Boğaz Ağrısı Deyip Geçmeyin: Farenjit Değil O Sinsi Hastalık!

Uzm. Dr. Hamit Taşdemir uyardı: Geçmeyen boğaz ağrısı farenjit değil, "Subakut Tiroidit" olabilir. Yanlış tanı gereksiz antibiyotik kullandırıyor.

Haber Giriş Tarihi: 28.01.2026 19:00
Haber Güncellenme Tarihi: 28.01.2026 19:00
Muhabir: Yasin Köz
Boğaz Ağrısı Deyip Geçmeyin: Farenjit Değil O Sinsi Hastalık!

Kış aylarında veya mevsim geçişlerinde hemen hemen herkesin kapısını çalan boğaz ağrısı, genellikle "üşüttüm" denilerek geçiştirilir veya basit bir farenjit sanılarak antibiyotiklere sarılınır. Ancak Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Hamit Taşdemir, haftalarca geçmeyen ve yutkunmayı işkenceye dönüştüren ağrıların altında bambaşka bir nedenin yatabileceğini açıkladı. Farenjiti adeta "taklit eden" ancak tedavisi tamamen farklı olan "Subakut Tiroidit", doğru teşhis konulmadığında hastaları gereksiz ilaç kullanımına mahkum ediyor.

Farenjit Maskesi Takan "Tiroit İltihabı"

Subakut Tiroidit, tiroit bezinin iltihaplanması sonucu gelişen ve sinsi ilerleyen bir rahatsızlık. Hastalar genellikle doktora şiddetli boğaz ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Muayene sırasında boğazdaki kızarıklık veya hassasiyet, ilk bakışta farenjiti düşündürse de Dr. Taşdemir, gerçeğin "elle muayenede" ortaya çıktığını belirtiyor.

Eğer ağrı sadece boğazda kalmayıp çeneye ve kulağa doğru yayılıyorsa, tiroit bölgesine dokunulduğunda şiddetli bir hassasiyet ve sertlik hissediliyorsa, suçlu bademcikler değil, tiroit bezi olabilir. Dr. Taşdemir, "Hastalar çoğu zaman farenjit sanılarak tedavi ediliyor. Ancak doğru tanı konulmadığında iyileşme süreci gecikiyor ve boş yere antibiyotik kullanılmış oluyor" uyarısında bulunuyor.

Gripten Haftalar Sonra Ortaya Çıkıyor

Bu hastalığın en ilginç özelliklerinden biri, sinsi zamanlaması. Genellikle kabakulak, kızamık, grip, adenovirüs gibi viral bir enfeksiyon geçirildikten haftalar sonra ortaya çıkıyor. Vücut virüsü yendiğini sanırken, bağışıklık sistemi tiroit bezine saldırarak iltihaplanmaya neden olabiliyor.

Son yıllarda bazı aşıların ardından da görülebildiğine dair bildirimler olduğunu belirten Dr. Taşdemir, hastalığın özellikle 20-60 yaş arası kadınları hedef aldığını vurguladı. Ateş, halsizlik, kas ağrıları, çarpıntı ve aşırı terleme gibi belirtiler de tabloya eklendiğinde hastanın yaşam kalitesi ciddi oranda düşüyor.

Doğru Tedaviyle Hızla İyileşiyor

Hastalığın teşhisinde sadece fiziki muayene değil, kan tahlilleri de hayati önem taşıyor. TSH düzeyinin düşük, T3 ve T4 hormonlarının yüksek çıkması, ayrıca CRP ve sedimantasyon değerlerindeki artış, doktorları doğru adrese yönlendiriyor. Gerekli durumlarda ultrasonla tanı kesinleştiriliyor.

İyi haber ise şu: Subakut Tiroidit, doğru tanı konulduğunda hızla tedavi edilebilen bir hastalık. Dr. Taşdemir, hafif vakalarda basit ağrı kesiciler ve iltihap gidericilerin (anti-inflamatuar) yeterli olduğunu, daha şiddetli ve ağrılı tablolarda ise kortizon (kortikosteroid) tedavisiyle şikayetlerin bıçak gibi kesildiğini belirtiyor. Hastalık genellikle 2-3 ay içinde tamamen düzeliyor ve kalıcı bir hasar bırakmıyor.

Editörün Notu: "Bir avuç antibiyotik içip hala 'Boğazım geçmedi' diyorsanız, vücudunuz size 'Yanlış yoldasın' diyor olabilir. Tıpta 'anamnez' dediğimiz hasta öyküsü burada çok önemli. Eğer doktorunuza '3 hafta önce ağır bir grip geçirmiştim' derseniz, belki de sizi o gereksiz ilaç yükünden kurtarıp, boynunuzdaki o hassas noktaya, yani tiroit bezine odaklanmasını sağlarsınız. Ağrı kulağınıza vuruyorsa, lütfen ısrarcı olun ve tiroit kontrolü isteyin."

HABER ÖNERİSİ: 1.6 Milyon Euro Toplandı, Vizeler Çıktı: Teoman Bebek İçin Yeni Hayat Başlıyor!

Kaynak: DHA

ÇOK OKUNAN

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.