Antalya'da şehrin en değerli noktalarını kapsayan milyarlarca dolarlık araziler için süren 67 yıllık davada, sahte mirasçı krizi yaşanıyor. Avukat Necati Yılmaz, "Sülalesinde Süleyman ismini bulan herkes mirasçı olduğunu iddia edip davayı kilitliyor" dedi.
Haber Giriş Tarihi: 05.01.2026 11:19
Haber Güncellenme Tarihi: 17.01.2026 14:07
Muhabir:
Yasin Köz
Antalya’nın en değerli bölgelerini kapsayan ve piyasa değeri milyarlarca dolarla ifade edilen arazilerin mülkiyet mücadelesi, tam 67 yıldır devam eden bir hukuk maratonuna dönüşmüş durumda. Arap Süleyman ve Hacı Bekirzade Mehmet Ağa ile Hazine adına kayıtlı olan; üzerinde Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 5 yıldızlı oteller, stadyum, adliye ve binlerce konutun bulunduğu 2 milyon 400 bin metrekarelik alan, "sahte mirasçılar" yüzünden paylaşılamıyor. Davanın avukatlarından Necati Yılmaz, sürecin tıkanmasına neden olan trajikomik olayları ve hukuk sistemindeki aksaklıkları anlattı.
"Sülalesinde 'Süleyman' Olan Dosyaya Geliyor"
Hacı Bekirzade Mehmet Ağa ve Arap Süleyman'ın bazı gerçek mirasçıları adına 20 yılı aşkın süredir davayı takip eden Avukat Necati Yılmaz, dosyanın yüzlerce ilgisiz kişi tarafından şişirildiğini belirtti. Yılmaz, "İnsanlar 'Arap Süleyman'ın mirasçısıyız' diyerek geliyorlar ama nasıl mirasçı olduklarına dair en ufak fikirleri yok. Ailesinde 'Süleyman' ismini bulan her kimse soluğu bu dosyada alıyor. Ne yazık ki mahkemeler de yeterince inceleme yapmadan, usul prosedürlerini tam yerine getirmeden bu kişilerin müdahillik taleplerini kabul etmiş. Dosyada 'asli müdahil' görünen yüzlerce kişi, gerçekte kimin torunu olduğunu bile bilmiyor" diye konuştu.
Annesinden Önce Doğan Çocuklar!
Avukat Yılmaz, sahte mirasçılık iddialarının boyutunu çarpıcı bir örnekle gözler önüne serdi. Evrakta sahtecilikten yargılanan H.Y. isimli şahsı hatırlatan Yılmaz, şunları söyledi: "Bu davada mantık sınırlarını zorlayan iddialar var. Örneğin; Arap Süleyman'ın kızı Zeynep'in doğum tarihi nüfus kayıtlarında 1877 görünüyor. Ancak Zeynep'in mirasçısı olduğunu iddia eden kişilerin sunduğu soy ağacında, Zeynep'in çocuklarının doğum tarihi 1872. Yani annesinden 5 yıl önce doğmuş çocuklar olduğunu iddia ediyorlar. Bu kadar komik ve imkansız durumlar var. Ancak mahkemeler bu talepleri yeterince süzgeçten geçirmiyor."
Antalya'nın Yarısı Bu Arazide
Dava konusu olan 2 milyon 400 bin metrekarelik alan, Antalya şehir merkezinin en kritik noktalarını kapsıyor. İşte dava dosyasına giren o devasa mirasın üzerindeki yapılar:
Falez ve Rixos gibi lüks oteller
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Cam Piramit, AKM ve Atatürk Kültür Parkı
Corendon Stadyumu ve Antalyaspor Tesisleri
Antalya Adliyesi ve Bölge İdare Mahkemesi
Meltem Mahallesi'ndeki yaklaşık 10 bin konut
Okullar, camiler ve kamu binaları
Dava Neden Bitmiyor?
