Yalova'da Ramazan Bereketi: Baklava Ustalarından Yoğun Mesai
Yalova'da Ramazan Bereketi: Baklava Ustalarından Yoğun Mesai
Yalova'da ramazanın bereketiyle iftarların vazgeçilmezi baklavaya talep arttı. İmalathanelerde ustalar siparişler için günde 12 saat mesai yapıyor.
Haber Giriş Tarihi: 02.03.2026 12:15
Haber Güncellenme Tarihi: 02.03.2026 12:15
Muhabir:
Yasin Köz
On bir ayın sultanı ramazan ayının manevi iklimine girilmesiyle birlikte, iftar sofralarının o vazgeçilmez lezzetleri de başköşedeki yerini almaya başladı. Bütün gün tutulan orucun ardından iftar vakti geldiğinde, sofraların en tatlı finalini şüphesiz kadayıf ve baklava gibi geleneksel şerbetli tatlılar yapıyor. Türkiye'nin dört bir yanındaki tatlı imalathanelerinde olduğu gibi, Yalova kentindeki işletmelerde de şu günlerde tatlı bir telaş ve büyük bir yoğunluk hakim. Artan iftarlık tatlı taleplerine eksiksiz bir şekilde yetişmek isteyen ustalar, fırınların ve tezgahların başında adeta zamanla yarışıyor. İftar sonrasında düşen kan şekerini dengelemek isteyen vatandaşların tatlı tüketimindeki bu büyük artışı, hem bireysel porsiyonluk siparişleri hem de geniş katılımlı toplu iftar organizasyonlarının taleplerini zirveye taşıyor. İşletmeciler, müşterilerine her daim taze ve çıtır ürünler sunabilmek için imalathanelerde gün boyu aralıksız ve titiz bir çalışma yürütüyor.
BEŞ USTA GÜNDE 12 SAAT KESİNTİSİZ MESAİ YAPIYOR
Yalova'da faaliyet gösteren ve artan bu tatlı yoğunluğuna cevap vermeye çalışan işletmeci İlker Çiçek, ramazan ayının o eşsiz bereketinin imalathanelere de yansıdığını ifade etti. İftar sofraları için ekstra mesailer yaptıklarını vurgulayan Çiçek, "Normalde çalıştığımızın iki katı mesai yapıyoruz" diyerek durumun özetini sundu. İşletmelerindeki beş usta, yılın diğer normal günlerinde ortalama 7-8 saatlik bir çalışma temposuna sahipken; ramazan ayının o büyük yoğunluğunda fırınların başındaki mesai sürelerinin günde 10 ila 12 saat arasına kadar çıktığı belirtildi. İnsanların iftardan sonra şeker ihtiyacının artmasıyla satışların katlandığını belirten Çiçek, yine de uzman bir dille vatandaşlara tatlı tüketimini her zaman kararınca ve ölçülü yapmalarını önermeyi ihmal etmedi.
YİRMİ DAKİKADA BİR TEPSİ: HAMURUN KIVAMI ÇOK ÖNEMLİ
Baklava yapımının büyük bir el emeği ve mutfak sanatı gerektirdiğini anlatan işletmeci Çiçek, imalathanedeki üretim sürecinin teknik detaylarını da paylaştı. Günlük ortalama 100 tepsi baklava ürettiklerini belirten deneyimli isim, bir tepsi baklavanın tezgahtan çıkıp son aşamaya hazırlanmasının aşağı yukarı 20 dakikalık bir emek gerektirdiğini söyledi. İşin en büyük sırrının o incecik hamurda yattığını belirten Çiçek, "Yapım aşamasında hamurun kıvamını tutturmak çok önemlidir" dedi. İncecik açılan hamurun tepsiye özenle dizildiği, arasına bol fıstık eklenip kapatıldıktan sonra dilimlenerek sıcak fırına verildiği o zahmetli süreç tüm detaylarıyla aktarıldı. Usta eller, bu tempolu çalışmanın arasında ramazanın maneviyatını yaşamak için ibadetlerine kısa molalar vererek mesaiye devam ediyor.
