Cam Kemik Hastası İki Evladına Hayatını Adayan Fedakar Anne

Cam kemik hastası iki evladı ve üniversiteli oğlu için didinen fedakar annenin tek dileği, engelli çocuklarından sonra hayata veda etmek.

Haber Giriş Tarihi: 10.05.2026 20:00
Haber Güncellenme Tarihi: 10.05.2026 20:00
Kaynak: DHA
Cam Kemik Hastası İki Evladına Hayatını Adayan Fedakar Anne

Genetik bir bağ dokusu rahatsızlığı olan ve halk arasında 'cam kemik hastalığı' olarak bilinen Osteogenezis İmperfekta ile dünyaya gelen iki çocuğunun tüm sorumluluğunu tek başına üstlenen 55 yaşındaki Minire Alkan, yıllardır bitmeyen bir sevgi ve dayanıklılık sınavı veriyor. Hayatını tekerlekli sandalyeye bağlı sürdüren 40 yaşındaki Eren ve 36 yaşındaki Eda’nın her ihtiyacına koşan vefakar anne, aynı zamanda sağlıklı olarak dünyaya gelen 23 yaşındaki en küçük oğlu Batuhan’ın da üniversite masraflarını karşılamak için olağanüstü bir çaba sarf ediyor.

Evlatları İçin Tek Başına Omuzladığı Hayat Yükü
Amca çocuğu olan Minire ve Yaşar Alkan çiftinin ilk iki çocuğu olarak Erzurum'da dünyaya gelen Eren ve Eda'nın hastalıkları, aileye zorlu bir sürecin kapılarını araladı. Dokunulduğunda dahi kemikleri kırılma riski taşıyan çocuklarının daha iyi bir tıbbi bakım alabilmesi ve geleceğe umutla bakabilmesi için 35 yıl önce Bursa'ya göç eden aile, burada yeni bir yaşam mücadelesine girişti. Üçüncü çocukları Batuhan'ın sağlıklı doğmasının ardından evlatlarına daha fazla vakit ayırabilmek için işinden ayrılmak zorunda kalan Minire Alkan, bir süre sonra eşiyle de yollarını ayırdı. Bu ayrılığın ardından tüm yükü tek başına omuzlayan güçlü kadın, evlatlarının hem annesi hem de en büyük dayanağı oldu.

Engelli Maaşıyla Hem Geçim Hem Eğitim Savaşı
Devletin sağladığı engelli bakım ve destek aylıklarından oluşan toplam 35 bin liralık bütçeyle hayatı çekip çevirmeye çalışan anne Alkan, bu mütevazı gelirle hem evin kirasını denkleştiriyor hem de Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nde eğitim gören Batuhan’ın geleceğini inşa ediyor. Annesinin bu zorlu mücadelesine sessiz kalamayan cam kemik hastası oğlu Eren ise, kısıtlı fiziksel imkanlarına rağmen tekerlekli sandalyesiyle semt pazarlarına çıkarak çorap satıyor ve evin bütçesine elinden geldiğince omuz veriyor.

"Tek İsteğim Onlardan Sonra Ölmek"
Çocuklarının bakımında tamamen kendisine bağımlı olması, anne Minire Alkan'ın yüreğinde taşıdığı en büyük korkuyu da şekillendiriyor. Kendisinden sonra çocuklarının sahipsiz kalmasından büyük endişe duyduğunu gözyaşları içinde anlatan fedakar anne, "Allah onları bana verdiği için çok mutluyum, onlara gözüm gibi bakıyorum. Özellikle Eren'in yatıp kalkması ve her türlü ihtiyacı tamamen bana bağlı. Eskiden çalışıyordum ama artık sadece onlara bakıyorum. Hayattaki tek ve en büyük isteğim, evlatlarımdan sonra ölmek; çünkü benden sonra onlara kim bakar düşüncesi beni kahrediyor" sözleriyle içindeki derin hüznü paylaştı.

Tekerlekli Sandalyeye Sığmayan Büyük Hayaller
Uygulanan tedaviler sayesinde 2007 yılından bu yana hastalığının ilerlemesi duran ve kendini daha iyi hisseden 40 yaşındaki Eren Alkan, en büyük özleminin yeşil sahalarda futbol oynamak olduğunu dile getirdi. Çocukluk yıllarında mahalledeki arkadaşlarının kendisini bebek arabasına koyarak kaleci yaptığını ve topu elleriyle kurtararak futbol heyecanını tatmaya çalıştığını anlatan Eren, yaşama sevincini hiç kaybetmemiş.

Günlerinin büyük bir kısmını Bursa Kent Konseyi Engelliler Meclisi'nin yönetim kurulunda aktif görev alarak geçiren 36 yaşındaki Eda Alkan ise hayata dair mütevazı ama tutkulu bir beklentiye sahip. Koyu bir takım taraftarı olduğunu vurgulayan Eda, "Hayattan çok büyük beklentilerim yok, sadece yaşayabildiğim kadar yaşamaya çalışıyorum. Ama içimde ukde kalan en büyük hayalim, tribüne gidip bir Galatasaray maçını canlı izleyebilmek" diyerek en büyük arzunu dile getirdi.

Kaynak: DHA

ÇOK OKUNAN

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.