Avukat Necati Yılmaz, davanın 1958 yılından beri sürmesinin ve çuvallar dolusu evrak birikmesinin temel nedenini "usulsüz müdahillikler" olarak açıkladı. Yılmaz, "Ne kadar çok taraf varsa, dava o kadar zorlaşıyor. Dosyaya eklenen her kişinin istinaf ve temyiz hakkı doğuyor. İki duruşma arasında bu kişilerden biri ölüyor, bu sefer onların mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekiyor. Mahkeme, mirasçı olup olmadığını bilmediğimiz insanların veraset ilamlarıyla uğraşırken asıl dava bir türlü sonuçlanamıyor. Amaç, dosyayı sürüncemede bırakarak bu kaostan yararlanmak" ifadelerini kullandı.
Editörün Notu: Değerli okurlar, "Benim dedem de paşaymış, şurada arazisi varmış" efsanelerini hepimiz duymuşuzdur ama Antalya'daki bu olay şehir efsanesini aşıp bir hukuk garabetine dönüşmüş durumda. Annesinden yaşlı çocukların mirasçı olarak iddia edildiği bir dosyada, davanın 67 yıl sürmesi belki de şaşırtıcı değil. Milyarlarca dolarlık bu pasta o kadar büyük ki, herkes elinde çatalla bekliyor. Olan ise mülkiyet sorunu çözülemeyen Antalya'nın en değerli arazilerine ve gerçek hak sahiplerine oluyor. Dickens romanlarını aratmayan bu dava, hukuk fakültelerinde "Usul Hukuku ve Yargılama Süreçleri" dersinde vaka analizi olarak okutulmalı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Çuvallar Dolusu Evrak, Bitmeyen Dava: Arap Süleyman’ın Mirasına "İsim Benzerliği" Piyangosu
Antalya'da şehrin en değerli noktalarını kapsayan milyarlarca dolarlık araziler için süren 67 yıllık davada, sahte mirasçı krizi yaşanıyor. Avukat Necati Yılmaz, "Sülalesinde Süleyman ismini bulan herkes mirasçı olduğunu iddia edip davayı kilitliyor" dedi.
Antalya’nın en değerli bölgelerini kapsayan ve piyasa değeri milyarlarca dolarla ifade edilen arazilerin mülkiyet mücadelesi, tam 67 yıldır devam eden bir hukuk maratonuna dönüşmüş durumda. Arap Süleyman ve Hacı Bekirzade Mehmet Ağa ile Hazine adına kayıtlı olan; üzerinde Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 5 yıldızlı oteller, stadyum, adliye ve binlerce konutun bulunduğu 2 milyon 400 bin metrekarelik alan, "sahte mirasçılar" yüzünden paylaşılamıyor. Davanın avukatlarından Necati Yılmaz, sürecin tıkanmasına neden olan trajikomik olayları ve hukuk sistemindeki aksaklıkları anlattı.
"Sülalesinde 'Süleyman' Olan Dosyaya Geliyor"
Hacı Bekirzade Mehmet Ağa ve Arap Süleyman'ın bazı gerçek mirasçıları adına 20 yılı aşkın süredir davayı takip eden Avukat Necati Yılmaz, dosyanın yüzlerce ilgisiz kişi tarafından şişirildiğini belirtti. Yılmaz, "İnsanlar 'Arap Süleyman'ın mirasçısıyız' diyerek geliyorlar ama nasıl mirasçı olduklarına dair en ufak fikirleri yok. Ailesinde 'Süleyman' ismini bulan her kimse soluğu bu dosyada alıyor. Ne yazık ki mahkemeler de yeterince inceleme yapmadan, usul prosedürlerini tam yerine getirmeden bu kişilerin müdahillik taleplerini kabul etmiş. Dosyada 'asli müdahil' görünen yüzlerce kişi, gerçekte kimin torunu olduğunu bile bilmiyor" diye konuştu.