GLİKOZ ŞURUBUNA DİKKAT: BİLDİĞİNİZ YERDEN ALIN
Ramazan ayının gelmesiyle birlikte merdiven altı üretimlerin de artabileceğine işaret eden İlker Çiçek, iftardan sonra tüketilen tatlılardaki tehlikelere dikkat çekti. Maliyeti düşürmek amacıyla son zamanlarda glikoz şurubu tüketiminin ve kullanımının çok arttığını bildiklerini belirten işletmeci, bu yapay tatlandırıcıyı kesinlikle önermediklerinin altını kalın çizgilerle çizdi. İnsan sağlığına son derece zararlı olan bu maddelerden korunmak için vatandaşlara hayati bir çağrıda bulunan Çiçek, tüketicilere her zaman bildikleri, güvendikleri ve sürekli alışveriş yaptıkları güvenilir yerlerden tatlı almaları yönünde çok önemli bir tavsiyede bulundu.
Baklava fiyatlarındaki son durumu ve bu fiyatları belirleyen o eşsiz malzemelerin kaynağını da şeffaf bir şekilde anlatan İlker Çiçek, kalite vurgusu yaptı. Güncel piyasada cevizli baklavaların bir tepsisinin ortalama 1000 TL bandından, fıstıklı baklavaların ise 1500 TL civarında satıldığını belirtti. Fiyatların şehre ve kaliteye göre değişkenlik gösterebileceğini hatırlatan Çiçek, kendi kalitelerinin sırrını da açıkladı. Fıstıklarının büyük bir bölümünün doğrudan Gaziantep'teki kendi öz bahçelerinden toplandığını belirten işletmeci, lezzetin diğer mimarı olan sadeyağı ise özel olarak Şanlıurfa'ya gidip asitleri alınırken bizzat başında bekleyerek özenle seçip getirdiklerini ifade etti. Çiçek, usta ellerde buluşan "fıstık, yağ ve un" üçlüsünün baklavanın en temel ve en önemli unsurları olduğunu belirterek sözlerini noktaladı.
Editör Notu
Ramazan ayının o manevi huzuru, akşam ezanıyla birlikte kurulan o sıcak sofralarda zirveye ulaşıyor. Bütün gün sabırla bekledikten sonra yudumlanan o ilk yudum çayın yanına, incecik yufkasıyla çıtırdayan, buram buram sadeyağ kokan bir dilim baklavadan daha çok ne yakışabilir ki? Tabi işin arkasında, fırınların kavurucu sıcağında günde 12 saat ter döken ustaların o büyük emeği var. Unu, suyu yoğurup o hamura can vermek, ona o zar gibi incecik şeklini kazandırmak hiç kolay değil; bu süreç tıpkı tecrübeli ellerden çıkan sıcacık lavaşların, o geleneksel ekmeklerin yapımındaki o derin el emeğini, göz nurunu hatırlatıyor insana. Hamurla uğraşmak, ona kıvam vermek gerçekten de kültürümüzün en lezzetli ama en zorlu sanatlarından biri. Yine de İlker Usta'nın da altını çizdiği gibi, o usta ellerin emeğini yerken midemizi yormadan, kararında tüketmekte fayda var.
Sizin iftar sofralarınızın o vazgeçilmez favori tatlısı hangisi? Şerbetli tatlıları mı yoksa hafif sütlü tatlıları mı tercih ediyorsunuz? Yorumlarda o lezzetli ramazan adetlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yalova'da Ramazan Bereketi: Baklava Ustalarından Yoğun Mesai
Yalova'da ramazanın bereketiyle iftarların vazgeçilmezi baklavaya talep arttı. İmalathanelerde ustalar siparişler için günde 12 saat mesai yapıyor.
