Erzincan'da Besicilerin 8 Aylık Zorlu Yayla Serüveni Başladı
Erzincan'da Besicilerin 8 Aylık Zorlu Yayla Serüveni Başladı
Erzincan'da kışın ahırlarda kalan küçükbaş hayvanlar, havaların ısınmasıyla birlikte 8 ay sürecek bereketli yayla yolculuğu için yola çıktı.
Haber Giriş Tarihi: 20.03.2026 04:00
Haber Güncellenme Tarihi: 20.03.2026 04:00
Muhabir:
Yasin Köz
Erzincan'da kışın ahırlarda kalan küçükbaş hayvanlar, havaların ısınmasıyla birlikte 8 ay sürecek bereketli yayla yolculuğu için yola çıktı.
Erzincan'da kış mevsiminin o dondurucu ve zorlu şartlarını nihayet geride bırakan emektar besiciler için yılın en hareketli, en meşakkatli ama bir o kadar da bereketli dönemi resmen başladı. Havaların ısınması ve tabiatın uyanmasıyla birlikte aylar boyunca kapalı ahırlarda kışlayan hayvanlar, dağların zirvelerindeki o uçsuz bucaksız yeşil meralara çıkarılmak üzere hareket geçti. Baharın o taze nefesiyle birlikte doğayla kucaklaşan küçükbaş hayvan sürüleri, uzun bir aradan sonra özgürce otlamanın keyfini yeniden çıkarırken; bölge ekonomisinin ve kırsal yaşamın en temel dinamiklerinden biri olan asırlık yaylacılık kültürü de yeniden can buldu.
KAMYONLARLA BAŞLAYAN 8 AYLIK ÜRETİM MARATONU
Erzincan'ın dört bir yanında özenle kamyonlara yüklenen küçükbaş hayvan sürüleriyle yollara düşen besicilerin, dağların serin zirvelerinde tam 8 ay sürecek olan o zorlu yayla serüveni peyderpey start aldı. Bu uzun ve sabır gerektiren maraton boyunca sadece sürüsünü otlatmakla kalmayan üreticiler, o tertemiz dağ havasında elde ettikleri doğal sütlerle adeta bacasız birer mandıra gibi çalışıyor. Geleneksel yöntemlerle peynir, yoğurt ve sapsarı tereyağı üreten besiciler, elde ettikleri bu organik ve katma değerli ürünlerle hem kendi ailelerinin yıllık ihtiyaçlarını eksiksiz bir şekilde karşılıyor hem de ürünlerin fazlasını pazarda satarak evlerinin temel geçim kaynağını, alın terleriyle sağlamış oluyorlar.
EDİTÖRÜN NOTU: Anadolu'nun o sarp dağlarında 8 ay boyunca çadır kurup, modern şehrin tüm konforundan uzak bir şekilde üretim yapmak sadece ekonomik bir faaliyet değil, muazzam bir hayat mücadelesidir. Kamyon kasalarında başlayan bu zorlu yolculuk, aslında şehirdeki lüks market raflarında astronomik fiyatlara satılan o "doğal ve organik" peynirlerin ardındaki gerçek ve ter kokan hikayedir. Kışın ahırın kapalı çilesini, yazın yaylanın bitmek bilmeyen mesaisini çeken Erzincanlı besicilerin bu 8 aylık üretim maratonu, tarım ve hayvancılık politikalarımızda neden her zaman en çok sübvanse edilmesi ve el üstünde tutulması gereken kesim olduklarının en canlı kanıtıdır. O dağların zirvesindeki üreten ellere ve nasırlı parmaklara ne kadar destek versek azdır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Erzincan'da Besicilerin 8 Aylık Zorlu Yayla Serüveni Başladı
Erzincan'da kışın ahırlarda kalan küçükbaş hayvanlar, havaların ısınmasıyla birlikte 8 ay sürecek bereketli yayla yolculuğu için yola çıktı.
Erzincan'da kışın ahırlarda kalan küçükbaş hayvanlar, havaların ısınmasıyla birlikte 8 ay sürecek bereketli yayla yolculuğu için yola çıktı.
Erzincan'da kış mevsiminin o dondurucu ve zorlu şartlarını nihayet geride bırakan emektar besiciler için yılın en hareketli, en meşakkatli ama bir o kadar da bereketli dönemi resmen başladı. Havaların ısınması ve tabiatın uyanmasıyla birlikte aylar boyunca kapalı ahırlarda kışlayan hayvanlar, dağların zirvelerindeki o uçsuz bucaksız yeşil meralara çıkarılmak üzere hareket geçti. Baharın o taze nefesiyle birlikte doğayla kucaklaşan küçükbaş hayvan sürüleri, uzun bir aradan sonra özgürce otlamanın keyfini yeniden çıkarırken; bölge ekonomisinin ve kırsal yaşamın en temel dinamiklerinden biri olan asırlık yaylacılık kültürü de yeniden can buldu.
KAMYONLARLA BAŞLAYAN 8 AYLIK ÜRETİM MARATONU
Erzincan'ın dört bir yanında özenle kamyonlara yüklenen küçükbaş hayvan sürüleriyle yollara düşen besicilerin, dağların serin zirvelerinde tam 8 ay sürecek olan o zorlu yayla serüveni peyderpey start aldı. Bu uzun ve sabır gerektiren maraton boyunca sadece sürüsünü otlatmakla kalmayan üreticiler, o tertemiz dağ havasında elde ettikleri doğal sütlerle adeta bacasız birer mandıra gibi çalışıyor. Geleneksel yöntemlerle peynir, yoğurt ve sapsarı tereyağı üreten besiciler, elde ettikleri bu organik ve katma değerli ürünlerle hem kendi ailelerinin yıllık ihtiyaçlarını eksiksiz bir şekilde karşılıyor hem de ürünlerin fazlasını pazarda satarak evlerinin temel geçim kaynağını, alın terleriyle sağlamış oluyorlar.
EDİTÖRÜN NOTU: Anadolu'nun o sarp dağlarında 8 ay boyunca çadır kurup, modern şehrin tüm konforundan uzak bir şekilde üretim yapmak sadece ekonomik bir faaliyet değil, muazzam bir hayat mücadelesidir. Kamyon kasalarında başlayan bu zorlu yolculuk, aslında şehirdeki lüks market raflarında astronomik fiyatlara satılan o "doğal ve organik" peynirlerin ardındaki gerçek ve ter kokan hikayedir. Kışın ahırın kapalı çilesini, yazın yaylanın bitmek bilmeyen mesaisini çeken Erzincanlı besicilerin bu 8 aylık üretim maratonu, tarım ve hayvancılık politikalarımızda neden her zaman en çok sübvanse edilmesi ve el üstünde tutulması gereken kesim olduklarının en canlı kanıtıdır. O dağların zirvesindeki üreten ellere ve nasırlı parmaklara ne kadar destek versek azdır.
Kaynak: İHA
Erkeklerde Yeni Diş Estetiği Trendi: Altın ve Gümüş 'Grillz'
Erzincan'da Besicilerin 8 Aylık Zorlu Yayla Serüveni Başladı
Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'ne Altın Sette Dramatik Veda Etti
Demircili Dağcılardan Kaz Dağları Zirvesinde Çanakkale Anması
Kastamonu'da 800 Yıllık Vasiyet: Tekke Çorbası Kaynıyor
SUV Dünyasının Efsanesi 25 Yaşında: Nissan X-Trail’den Büyük Başarı
ÇOK OKUNAN