Memuriyeti Bıraktı, Taş Baskı Sanatıyla Kadınlara Umut Oldu
Memuriyeti Bıraktı, Taş Baskı Sanatıyla Kadınlara Umut Oldu
Kastamonu'da çocukları için memurluğu bırakan 53 yaşındaki Seval Bahadır Koç, taş baskı sanatını meslek edinip kadınlara istihdam kapısı açtı.
Haber Giriş Tarihi: 10.05.2026 11:36
Haber Güncellenme Tarihi: 10.05.2026 11:37
Kaynak:
İHA
https://www.haberxr.com/
Kastamonu'da yaşayan 53 yaşındaki Seval Bahadır Koç'un ilham veren yaşam öyküsü, annelik fedakarlığının nasıl yepyeni ve üretken bir serüvene dönüşebileceğinin en güzel kanıtı. Yıllar önce devlet memuru olarak atanmasına rağmen sadece oğlunu büyütebilmek uğruna bu görevinden vazgeçen Koç, çocuklarının büyümesiyle kendine yepyeni bir yol çizdi. Tam 10 yıl önce yeni bir meşgale bulma umuduyla kapısını çaldığı Halk Eğitim Merkezi, onun hayatını baştan aşağı değiştirdi. Merkezde kentin coğrafi işaretli mirası olan "taş baskı" sanatı ile tanışan başarılı kadın, bu asırlık geleneği önce tutkuya, ardından da profesyonel bir mesleğe dönüştürdü.
Evinin Odasından Tarihi Külliyenin Karşısına
Yeni mesleğine olan aşkını, "Baskı yapmak bana ayrı bir terapi gibi geldi" diyerek özetleyen Koç, bu renkli dünyaya önce evinin küçük bir odasında adım attı. Zamanla biriken malzemeler eve sığmaz olunca, sanatını çok daha geniş kitlelere ulaştırmak için harekete geçti. Koç, o günleri şu sözlerle anlattı: "Malzemeleri yavaş yavaş temin ettim. Dükkan açacak kadar materyal birikince kendi işletmemi kurmaya karar verdim." Bu kararın ardından Tarihi Yakup Ağa Külliyesi'nin tam karşısında yer alan eski sübyan mektebini kiralayarak atölyeye çeviren girişimci; bugün bu tarihi dokunun içinde masa örtülerinden şık kıyafetlere, çeyizlik eşyalardan çantalara kadar birbirinden özel tasarımlar üretiyor.
Bine Yakın Kalıp ve Silinmeyen İzler
Asırlık geleneği en ince ayrıntılarına kadar yaşatan usta sanatçı, taş baskının teknik zorluklarını da büyük bir zevkle aşıyor. Kullandığı özel boyalar sayesinde kumaşlara işlenen desenlerin asla silinmediğini vurgulayan Koç, kalıp koleksiyonunun devasa bir arşive dönüştüğünü belirtti. İlhamı her yerde aradığını söyleyen Koç, "Çiçek ya da geometrik bir desen gördüğümde hemen onun kalıbını yaptırmak zorunda hissediyorum. Şu an tam sayısını bilemesem de bine yakın kalıbım var. Üretim moduna girdiğinizde, bir örtüyü basarken kafanızda hemen ikincisini tasarlamaya başlıyorsunuz. Çok zevkli bir iş ve bir örtüyü tamamlamak ortalama yarım saat ile bir buçuk saat arasında sürüyor" dedi.
"Kadınların Emekçi Olmasına Vesile Olmak Mutluluk Verici"
Seval Bahadır Koç'un atölyesi sadece bir üretim ve satış noktası değil, aynı zamanda Türkiye'nin dört bir yanından gelen kadınlar için bir eğitim merkezine dönüşmüş durumda. Unutulmaya yüz tutmuş bu sanatı başkalarına aktarmanın hayati önemine değinen Koç, verdiği özel kurslarla pek çok kadının kendi işini kurmasına öncülük ediyor. Farklı şehirlerden gelen kursiyerlerin memleketlerine dönüp kendi dükkanlarını açtıklarını gururla anlatan Koç, "Hem bir kadının emekçi olup kendi parasını kazanmasına vesile olmak bana tarifsiz bir mutluluk veriyor hem de Kastamonu'nun bu eşsiz kültürünü başka şehirlere tanıtmak beni çok sevindiriyor" sözleriyle sanatının toplumsal gücünü gözler önüne seriyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Memuriyeti Bıraktı, Taş Baskı Sanatıyla Kadınlara Umut Oldu
Kastamonu'da çocukları için memurluğu bırakan 53 yaşındaki Seval Bahadır Koç, taş baskı sanatını meslek edinip kadınlara istihdam kapısı açtı.