On bir ayın sultanı ramazan ayının manevi iklimine girilmesiyle birlikte, iftar sofralarının o vazgeçilmez lezzetleri de başköşedeki yerini almaya başladı. Bütün gün tutulan orucun ardından iftar vakti geldiğinde, sofraların en tatlı finalini şüphesiz kadayıf ve baklava gibi geleneksel şerbetli tatlılar yapıyor. Türkiye'nin dört bir yanındaki tatlı imalathanelerinde olduğu gibi, Yalova kentindeki işletmelerde de şu günlerde tatlı bir telaş ve büyük bir yoğunluk hakim. Artan iftarlık tatlı taleplerine eksiksiz bir şekilde yetişmek isteyen ustalar, fırınların ve tezgahların başında adeta zamanla yarışıyor. İftar sonrasında düşen kan şekerini dengelemek isteyen vatandaşların tatlı tüketimindeki bu büyük artışı, hem bireysel porsiyonluk siparişleri hem de geniş katılımlı toplu iftar organizasyonlarının taleplerini zirveye taşıyor. İşletmeciler, müşterilerine her daim taze ve çıtır ürünler sunabilmek için imalathanelerde gün boyu aralıksız ve titiz bir çalışma yürütüyor.
BEŞ USTA GÜNDE 12 SAAT KESİNTİSİZ MESAİ YAPIYOR
Yalova'da faaliyet gösteren ve artan bu tatlı yoğunluğuna cevap vermeye çalışan işletmeci İlker Çiçek, ramazan ayının o eşsiz bereketinin imalathanelere de yansıdığını ifade etti. İftar sofraları için ekstra mesailer yaptıklarını vurgulayan Çiçek, "Normalde çalıştığımızın iki katı mesai yapıyoruz" diyerek durumun özetini sundu. İşletmelerindeki beş usta, yılın diğer normal günlerinde ortalama 7-8 saatlik bir çalışma temposuna sahipken; ramazan ayının o büyük yoğunluğunda fırınların başındaki mesai sürelerinin günde 10 ila 12 saat arasına kadar çıktığı belirtildi. İnsanların iftardan sonra şeker ihtiyacının artmasıyla satışların katlandığını belirten Çiçek, yine de uzman bir dille vatandaşlara tatlı tüketimini her zaman kararınca ve ölçülü yapmalarını önermeyi ihmal etmedi.
YİRMİ DAKİKADA BİR TEPSİ: HAMURUN KIVAMI ÇOK ÖNEMLİ
Baklava yapımının büyük bir el emeği ve mutfak sanatı gerektirdiğini anlatan işletmeci Çiçek, imalathanedeki üretim sürecinin teknik detaylarını da paylaştı. Günlük ortalama 100 tepsi baklava ürettiklerini belirten deneyimli isim, bir tepsi baklavanın tezgahtan çıkıp son aşamaya hazırlanmasının aşağı yukarı 20 dakikalık bir emek gerektirdiğini söyledi. İşin en büyük sırrının o incecik hamurda yattığını belirten Çiçek, "Yapım aşamasında hamurun kıvamını tutturmak çok önemlidir" dedi. İncecik açılan hamurun tepsiye özenle dizildiği, arasına bol fıstık eklenip kapatıldıktan sonra dilimlenerek sıcak fırına verildiği o zahmetli süreç tüm detaylarıyla aktarıldı. Usta eller, bu tempolu çalışmanın arasında ramazanın maneviyatını yaşamak için ibadetlerine kısa molalar vererek mesaiye devam ediyor.
