“Erzincan’da O Hastalıkla Mücadelede Tarih Yazıldı: Türkiye’nin İlk Serum Merkezi”
“Erzincan’da O Hastalıkla Mücadelede Tarih Yazıldı: Türkiye’nin İlk Serum Merkezi”
Erzincan Serum Darülistihzarı, sığır vebası ve diğer hayvan hastalıklarına karşı Türkiye’de ilk bilimsel adımların atıldığı merkez olarak uluslararası bilime katkı sağladı.
Haber Giriş Tarihi: 20.01.2026 09:35
Haber Güncellenme Tarihi: 20.01.2026 09:35
Muhabir:
Saliha Kara
Sığır vebası, 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa ve Osmanlı İmparatorluğu’nda milyonlarca hayvanın ölümüne yol açarak tarıma dayalı ekonomileri derinden etkiledi. Çiftçilerin gelir kaybına ve süt ürünleri fiyatlarının artmasına sebep olan bu salgın, aynı zamanda Avrupa ve Osmanlı’da veterinerlik fakültelerinin kurulmasında önemli bir etken oldu.
Sultan Abdülhamid’in Bilimsel Mücadelesi
Sultan II. Abdülhamid döneminde, insan ve hayvan sağlığını tehdit eden salgın hastalıklarla mücadele için bilimsel adımlar atıldı. Paris Pastör Enstitüsü’nden destek alınarak 1893’te İstanbul’da Bakteriyolojihane-i Osmaniye kuruldu ve çalışma alanları Pastör Enstitüsü’ne göre belirlendi.
Dünyada İlk Aşı ve Erzincan’ın Önemi
1898’de sığır vebasının etkeni virüs olarak belirlendi ve hastalığa karşı serum (aşı) geliştirildi. İstanbul’daki serum üretimi ihtiyacı karşılayamayınca, 1911’de Erzincan’da Serum Darülistihzarı ikinci bir merkez olarak faaliyete geçti. Kurum, bilimsel araştırmalar yaptı, veterinerler için aşı üretim ve uygulama kursları açtı. 1927’de Türkiye’de veteriner sayısının yetersizliği nedeniyle hayvan sağlığı memurları yetiştirmek amacıyla 6 aylık bir okul da burada kuruldu.
Uluslararası Bilime Katkı ve Başarılar
Erzincan Serum Darülistihzarı’ndaki bilim insanları, uluslararası kongrelerde sığır vebası üzerine sunumlar yaptı ve büyük ilgi gördü. 1. Dünya Savaşı sırasında Rus tehdidi nedeniyle kurum, Sivas, Niğde ve Halep’e taşındı. 1921’de tekrar Erzincan’a döndü. Serumhane Müdürü Muzaffer Bekman ve ekibi, Türkiye’de ilk hayvan sağlığı okulunun Erzincan ve İzmir’de açılmasına öncülük etti.
1929’da uluslararası kongrelerde temsil edilen Erzincan ekibi, 1932’de binlerce litre serum üreterek Anadolu’da sığır vebasının ortadan kaldırılmasında öncülük yaptı. 23 yıllık hizmet süresince toplam 20 milyon doz aşı üreten serumhane, Türkiye’nin veterinerlik ve bilim tarihine silinmez bir iz bıraktı. Erzincan Serum Darülistihzarı, sadece sığır vebası değil kuduz ve çiçek hastalıkları için de aşı üretimi yaptı.
Editör Notu:
Erzincan Serum Darülistihzarı, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte Türkiye’de hayvan sağlığı ve veterinerlik biliminin gelişiminde kritik bir rol oynamıştır. Haberde, merkezin kuruluşu, savaş ve salgın dönemlerindeki faaliyetleri, aşı üretimi ve eğitim çalışmaları detaylı biçimde aktarılmıştır. Okuyucu, Erzincan’ın bilimsel mirası ve Türkiye’de veterinerlik tarihinin öncü merkezlerinden biri hakkında kapsamlı bilgiye sahip oluyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
“Erzincan’da O Hastalıkla Mücadelede Tarih Yazıldı: Türkiye’nin İlk Serum Merkezi”
Erzincan Serum Darülistihzarı, sığır vebası ve diğer hayvan hastalıklarına karşı Türkiye’de ilk bilimsel adımların atıldığı merkez olarak uluslararası bilime katkı sağladı.
