Uzmanından Uyarı: Taş Riski Yüzde 50’ye Kadar Çıkıyor

Üriner sistem taş hastalığı, dünya genelinde acil servise başvuruların en sık nedenleri arasında yer alıyor.

Haber Giriş Tarihi: 20.02.2026 01:01
Haber Güncellenme Tarihi: 20.02.2026 01:01
Muhabir: Saliha Kara
Uzmanından Uyarı: Taş Riski Yüzde 50’ye Kadar Çıkıyor

Memorial Sağlık Grubu bünyesindeki Medstar Antalya Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Adil Güçal Güçlü, taş düşüren hastalarda 5 yıl içinde tekrarlama riskinin yüzde 50’ye kadar çıkabildiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.

“Sadece cerrahi değil, metabolik bir süreç”

Dr. Güçlü, taş hastalığının yalnızca cerrahi bir problem olmadığını, aynı zamanda metabolik bir süreç olduğunu vurguladı. Erkeklerde yaşam boyu görülme sıklığının yaklaşık yüzde 12, kadınlarda ise yüzde 6 civarında olduğunu belirten Güçlü, özellikle yetersiz sıvı tüketiminin taş oluşumunda temel risk faktörü olduğuna dikkat çekti.

Ona göre, birçok hasta sadece ağrı döneminde hastaneye başvuruyor; ancak asıl kritik nokta, taş oluşumunu tetikleyen metabolik dengesizliklerin tespit edilmesi.

“Doğum sancısına benzetilen şiddetli ağrı”

Taşın idrar akışını engellemesiyle böbrek içinde basınç artışı meydana geldiğini ifade eden Güçlü, şu bilgileri paylaştı:

Bel ve yan bölgede başlayıp kasığa vuran şiddetli ağrı

İdrarda kan görülmesi

Bulantı ve kusma

Ateş ve titreme

İdrar yaparken yanma

Bu ağrının halk arasında “doğum sancısına benzetildiğini” belirten Güçlü, bazı hastalarda birden fazla belirtinin aynı anda görülebildiğini söyledi.

Tanıda altın standart: Kontrastsız BT

Tanı sürecinde kontrastsız bilgisayarlı tomografinin (BT) altın standart olduğunu belirten Güçlü, bu yöntemin taşın boyutunu, yerini ve sertliğini net biçimde gösterdiğini söyledi.

Ultrasonografinin ise radyasyon içermemesi nedeniyle özellikle gebeler ve çocuklarda ilk tercih olduğunu ancak küçük ve kanala düşmüş taşları her zaman göstermeyebileceğini ifade etti. Ayrıca tam idrar tahlili ve böbrek fonksiyon testlerinin de mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini ekledi.

Ameliyatsız tedavi mümkün mü?

Taşın boyutuna göre tedavi planı değişiyor.

5 milimetrenin altındaki taşlarda bol su tüketimi ve kanal gevşetici ilaçlarla kendiliğinden düşme beklenebiliyor.

Şiddetli ağrı, enfeksiyon ya da böbrek fonksiyonlarında bozulma varsa cerrahi müdahale gündeme geliyor.

ESWL (şok dalga tedavisi) ve kapalı lazer yöntemleri sık kullanılan teknikler arasında.

Daha büyük taşlarda kapalı böbrek cerrahisi tercih edilebiliyor.

Taş oluşumunu önlemek için 5 altın kural

Dr. Güçlü’nün önerileri net ve uygulanabilir:

Günlük en az 2,5–3 litre su tüketilmeli, idrar rengi berrak olmalı.

Günlük tuz tüketimi 5 gram ile sınırlandırılmalı.

Kalsiyum ve oksalat dengesi korunmalı.

Aşırı kırmızı et tüketiminden kaçınılmalı.

Tekrarlayan taşlarda mutlaka taş analizi ve 24 saatlik idrar analizi yapılarak kişiye özel diyet planı oluşturulmalı.

Son olarak Güçlü, düzenli takip ve yaşam tarzı değişiklikleriyle taş hastalığının tekrarının büyük ölçüde önlenebileceğini vurguladı. Özellikle ilk taşı düşüren hastaların “nasıl olsa geçti” diyerek kontrolleri aksatmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: İHA

ÇOK OKUNAN

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.