Gaziantep’in Yarım Asırlık Zanaatkarı: Terzi Mehmet Mercan

Gaziantep’te 10 yaşında çırak olarak başladığı terzilikte 50 yılı geride bırakan 77 yaşındaki Mehmet Mercan, 15 metrekarelik dükkanında kumaşları adeta bir mühendis titizliğiyle işliyor.

Haber Giriş Tarihi: 18.02.2026 08:01
Haber Güncellenme Tarihi: 18.02.2026 08:01
Muhabir: Yasin Köz
Gaziantep’in Yarım Asırlık Zanaatkarı: Terzi Mehmet Mercan

Gaziantep’in tarihi sokaklarında iğne ve ipliğin ritmi yarım asırdır kesilmeden yankılanmaya devam ediyor. Şahinbey ilçesi Alaybey Mahallesi’nde, 15 metrekarelik mütevazı dükkanında kumaşlara hayat veren 77 yaşındaki Mehmet Mercan, terzilik mesleğini ilk günkü aşk ve heyecanla sürdürüyor. 10 yaşında çırak olarak adım attığı bu zanaatta 50 yılı deviren Mercan, hem bir usta hem de Gaziantep Terziler, Konfeksiyoncular ve Giyim Sanatkarları Esnaf Odası Başkanı olarak mesleğin onurunu korumak için mücadele veriyor. İlerleyen yaşına rağmen günün ilk ışıklarıyla atölyesini açan emektar usta, çalışma azmiyle genç nesillere örnek oluyor.

USTASINDAN ALDIĞI ELİ 1973’TEN BERİ TAŞIYOR

Mesleğe adım atışını ve eski günleri özlemle anan Mehmet Mercan, zanaatını "Kilisli Mehmet Ali Usta"dan öğrendiğini belirtiyor. Askerlik dönüşü 1973 yılında kendi dükkanını açtığını ifade eden Mercan, "O günler çok güzeldi; ustalarımıza saygımız, mesleğimize sadakatimiz vardı. 1973’ten beri bu dükkanda müşterilerime hizmet veriyorum. Bu meslek beni zengin etmedi belki ama kimseye de muhtaç etmedi. 6 çocuğumu bu iğne ve iplikle kimseye muhtaç olmadan büyüttüm ve evlendirdim" dedi. Mercan, her bir takımı dikerken bir mühendis gibi ölçüp biçtiği kumaşların, sadece bir kıyafet değil birer emek abidesi olduğunu vurguluyor.

"MESLEK OKULDA DEĞİL, DÜKKANDA ÖĞRENİLİR"

Gaziantep Terziler Odası Başkanı olarak sektörün sorunlarına da değinen Mercan, özellikle çıraklık sistemiyle ilgili önemli bir tespitte bulunuyor. Mesleğin teorik eğitimden ziyade usta-çırak ilişkisiyle gelişebileceğini savunan Mercan, "Çıraklık okulları var ama bu meslek dükkanda öğrenilir. Okuldaki öğretmen çocuk buraya gelmeden ona terziliği öğretemez. Çocuk buraya gelecek, parmağını bağlayacağız, kumaşı koklayacak. Biz bir dükkanda 4 çırak çalışırdık. Şimdi ise arkadan yetişen kimse yok. Eğer böyle giderse 15-20 sene sonra elbise dikecek terzi bulamazsınız" sözleriyle endişesini dile getirdi.

YETİŞEN ELEMAN YOK, MESLEK KAYBOLUYOR

Tüm zanaat dallarında olduğu gibi terzilikte de eleman sıkıntısının had safhaya ulaştığını belirten Mercan, ailelere çağrıda bulundu. "Eskiden 'çocuğuma meslek öğret' diyenler vardı, şimdi kapımızı çalan yok" diyen emektar usta, terziliğin saygı duyulan ve insanı asla aç bırakmayan bir meslek olduğunu hatırlattı. Mercan’a göre, bir insanı giydirmenin ve o elbiseyi sıfırdan var etmenin verdiği mutluluk paha biçilemez. Tek başına kalmasına rağmen tezgahının başından ayrılmayan Mehmet Mercan, elindeki iğneyi son nefesine kadar bırakmamaya kararlı.

Editör Notu

Mehmet Mercan’ın hikayesi, aslında kaybolmaya yüz tutmuş bir kültürün son temsilcilerinden birinin haykırışıdır. 15 metrekarelik bir dükkanda 50 yıl boyunca aynı disiplinle çalışmak, sadece ekonomik bir çaba değil, bir "sabır ve estetik" sınavıdır. "Meslek dükkanda öğrenilir" vurgusu, usta-çırak ilişkisinin Türk zanaat tarihindeki hayati önemini bir kez daha hatırlatıyor. Bugün hazır giyimin gölgesinde kalsa da, bir terzinin titizliğiyle dikilmiş takım elbisenin ruhunu hiçbir fabrikasyon üründe bulmak mümkün değildir. Gaziantep'in bu emektar çınarına sağlıklı ömürler dileriz.

Geleneksel terzilik zanaatının geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce usta-çırak ilişkisi modern eğitim sistemine entegre edilebilir mi? Yorumlarınızı bekliyoruz.

Kaynak: İHA

ÇOK OKUNAN

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.