KTÜ ve TÜBİTAK başardı: Yeni yerli ilaç adayı bağırsak kanserini vuruyor!

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ve TÜBİTAK MAM iş birliğiyle yürütülen projede sentezlenen 32 yeni molekülden 2'sinin, hayvan deneylerinde kolorektal kanser tümörlerini %70-80 oranında küçülttüğü tespit edildi.

Haber Giriş Tarihi: 06.02.2026 03:00
Haber Güncellenme Tarihi: 06.02.2026 03:00
Muhabir: Yasin Köz
KTÜ ve TÜBİTAK başardı: Yeni yerli ilaç adayı bağırsak kanserini vuruyor!

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ve TÜBİTAK MAM iş birliğiyle yürütülen projede sentezlenen 32 yeni molekülden 2'sinin, hayvan deneylerinde kolorektal kanser tümörlerini %70-80 oranında küçülttüğü tespit edildi. Mevcut kemoterapi ilaçlarına göre daha az yan etki gösteren bu moleküller, yerli kanser ilacı yolunda dev bir adım olarak nitelendiriliyor.

Dünyada en sık görülen üçüncü kanser türü olan ve ne yazık ki görülme yaşı 45'in altına kadar düşen kolorektal (bağırsak) kanserine karşı Türk bilim insanları "biz de varız" dedi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Kimya Bölümü ile TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) ortaklığında yürütülen proje, kanser tedavisinde ezber bozacak sonuçlar ortaya koydu.

KTÜ Fen Fakültesi'nden Doç. Dr. Ceyda İçsel Yılmaz ve Prof. Dr. Veysel Turan Yılmaz öncülüğündeki ekip, laboratuvar ortamında 32 yeni antikanser molekülü sentezledi. Bu moleküller, mevcut tedavilerde kullanılan ancak ağır yan etkileri bulunan ilaçlara alternatif olması amacıyla geliştirildi.

Mevcut İlaçlardan Çok Daha Güçlü

Proje kapsamında geliştirilen moleküller, önce hücre kültürlerinde ardından hayvan deneylerinde test edildi. Sonuçlar bilim dünyasını heyecanlandırdı. Sentezlenen 32 molekülden özellikle 2 tanesinin, şu an piyasada yaygın olarak kullanılan kemoterapi ilaçlarına (5-fluorourasil ve oksaliplatin) kıyasla çok daha üstün performans gösterdiği belirlendi.

Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde, bu iki "süper molekülün" tümör hacmini %70 ila %80 oranında küçülttüğü görüldü. Daha da önemlisi, bu bileşiklerin kanserli hücreleri öldürürken sağlıklı hücrelere verdiği zararın (toksisite) mevcut ilaçlara göre çok daha düşük olduğu tespit edildi.

"Literatürdeki Boşluğu Doldurduk"

Projenin mimarlarından Doç. Dr. Ceyda İçsel Yılmaz, çalışmanın özgünlüğüne dikkat çekerek şunları söyledi: "Projemizde, paladyum ve platin iyonlarını içeren 32 adet yeni bileşik elde ettik. Bu alanda literatürde büyük bir boşluk vardı. Geliştirdiğimiz bileşiklerin en büyük avantajı 'seçicilik' göstermesi. Yani kanserli hücreyi tanıyıp yok ederken, sağlıklı hücreye zarar vermiyor. Mevcut ilaçlara rakip olabilecek, hatta onlardan daha etkili yerli adaylarımızı sentezlemiş olduk."

"Tohumu Ektik, Fide Büyüyecek"

Projenin bir diğer önemli ismi Prof. Dr. Veysel Turan Yılmaz ise elde edilen başarının milli ilaç üretimi için bir kıvılcım olduğunu vurguladı. Yılmaz, "Biz şimdi bir tohum ektik, bu tohum fideye dönüştü. Asıl serüven bundan sonra başlıyor. Bu fideyi koruyup büyüterek ülkemize milli ve yerli bir kanser ilacı kazandırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.

Bu çalışma, Türkiye'nin ilaç endüstrisinde dışa bağımlılığını azaltma ve kendi molekülünü üreten bir ülke olma yolunda atılmış en somut adımlardan biri olarak kayıtlara geçti.

Editörün Notu: "Kanser tedavisindeki en büyük zorluk, ilacın 'dost' ve 'düşman' hücreyi ayırt edememesidir. Kemoterapinin saç dökmesi veya bağışıklığı düşürmesi bu yüzdendir. KTÜ'lü hocalarımızın geliştirdiği moleküllerin 'seçici' davranması ve sağlıklı hücreye az zarar vermesi, tümörün küçülmesinden bile daha değerli bir bulgu olabilir. Bu çalışma henüz hayvan deneyi aşamasında olsa da, Faz çalışmalarına geçilmesiyle Türkiye'nin ilk yerli kanser ilacına dönüşme potansiyeli çok yüksek."

HABER ÖNERİSİ: Depremde Parkasını Veren Emekli Albay, 3 Yıl Sonra Üniversite Öğrencisiyle Buluştu

Kaynak: İHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.