle doğrudan ilişkili görünmeyen farklı bölgelerde kronik ağrıların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir."
AĞRI KESİCİLER DEĞİL, KÖK NEDENİ BULMAK ŞART
Geçmiş travmaların ve operasyonların insan postürünü (duruşunu) zamanla nasıl değiştirdiğine de değinen Prof. Dr. Koca, "Ameliyat sahasında gelişen doku sertleşmeleri veya çiğneme sistemindeki dengesizlikler vücut dengesini bozabilir. Bu durum kişinin farkında olmadan duruşunu değiştirmesine ve zamanla vücudun farklı bölgelerinde mekanik gerginliklerin ortaya çıkmasına neden olabilir" ifadelerini kullanıyor.
Kronik ağrıların tedavisinde geçici çözümler yerine manuel terapi ve nöral terapi gibi kök nedene inen bütüncül yaklaşımların şart olduğunun altını çizen uzman isim, tedavi haritasını şu sözlerle çiziyor:
"Hastalarımızı değerlendirirken yalnızca şikâyet edilen bölgeyi değil; hastanın geçirdiği cerrahi müdahaleleri, diş geçmişini ve iç organlara ilişkin klinik bulguları da potansiyel kök nedenler olarak değerlendiriyoruz. Otonom sinir sistemi ile doku gerginliğini birlikte ele aldığımızda; diz, boyun veya baş ağrısı yaşayan hastalarda daha kalıcı ve bütüncül bir iyileşme sağlamayı hedefliyoruz."
Kaynak: İHA
ŞOK Marketler'den 2025'te 51 Bin Çalışanla Dev Büyüme
Uzmandan Sünnet Uyarısı: Merdiven Altı Uygulamalar Hayat Karartıyor
Kronik Ağrının Gizli Sebebi: Geçmiş Ameliyatlar ve Dişler
Zamana Direnen Genç Usta: 25 Yaşında Saatlere Fısıldıyor
Ardahan'da İlk: 29 Yaşındaki Gence Hayat Veren Tarihi Beyin Ameliyatı
Bursa'da Taksi Ücretlerine Büyük Zam: İndi Bindi 150 TL Oldu
ÇOK OKUNAN