Kastamonu'da yaşayan 53 yaşındaki Seval Bahadır Koç'un ilham veren yaşam öyküsü, annelik fedakarlığının nasıl yepyeni ve üretken bir serüvene dönüşebileceğinin en güzel kanıtı. Yıllar önce devlet memuru olarak atanmasına rağmen sadece oğlunu büyütebilmek uğruna bu görevinden vazgeçen Koç, çocuklarının büyümesiyle kendine yepyeni bir yol çizdi. Tam 10 yıl önce yeni bir meşgale bulma umuduyla kapısını çaldığı Halk Eğitim Merkezi, onun hayatını baştan aşağı değiştirdi. Merkezde kentin coğrafi işaretli mirası olan "taş baskı" sanatı ile tanışan başarılı kadın, bu asırlık geleneği önce tutkuya, ardından da profesyonel bir mesleğe dönüştürdü.
Evinin Odasından Tarihi Külliyenin Karşısına
Yeni mesleğine olan aşkını, "Baskı yapmak bana ayrı bir terapi gibi geldi" diyerek özetleyen Koç, bu renkli dünyaya önce evinin küçük bir odasında adım attı. Zamanla biriken malzemeler eve sığmaz olunca, sanatını çok daha geniş kitlelere ulaştırmak için harekete geçti. Koç, o günleri şu sözlerle anlattı: "Malzemeleri yavaş yavaş temin ettim. Dükkan açacak kadar materyal birikince kendi işletmemi kurmaya karar verdim." Bu kararın ardından Tarihi Yakup Ağa Külliyesi'nin tam karşısında yer alan eski sübyan mektebini kiralayarak atölyeye çeviren girişimci; bugün bu tarihi dokunun içinde masa örtülerinden şık kıyafetlere, çeyizlik eşyalardan çantalara kadar birbirinden özel tasarımlar üretiyor.
Bine Yakın Kalıp ve Silinmeyen İzler
Asırlık geleneği en ince ayrıntılarına kadar yaşatan usta sanatçı, taş baskının teknik zorluklarını da büyük bir zevkle aşıyor. Kullandığı özel boyalar sayesinde kumaşlara işlenen desenlerin asla silinmediğini vurgulayan Koç, kalıp koleksiyonunun devasa bir arşive dönüştüğünü belirtti. İlhamı her yerde aradığını söyleyen Koç, "Çiçek ya da geometrik bir desen gördüğümde hemen onun kalıbını yaptırmak zorunda hissediyorum. Şu an tam sayısını bilemesem de bine yakın kalıbım var. Üretim moduna girdiğinizde, bir örtüyü basarken kafanızda hemen ikincisini tasarlamaya başlıyorsunuz. Çok zevkli bir iş ve bir örtüyü tamamlamak ortalama yarım saat ile bir buçuk saat arasında sürüyor" dedi.
"Kadınların Emekçi Olmasına Vesile Olmak Mutluluk Verici"
Seval Bahadır Koç'un atölyesi sadece bir üretim ve satış noktası değil, aynı zamanda Türkiye'nin dört bir yanından gelen kadınlar için bir eğitim merkezine dönüşmüş durumda. Unutulmaya yüz tutmuş bu sanatı başkalarına aktarmanın hayati önemine değinen Koç, verdiği özel kurslarla pek çok kadının kendi işini kurmasına öncülük ediyor. Farklı şehirlerden gelen kursiyerlerin memleketlerine dönüp kendi dükkanlarını açtıklarını gururla anlatan Koç, "Hem bir kadının emekçi olup kendi parasını kazanmasına vesile olmak bana tarifsiz bir mutluluk veriyor hem de Kastamonu'nun bu eşsiz kültürünü başka şehirlere tanıtmak beni çok sevindiriyor" sözleriyle sanatının toplumsal gücünü gözler önüne seriyor.
ÇOK OKUNAN