Annesinden Önce Doğan Çocuklar!
Avukat Yılmaz, sahte mirasçılık iddialarının boyutunu çarpıcı bir örnekle gözler önüne serdi. Evrakta sahtecilikten yargılanan H.Y. isimli şahsı hatırlatan Yılmaz, şunları söyledi: "Bu davada mantık sınırlarını zorlayan iddialar var. Örneğin; Arap Süleyman'ın kızı Zeynep'in doğum tarihi nüfus kayıtlarında 1877 görünüyor. Ancak Zeynep'in mirasçısı olduğunu iddia eden kişilerin sunduğu soy ağacında, Zeynep'in çocuklarının doğum tarihi 1872. Yani annesinden 5 yıl önce doğmuş çocuklar olduğunu iddia ediyorlar. Bu kadar komik ve imkansız durumlar var. Ancak mahkemeler bu talepleri yeterince süzgeçten geçirmiyor."
Antalya'nın Yarısı Bu Arazide
Dava konusu olan 2 milyon 400 bin metrekarelik alan, Antalya şehir merkezinin en kritik noktalarını kapsıyor. İşte dava dosyasına giren o devasa mirasın üzerindeki yapılar:
Falez ve Rixos gibi lüks oteller
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Cam Piramit, AKM ve Atatürk Kültür Parkı
Corendon Stadyumu ve Antalyaspor Tesisleri
Antalya Adliyesi ve Bölge İdare Mahkemesi
Meltem Mahallesi'ndeki yaklaşık 10 bin konut
Okullar, camiler ve kamu binaları
Dava Neden Bitmiyor?
Avukat Necati Yılmaz, davanın 1958 yılından beri sürmesinin ve çuvallar dolusu evrak birikmesinin temel nedenini "usulsüz müdahillikler" olarak açıkladı. Yılmaz, "Ne kadar çok taraf varsa, dava o kadar zorlaşıyor. Dosyaya eklenen her kişinin istinaf ve temyiz hakkı doğuyor. İki duruşma arasında bu kişilerden biri ölüyor, bu sefer onların mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekiyor. Mahkeme, mirasçı olup olmadığını bilmediğimiz insanların veraset ilamlarıyla uğraşırken asıl dava bir türlü sonuçlanamıyor. Amaç, dosyayı sürüncemede bırakarak bu kaostan yararlanmak" ifadelerini kullandı.
Editörün Notu: Değerli okurlar, "Benim dedem de paşaymış, şurada arazisi varmış" efsanelerini hepimiz duymuşuzdur ama Antalya'daki bu olay şehir efsanesini aşıp bir hukuk garabetine dönüşmüş durumda. Annesinden yaşlı çocukların mirasçı olarak iddia edildiği bir dosyada, davanın 67 yıl sürmesi belki de şaşırtıcı değil. Milyarlarca dolarlık bu pasta o kadar büyük ki, herkes elinde çatalla bekliyor. Olan ise mülkiyet sorunu çözülemeyen Antalya'nın en değerli arazilerine ve gerçek hak sahiplerine oluyor. Dickens romanlarını aratmayan bu dava, hukuk fakültelerinde "Usul Hukuku ve Yargılama Süreçleri" dersinde vaka analizi olarak okutulmalı.
HABER ÖNERİSİ: Vergi Avantajı Ve Ucuz Kredi Talebi: Rent A Car Firmaları Eşit Rekabet İçin Hükümete Seslendi
Kaynak: DHA
Kaygı Bozukluklarında Dikkat Çeken Artış
Denizin Çekilmesiyle ‘Kral Yolu’ Ortaya Çıktı
Derbide İlk 15 Dakika Kritik Olacak
Polisten Kaçtı, 200 Bin TL Ceza Yedi
Antalya’daki Jet Sesleri İçin Resmi Açıklama
UNESCO’dan 2026 İçin Şeyh Edebali Kararı
ÇOK OKUNAN