Sığır vebası, 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa ve Osmanlı İmparatorluğu’nda milyonlarca hayvanın ölümüne yol açarak tarıma dayalı ekonomileri derinden etkiledi. Çiftçilerin gelir kaybına ve süt ürünleri fiyatlarının artmasına sebep olan bu salgın, aynı zamanda Avrupa ve Osmanlı’da veterinerlik fakültelerinin kurulmasında önemli bir etken oldu.
Sultan Abdülhamid’in Bilimsel Mücadelesi
Sultan II. Abdülhamid döneminde, insan ve hayvan sağlığını tehdit eden salgın hastalıklarla mücadele için bilimsel adımlar atıldı. Paris Pastör Enstitüsü’nden destek alınarak 1893’te İstanbul’da Bakteriyolojihane-i Osmaniye kuruldu ve çalışma alanları Pastör Enstitüsü’ne göre belirlendi.
Dünyada İlk Aşı ve Erzincan’ın Önemi
1898’de sığır vebasının etkeni virüs olarak belirlendi ve hastalığa karşı serum (aşı) geliştirildi. İstanbul’daki serum üretimi ihtiyacı karşılayamayınca, 1911’de Erzincan’da Serum Darülistihzarı ikinci bir merkez olarak faaliyete geçti. Kurum, bilimsel araştırmalar yaptı, veterinerler için aşı üretim ve uygulama kursları açtı. 1927’de Türkiye’de veteriner sayısının yetersizliği nedeniyle hayvan sağlığı memurları yetiştirmek amacıyla 6 aylık bir okul da burada kuruldu.
Uluslararası Bilime Katkı ve Başarılar
Erzincan Serum Darülistihzarı’ndaki bilim insanları, uluslararası kongrelerde sığır vebası üzerine sunumlar yaptı ve büyük ilgi gördü. 1. Dünya Savaşı sırasında Rus tehdidi nedeniyle kurum, Sivas, Niğde ve Halep’e taşındı. 1921’de tekrar Erzincan’a döndü. Serumhane Müdürü Muzaffer Bekman ve ekibi, Türkiye’de ilk hayvan sağlığı okulunun Erzincan ve İzmir’de açılmasına öncülük etti.
1929’da uluslararası kongrelerde temsil edilen Erzincan ekibi, 1932’de binlerce litre serum üreterek Anadolu’da sığır vebasının ortadan kaldırılmasında öncülük yaptı. 23 yıllık hizmet süresince toplam 20 milyon doz aşı üreten serumhane, Türkiye’nin veterinerlik ve bilim tarihine silinmez bir iz bıraktı. Erzincan Serum Darülistihzarı, sadece sığır vebası değil kuduz ve çiçek hastalıkları için de aşı üretimi yaptı.
Editör Notu:
Erzincan Serum Darülistihzarı, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte Türkiye’de hayvan sağlığı ve veterinerlik biliminin gelişiminde kritik bir rol oynamıştır. Haberde, merkezin kuruluşu, savaş ve salgın dönemlerindeki faaliyetleri, aşı üretimi ve eğitim çalışmaları detaylı biçimde aktarılmıştır. Okuyucu, Erzincan’ın bilimsel mirası ve Türkiye’de veterinerlik tarihinin öncü merkezlerinden biri hakkında kapsamlı bilgiye sahip oluyor.
Haber Önerisi: Muş'ta Kar Kalınlığı Yarım Metreyi Aştı: 350 Köy Dünyadan Koptu!
Kaynak: Saliha Kara