İzmir'in Son Yorgan Ustaları Fabrikasyona Direniyor
İzmir'in Son Yorgan Ustaları Fabrikasyona Direniyor
İzmir'in son yorgan ustaları, elyaf ürünlere ve çırak yokluğuna rağmen el emeğiyle geleneksel mesleklerini yaşatmaya çalışıyor.
Haber Giriş Tarihi: 18.04.2026 14:30
Haber Güncellenme Tarihi: 18.04.2026 14:30
Muhabir:
Yasin Köz
https://www.haberxr.com/
İzmir'in son yorgan ustaları, elyaf ürünlere ve çırak yokluğuna rağmen el emeğiyle geleneksel mesleklerini yaşatmaya çalışıyor.
"MÜZELİK" KAVRAMA DÖNÜŞEN BİR ZANAAT
Bir dönem kışın habercisi olan hallaçların yay sesleri sokaklardan silinirken, geleneksel yorgancılık da fabrikasyon ürünlerin gölgesinde modern dünyaya direnmeye çalışıyor. Pamuk ve yünlü yorganların yerini silikon ve sentetik elyafların aldığı günümüzde, mesleğin İzmir'deki son temsilcileri olan 60 yıllık usta Mehmet Pehlivan ve 48 yıllık usta Reşat Altay, zanaatın dünü ve bugününü değerlendirdi.
İYİ YORGANIN SIRRI: MALZEMEYE SAYGI
Yorgancılığın sadece bir eşya üretimi değil, güven ve ustalık müessesesi olduğunu belirten ustalar, fabrikasyonun getirdiği ucuzluğa ve hafifliğe karşı doğallığı savunuyor:
Mehmet Pehlivan: "Doğal yün ve pamuğun kabartılmasıyla başlayan süreç, kılıfın içine serilmesi ve iğneyle ilmek ilmek işlenmesiyle devam eder. Bu sadece dikiş değil; yelpaze, fiyonk, tavus kuşu gibi motiflerle bezenmiş birer sanat eseridir."
Reşat Altay: "Durum oldukça vahim. Doğal yünün ve pamuğun insan sağlığı üzerindeki olumlu etkileri, vücut ısısını dengelemesi ve nefes alması, ne yazık ki modern konforun gölgesinde kalıyor."
ÇIRAK YETİŞMİYOR, KÜLTÜREL MİRAS ERİYOR
Hallaçlık mesleğinin bitme noktasına gelmesi, malzemenin de ruhunu kaybetmesine yol açtı. Günümüzde bu zanaatın kıymetini genellikle geleneğe bağlı yaşlı kuşak ve doğal hayatı savunan bilinçli bir genç azınlık biliyor. "Dükkanın kapısını benden sonra açacak kimse yok" diyerek çırak yetişmemesinden dert yanan ustalar, kurtuluş reçetesi olarak şu adımları işaret ediyor:
Dükkanların ayakta kalabilmesi için esnafa vergi muafiyetleri ve hibe destekleri sağlanması.
Meslek liselerinde veya belediye kurslarında bu sanatın "tasarım" odaklı modern bir karşılık bularak gençlere sevdirilmesi.
EDİTÖRÜN NOTU: Reşat Usta'nın yeni nesle seslenirken kurduğu, "Bir gün o fabrikasyon ürünler sizi yorduğunda, yeniden doğala ve emeğe döneceksiniz; umarım o gün geldiğinde iğneyi tutacak bir usta bulabilirsiniz" cümlesi, yitip giden tüm el sanatlarımızın ortak çığlığıdır. Kültürel hafızamızı ve el emeğini "yaşayan insan hazinelerimiz" hayattayken korumak, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İzmir'in Son Yorgan Ustaları Fabrikasyona Direniyor
İzmir'in son yorgan ustaları, elyaf ürünlere ve çırak yokluğuna rağmen el emeğiyle geleneksel mesleklerini yaşatmaya çalışıyor.
İzmir'in son yorgan ustaları, elyaf ürünlere ve çırak yokluğuna rağmen el emeğiyle geleneksel mesleklerini yaşatmaya çalışıyor.
"MÜZELİK" KAVRAMA DÖNÜŞEN BİR ZANAAT
Bir dönem kışın habercisi olan hallaçların yay sesleri sokaklardan silinirken, geleneksel yorgancılık da fabrikasyon ürünlerin gölgesinde modern dünyaya direnmeye çalışıyor. Pamuk ve yünlü yorganların yerini silikon ve sentetik elyafların aldığı günümüzde, mesleğin İzmir'deki son temsilcileri olan 60 yıllık usta Mehmet Pehlivan ve 48 yıllık usta Reşat Altay, zanaatın dünü ve bugününü değerlendirdi.
İYİ YORGANIN SIRRI: MALZEMEYE SAYGI
Yorgancılığın sadece bir eşya üretimi değil, güven ve ustalık müessesesi olduğunu belirten ustalar, fabrikasyonun getirdiği ucuzluğa ve hafifliğe karşı doğallığı savunuyor:
Mehmet Pehlivan: "Doğal yün ve pamuğun kabartılmasıyla başlayan süreç, kılıfın içine serilmesi ve iğneyle ilmek ilmek işlenmesiyle devam eder. Bu sadece dikiş değil; yelpaze, fiyonk, tavus kuşu gibi motiflerle bezenmiş birer sanat eseridir."
Reşat Altay: "Durum oldukça vahim. Doğal yünün ve pamuğun insan sağlığı üzerindeki olumlu etkileri, vücut ısısını dengelemesi ve nefes alması, ne yazık ki modern konforun gölgesinde kalıyor."
ÇIRAK YETİŞMİYOR, KÜLTÜREL MİRAS ERİYOR
Hallaçlık mesleğinin bitme noktasına gelmesi, malzemenin de ruhunu kaybetmesine yol açtı. Günümüzde bu zanaatın kıymetini genellikle geleneğe bağlı yaşlı kuşak ve doğal hayatı savunan bilinçli bir genç azınlık biliyor. "Dükkanın kapısını benden sonra açacak kimse yok" diyerek çırak yetişmemesinden dert yanan ustalar, kurtuluş reçetesi olarak şu adımları işaret ediyor:
Dükkanların ayakta kalabilmesi için esnafa vergi muafiyetleri ve hibe destekleri sağlanması.
Meslek liselerinde veya belediye kurslarında bu sanatın "tasarım" odaklı modern bir karşılık bularak gençlere sevdirilmesi.
149 Milyonluk Tefeci Operasyonu: 3 Kişi Tutuklandı
İzmir Kuşkonmaz Üretiminde Zirveyi Hedefliyor
Baklava Kırıntılarından 'Geri Dönüşüm' Tatlısı: Baklavalı Helva
Mutfaktaki tehlike: Kurşunlu çiniye dikkat
Eski vali adliyede: Soruşturma derinleşiyor
Yüz şişkinliğinde popüler yöntemler ne kadar etkili?
ÇOK OKUNAN