Sanayide Kapılar Kapanıyor mu? Yarım Asırlık Ustalar Yalnız Kaldı
Sanayide Kapılar Kapanıyor mu? Yarım Asırlık Ustalar Yalnız Kaldı
Malatya’da 50 yıldır sanayide hizmet veren Mehmet ve Vahap ustalar, çırak bulamama krizini "mesleğin sonu" olarak nitelendiriyor.
Haber Giriş Tarihi: 11.02.2026 22:01
Haber Güncellenme Tarihi: 11.02.2026 22:01
Muhabir:
Yasin Köz
Malatya’da 50 yıldır sanayide hizmet veren Mehmet ve Vahap ustalar, çırak bulamama krizini "mesleğin sonu" olarak nitelendiriyor. Mehmet Usta, yıllar önce okul müdürünün "Gelecekte çırak bulamayacaksın" kehanetinin gerçekleştiğini hüzünle anlattı.
Türkiye’nin sanayi üretimindeki en büyük kanayan yaralarından biri olan "ara eleman" ve "çırak" sorunu, Malatya Küçük Sanayi Sitesi’nde dramatik bir hal aldı. Sabahın erken saatlerinde dükkanlarını açan, elleri nasırlı, saçları ağarmış ustalar, artık yanlarında yetişecek gençleri göremiyor.
Tornacılık ve oto tamirciliği gibi, hem fiziksel güç hem de ince zeka gerektiren mesleklerde 50 yılı deviren iki çınar; Mehmet Kulcu ve Vahap Boztepe, mesleklerinin geleceğinden endişeli.
"Müdür Bey'in Kehaneti Gerçek Oldu"
Yaklaşık 50 yıldır tornacılık yapan Mehmet Kulcu, mesleğini hala ilk günkü aşkla yaptığını belirtse de, yalnızlıktan şikayetçi. Kulcu, yıllar önce yaşadığı ve bugün "acı bir kehanet" olarak hatırladığı o diyaloğu şöyle anlattı:
"Çıraklık okulunda Zeki Bey isminde bir müdürümüz vardı, Allah rahmet eylesin. Yıllar önce oğlumun tasdiknamesini almaya gittiğimde bana, 'Oğlunu yanına al, yetiştir. Biz geleceği görüyoruz; sen ileride çırak dahi bulamayacaksın' demişti. O gün belki ciddiye almadık ama bugün o günleri yaşıyoruz. Yıllardır çırağımız yok. Gençler heves etmiyor, sanayiye gelmiyor. Eğer oğlum yanımda olmasa, bu yaşta ben de dükkanı kapatmak zorunda kalırdım."
"18 Yaşındaki 'Aslan'a Söz Geçiremezsin"
Oto tamirciliğinde yarım asrı geride bırakan Vahap Boztepe ise sorunun eğitim sistemi ve yaşla ilgili boyutuna parmak bastı. "Ağaç yaşken eğilir" atasözünü hatırlatan Boztepe, mesleki eğitimin çok geç başladığını savundu.
Boztepe, "Çıraklar bize 17-18 yaşında geliyor. Oysa bu işin temeli 11-12 yaşında, ilkokulu bitirince atılmalı. 18 yaşına gelmiş, boyu boyumu geçmiş, karakteri oturmuş bir gence ne öğretebilirsiniz? Eğitmek çok zor oluyor. 'Şunu şöyle yap' diyemiyorsun, zorlarına gidiyor. Ama çocuk yaşta gelse hamur gibi yoğurur, her türlü yetiştirirsin" ifadelerini kullandı.
Meslek Aşkı Ayakta Tutuyor
Her iki usta da zorluklara rağmen tezgahlarını terk etmemelerinin sebebini "meslek aşkı" olarak açıklıyor. Kulcu, "Mesleğini seversen zorluk diye bir şey yoktur, risk her işte var" derken; Boztepe, "Allah’a şükür ekmeğimizi bu sanayiden kazandık, çocuklarımızı büyüttük" diyerek ahilik kültürünün teslimiyetini sergiliyor.
Ancak görünen o ki, bu ustalar emekli olduğunda veya tezgahı bıraktığında, Malatya sanayisinde o kepenkleri açacak yeni bir nesil bulunamayacak.