GLİKOZ ŞURUBUNA DİKKAT: BİLDİĞİNİZ YERDEN ALIN
Ramazan ayının gelmesiyle birlikte merdiven altı üretimlerin de artabileceğine işaret eden İlker Çiçek, iftardan sonra tüketilen tatlılardaki tehlikelere dikkat çekti. Maliyeti düşürmek amacıyla son zamanlarda glikoz şurubu tüketiminin ve kullanımının çok arttığını bildiklerini belirten işletmeci, bu yapay tatlandırıcıyı kesinlikle önermediklerinin altını kalın çizgilerle çizdi. İnsan sağlığına son derece zararlı olan bu maddelerden korunmak için vatandaşlara hayati bir çağrıda bulunan Çiçek, tüketicilere her zaman bildikleri, güvendikleri ve sürekli alışveriş yaptıkları güvenilir yerlerden tatlı almaları yönünde çok önemli bir tavsiyede bulundu.
FISTIK GAZİANTEP'TEN SADEYAĞ ŞANLIURFA'DAN GELİYOR
Baklava fiyatlarındaki son durumu ve bu fiyatları belirleyen o eşsiz malzemelerin kaynağını da şeffaf bir şekilde anlatan İlker Çiçek, kalite vurgusu yaptı. Güncel piyasada cevizli baklavaların bir tepsisinin ortalama 1000 TL bandından, fıstıklı baklavaların ise 1500 TL civarında satıldığını belirtti. Fiyatların şehre ve kaliteye göre değişkenlik gösterebileceğini hatırlatan Çiçek, kendi kalitelerinin sırrını da açıkladı. Fıstıklarının büyük bir bölümünün doğrudan Gaziantep'teki kendi öz bahçelerinden toplandığını belirten işletmeci, lezzetin diğer mimarı olan sadeyağı ise özel olarak Şanlıurfa'ya gidip asitleri alınırken bizzat başında bekleyerek özenle seçip getirdiklerini ifade etti. Çiçek, usta ellerde buluşan "fıstık, yağ ve un" üçlüsünün baklavanın en temel ve en önemli unsurları olduğunu belirterek sözlerini noktaladı.
Editör Notu
Ramazan ayının o manevi huzuru, akşam ezanıyla birlikte kurulan o sıcak sofralarda zirveye ulaşıyor. Bütün gün sabırla bekledikten sonra yudumlanan o ilk yudum çayın yanına, incecik yufkasıyla çıtırdayan, buram buram sadeyağ kokan bir dilim baklavadan daha çok ne yakışabilir ki? Tabi işin arkasında, fırınların kavurucu sıcağında günde 12 saat ter döken ustaların o büyük emeği var. Unu, suyu yoğurup o hamura can vermek, ona o zar gibi incecik şeklini kazandırmak hiç kolay değil; bu süreç tıpkı tecrübeli ellerden çıkan sıcacık lavaşların, o geleneksel ekmeklerin yapımındaki o derin el emeğini, göz nurunu hatırlatıyor insana. Hamurla uğraşmak, ona kıvam vermek gerçekten de kültürümüzün en lezzetli ama en zorlu sanatlarından biri. Yine de İlker Usta'nın da altını çizdiği gibi, o usta ellerin emeğini yerken midemizi yormadan, kararında tüketmekte fayda var.
Sizin iftar sofralarınızın o vazgeçilmez favori tatlısı hangisi? Şerbetli tatlıları mı yoksa hafif sütlü tatlıları mı tercih ediyorsunuz? Yorumlarda o lezzetli ramazan adetlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.
Kaynak: DHA
Bilişim Uzmanı Uyardı: Haber Görüntüsü Paylaşırken Dikkat!
34 Yıllık Enstrüman Ustası Mesleğini Oğluna Devrediyor
Marmara'da Hayalet Ağ Operasyonu: Atıklar Sanata Dönüştü
Uludağ'ın Zirvesinden Karlara Yazılan Mesaj: Savaşa Hayır
Fırat Üniversitesi Hayvan Hastanesi Yılda 9 Bin Can Kurtarıyor
Yalova'da Ramazan Bereketi: Baklava Ustalarından Yoğun Mesai
ÇOK OKUNAN