Anadolu Üniversitesi’nden Doç. Dr. Zehranur Kaya, işitme kaybının erken fark edilmemesi halinde çocuklarda dil gelişimi ve akademik başarıyı olumsuz etkilediğini söyledi.
Haber Giriş Tarihi: 02.03.2026 20:30
Haber Güncellenme Tarihi: 02.03.2026 20:30
Muhabir:
Saliha Kara
Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Zehranur Kaya, işitme kaybının yalnızca bireysel değil toplumsal bir halk sağlığı meselesi olduğunu belirtti.
3 Mart Dünya İşitme ve Kulak Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Kaya, işitme kaybının eğitimden istihdama, sosyal ilişkilerden toplumsal katılıma kadar yaşamın birçok alanını etkilediğini vurguladı.
90 Milyon Çocuk Risk Altında
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde 5–19 yaş aralığında yaklaşık 90 milyon çocuk işitme kaybıyla yaşıyor. Kaya, çocukluk çağı işitme kaybının yüzde 60’tan fazlasının basit ve düşük maliyetli halk sağlığı önlemleriyle önlenebileceğine dikkat çekti.
2026 yılının temasının “Topluluklardan sınıflara: Tüm çocuklar için işitme bakımı” olarak belirlendiğini aktaran Kaya, erken tanı ve kapsayıcı eğitim ortamlarının hayati önem taşıdığını söyledi.
“İlk Yıllarda Fark Edilmezse Gecikme Kaçınılmaz”
İşitmenin çocukların dili öğrenmesi, sesleri ayırt etmesi ve sosyal ilişkiler kurması açısından temel bir duyusal beceri olduğunu belirten Kaya, “İşitme kaybı özellikle yaşamın ilk yıllarında fark edilmediğinde konuşma ve dil gelişiminde gecikmelere yol açar. Bu durum akademik performans düşüşüne ve psikososyal uyum sorunlarına neden olabilir” dedi.
Yeni doğan işitme taramalarının düzenli yapılmasının ve en küçük şüphede sağlık kuruluşlarına başvurulmasının kritik olduğunu vurguladı.
“İşitme Kaybı Sadece Duymamak Değildir”
Toplumda işitme kaybı olan bireylerle iletişimde yanlış yaklaşımlar bulunduğunu ifade eden Kaya, ses yükseltmenin çözüm olmadığını söyledi. Asıl sorunun iletişim süreçlerine tam katılamamak olduğunu belirtti.
İşitme kaybının görünmez bir engel olduğuna dikkat çeken Kaya, uygun öğrenme ortamları oluşturulmadığında akademik ve mesleki gelişimin sekteye uğradığını dile getirdi.
Meslek Hayatında En Büyük Engel: İletişim
Kaya, işitme kaybı olan bireylerin iş hayatında en çok iletişim engeliyle karşılaştığını belirterek, toplantılara katılım, görevlerin doğru anlaşılması ve ekip içi etkileşimde sorunlar yaşanabildiğini söyledi.
Dijital işitme cihazları, canlı altyazı uygulamaları ve sesi yazıya dönüştüren yazılımların önemli destek sağladığını belirten Kaya, ancak asıl belirleyici unsurun bu teknolojilere erişim olduğunu vurguladı.
“Eşitlik Aynı Sesi Duymak Değil”
İşitme sağlığının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirten Kaya, erken tanı hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve yardımcı teknolojilere erişimin kolaylaştırılması gerektiğini söyledi.
“Eşitlik, herkesin aynı sesi duyması değil; herkesin sesini eşit biçimde duyurabilmesidir” diyen Kaya, kapsayıcı bir iletişim anlayışının daha adil bir toplumun temelini oluşturacağını ifade etti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İşitme Kaybı Görünmez Bir Halk Sağlığı Sorunu
Anadolu Üniversitesi’nden Doç. Dr. Zehranur Kaya, işitme kaybının erken fark edilmemesi halinde çocuklarda dil gelişimi ve akademik başarıyı olumsuz etkilediğini söyledi.
Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Zehranur Kaya, işitme kaybının yalnızca bireysel değil toplumsal bir halk sağlığı meselesi olduğunu belirtti.
3 Mart Dünya İşitme ve Kulak Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Kaya, işitme kaybının eğitimden istihdama, sosyal ilişkilerden toplumsal katılıma kadar yaşamın birçok alanını etkilediğini vurguladı.
90 Milyon Çocuk Risk Altında
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde 5–19 yaş aralığında yaklaşık 90 milyon çocuk işitme kaybıyla yaşıyor. Kaya, çocukluk çağı işitme kaybının yüzde 60’tan fazlasının basit ve düşük maliyetli halk sağlığı önlemleriyle önlenebileceğine dikkat çekti.
2026 yılının temasının “Topluluklardan sınıflara: Tüm çocuklar için işitme bakımı” olarak belirlendiğini aktaran Kaya, erken tanı ve kapsayıcı eğitim ortamlarının hayati önem taşıdığını söyledi.
“İlk Yıllarda Fark Edilmezse Gecikme Kaçınılmaz”
İşitmenin çocukların dili öğrenmesi, sesleri ayırt etmesi ve sosyal ilişkiler kurması açısından temel bir duyusal beceri olduğunu belirten Kaya, “İşitme kaybı özellikle yaşamın ilk yıllarında fark edilmediğinde konuşma ve dil gelişiminde gecikmelere yol açar. Bu durum akademik performans düşüşüne ve psikososyal uyum sorunlarına neden olabilir” dedi.
Yeni doğan işitme taramalarının düzenli yapılmasının ve en küçük şüphede sağlık kuruluşlarına başvurulmasının kritik olduğunu vurguladı.
“İşitme Kaybı Sadece Duymamak Değildir”
Toplumda işitme kaybı olan bireylerle iletişimde yanlış yaklaşımlar bulunduğunu ifade eden Kaya, ses yükseltmenin çözüm olmadığını söyledi. Asıl sorunun iletişim süreçlerine tam katılamamak olduğunu belirtti.
İşitme kaybının görünmez bir engel olduğuna dikkat çeken Kaya, uygun öğrenme ortamları oluşturulmadığında akademik ve mesleki gelişimin sekteye uğradığını dile getirdi.
Meslek Hayatında En Büyük Engel: İletişim
Kaya, işitme kaybı olan bireylerin iş hayatında en çok iletişim engeliyle karşılaştığını belirterek, toplantılara katılım, görevlerin doğru anlaşılması ve ekip içi etkileşimde sorunlar yaşanabildiğini söyledi.
Dijital işitme cihazları, canlı altyazı uygulamaları ve sesi yazıya dönüştüren yazılımların önemli destek sağladığını belirten Kaya, ancak asıl belirleyici unsurun bu teknolojilere erişim olduğunu vurguladı.
“Eşitlik Aynı Sesi Duymak Değil”
İşitme sağlığının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirten Kaya, erken tanı hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve yardımcı teknolojilere erişimin kolaylaştırılması gerektiğini söyledi.
“Eşitlik, herkesin aynı sesi duyması değil; herkesin sesini eşit biçimde duyurabilmesidir” diyen Kaya, kapsayıcı bir iletişim anlayışının daha adil bir toplumun temelini oluşturacağını ifade etti.
Kaynak: İHA
Eczacıbaşı Dynavit Yarı Finalde
Kalp Ameliyatı Olan 7 Yaşındaki Gökçe Hayatını Kaybetti
Prostat Tedavisinde Altın Standart Muğla’da
91 Madalyayla Dünya Birinciliği
2026’da Sanayide Yükseliş Hızlanacak
Yağışta Evi Hasar Gören Aileye Yeni Yuva
ÇOK OKUNAN