Editörün Notu: "Mehmet ve Vahap ustaların serzenişi, aslında Türkiye'nin sosyolojik bir gerçeği. 4+4+4 eğitim sistemi ve 'herkes üniversiteli olmalı' algısı, maalesef sanayinin damarlarını kuruttu. Bir gencin 18 yaşında eline ilk kez anahtar almasıyla, 12 yaşında o yağın kokusunu soluması arasında dağlar kadar fark var. Ustaların 'söz geçiremiyoruz' demesi kuşak çatışması gibi görünse de, aslında öğrenme psikolojisiyle ilgili haklı bir tespit. Eğer mesleki eğitim politikalarında köklü bir 'öze dönüş' olmazsa, 2030'lu yıllarda musluğumuzu tamir edecek, arabamızın motoruna bakacak usta bulmak için randevu sırasına gireceğiz. Ve o randevular, bir profesör muayenesinden daha pahalı olacak."
Kaynak: İHA
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sanayide Kapılar Kapanıyor mu? Yarım Asırlık Ustalar Yalnız Kaldı
Malatya’da 50 yıldır sanayide hizmet veren Mehmet ve Vahap ustalar, çırak bulamama krizini "mesleğin sonu" olarak nitelendiriyor.
Malatya’da 50 yıldır sanayide hizmet veren Mehmet ve Vahap ustalar, çırak bulamama krizini "mesleğin sonu" olarak nitelendiriyor. Mehmet Usta, yıllar önce okul müdürünün "Gelecekte çırak bulamayacaksın" kehanetinin gerçekleştiğini hüzünle anlattı.
Türkiye’nin sanayi üretimindeki en büyük kanayan yaralarından biri olan "ara eleman" ve "çırak" sorunu, Malatya Küçük Sanayi Sitesi’nde dramatik bir hal aldı. Sabahın erken saatlerinde dükkanlarını açan, elleri nasırlı, saçları ağarmış ustalar, artık yanlarında yetişecek gençleri göremiyor.
Tornacılık ve oto tamirciliği gibi, hem fiziksel güç hem de ince zeka gerektiren mesleklerde 50 yılı deviren iki çınar; Mehmet Kulcu ve Vahap Boztepe, mesleklerinin geleceğinden endişeli.
"Müdür Bey'in Kehaneti Gerçek Oldu"
Yaklaşık 50 yıldır tornacılık yapan Mehmet Kulcu, mesleğini hala ilk günkü aşkla yaptığını belirtse de, yalnızlıktan şikayetçi. Kulcu, yıllar önce yaşadığı ve bugün "acı bir kehanet" olarak hatırladığı o diyaloğu şöyle anlattı:
"Çıraklık okulunda Zeki Bey isminde bir müdürümüz vardı, Allah rahmet eylesin. Yıllar önce oğlumun tasdiknamesini almaya gittiğimde bana, 'Oğlunu yanına al, yetiştir. Biz geleceği görüyoruz; sen ileride çırak dahi bulamayacaksın' demişti. O gün belki ciddiye almadık ama bugün o günleri yaşıyoruz. Yıllardır çırağımız yok. Gençler heves etmiyor, sanayiye gelmiyor. Eğer oğlum yanımda olmasa, bu yaşta ben de dükkanı kapatmak zorunda kalırdım."
"18 Yaşındaki 'Aslan'a Söz Geçiremezsin"
Oto tamirciliğinde yarım asrı geride bırakan Vahap Boztepe ise sorunun eğitim sistemi ve yaşla ilgili boyutuna parmak bastı. "Ağaç yaşken eğilir" atasözünü hatırlatan Boztepe, mesleki eğitimin çok geç başladığını savundu.
Boztepe, "Çıraklar bize 17-18 yaşında geliyor. Oysa bu işin temeli 11-12 yaşında, ilkokulu bitirince atılmalı. 18 yaşına gelmiş, boyu boyumu geçmiş, karakteri oturmuş bir gence ne öğretebilirsiniz? Eğitmek çok zor oluyor. 'Şunu şöyle yap' diyemiyorsun, zorlarına gidiyor. Ama çocuk yaşta gelse hamur gibi yoğurur, her türlü yetiştirirsin" ifadelerini kullandı.
Meslek Aşkı Ayakta Tutuyor
Her iki usta da zorluklara rağmen tezgahlarını terk etmemelerinin sebebini "meslek aşkı" olarak açıklıyor. Kulcu, "Mesleğini seversen zorluk diye bir şey yoktur, risk her işte var" derken; Boztepe, "Allah’a şükür ekmeğimizi bu sanayiden kazandık, çocuklarımızı büyüttük" diyerek ahilik kültürünün teslimiyetini sergiliyor.
Ancak görünen o ki, bu ustalar emekli olduğunda veya tezgahı bıraktığında, Malatya sanayisinde o kepenkleri açacak yeni bir nesil bulunamayacak.
Kaynak: İHA