Horlama ve Sabah Yorgunluğu Kalp Krizini Tetikliyor
Horlama ve Sabah Yorgunluğu Kalp Krizini Tetikliyor
Masum sanılan horlama ve sabah yorgunluğu, kalp krizi ile kaza riskini artıran gizli tehlike uyku apnesinin en büyük habercisi olabilir.
Haber Giriş Tarihi: 14.03.2026 03:34
Haber Güncellenme Tarihi: 14.03.2026 03:34
Muhabir:
Yasin Köz
Modern çağın bitmek bilmeyen koşuşturmacası içinde en çok fedakarlık ettiğimiz şeylerin başında uyku geliyor. Birçok insan uykuyu yalnızca günün yorgunluğunu atmak için basit bir dinlenme molası olarak görse de, tıp dünyası bu karanlık saatlerin aslında vücudumuzun en kritik tamirhanesi olduğu konusunda uyarıyor. Geride bıraktığımız 13 Mart Dünya Uyku Günü vesilesiyle gündeme gelen sinsi bir tehlike, yatak odalarımızdaki masum sanılan seslerin ardında ölümcül riskler barındırdığını ortaya koydu. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu'nun dikkat çektiği uyku apnesi, toplumda hızla yayılan ancak çoğu zaman ciddiye alınmayan sessiz bir katil olarak nitelendiriliyor.
VÜCUDUN EN TEMEL İLACI VE GİZLİ TEHLİKE
Prof. Dr. Akkoyunlu, uykunun beyin ve tüm organlar için bir yenilenme evresi olduğunu belirterek, bu sürecin insan bedeni için "doğal bir tedavi" mekanizması işlevi gördüğünü ifade ediyor. Günümüzde pek çok kişinin uykuda solunum durması sorunu yaşadığı halde durumun farkında olmadığını vurgulayan uzman isim, sabahları yorgun kalkanların ve gün içinde aniden uyku bastıranların "vakit kaybetmeden profesyonel" destek alması gerektiğini hatırlatıyor.
Hastalığın vücutta yarattığı zincirleme tahribat ve riskler ise tıbbi kayıtlara şu şekilde yansıyor:
Hipertansiyon ve kalp yetmezliği gibi kronik sorunların temelinde genellikle teşhis edilmemiş solunum durmaları yatıyor.
Uyku düzeninin bozulması metabolizmayı altüst ederek doğrudan "obezite ve diyabet" gibi sistemik hastalıklara davetiye çıkarıyor.
Hastalardaki odaklanma kaybı sadece iş verimini düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda ölümcül "trafik ve iş" kazalarını da doğrudan tetikliyor.
KALİTELİ BİR UYKU İÇİN 5 ALTIN KURAL
Toplum güvenliğini dahi tehdit eden bu sağlık sorunuyla başa çıkmak elbette imkansız değil. Uzmanlar, sağlıklı bir yaşam için uyku hijyeninin hayati bir zorunluluk olduğunun altını çizerek vatandaşlara bazı temel yaşam tarzı değişiklikleri öneriyor. Biyolojik saatimiz için kritik olan melatonin hormonunun doğru salgılanabilmesi adına yatak odasının "karanlık ve serin" tutulması büyük önem taşıyor. Ekranların yaydığı mavi ışıktan korunmak için yatmadan en az bir saat önce teknolojik cihazlarla vedalaşmak gerekiyor.
Ayrıca gece geç saatlerde tüketilen ağır gıdalar ve kafeinli içecekler uyku mimarisini bozduğu için akşam yemeklerinin mutlaka "hafif tutulması" tavsiye ediliyor. Gün içindeki fiziksel hareketliliğin uyku kalitesini artırdığı bilinse de ağır sporların uyku saatine yakın yapılmaması gerektiği, ideal kilonun korunmasının ise solunum yolundaki mekanik baskıyı azaltarak apne riskini ciddi oranda düşürdüğü belirtiliyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Horlama ve Sabah Yorgunluğu Kalp Krizini Tetikliyor
Masum sanılan horlama ve sabah yorgunluğu, kalp krizi ile kaza riskini artıran gizli tehlike uyku apnesinin en büyük habercisi olabilir.
Modern çağın bitmek bilmeyen koşuşturmacası içinde en çok fedakarlık ettiğimiz şeylerin başında uyku geliyor. Birçok insan uykuyu yalnızca günün yorgunluğunu atmak için basit bir dinlenme molası olarak görse de, tıp dünyası bu karanlık saatlerin aslında vücudumuzun en kritik tamirhanesi olduğu konusunda uyarıyor. Geride bıraktığımız 13 Mart Dünya Uyku Günü vesilesiyle gündeme gelen sinsi bir tehlike, yatak odalarımızdaki masum sanılan seslerin ardında ölümcül riskler barındırdığını ortaya koydu. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu'nun dikkat çektiği uyku apnesi, toplumda hızla yayılan ancak çoğu zaman ciddiye alınmayan sessiz bir katil olarak nitelendiriliyor.
VÜCUDUN EN TEMEL İLACI VE GİZLİ TEHLİKE
Prof. Dr. Akkoyunlu, uykunun beyin ve tüm organlar için bir yenilenme evresi olduğunu belirterek, bu sürecin insan bedeni için "doğal bir tedavi" mekanizması işlevi gördüğünü ifade ediyor. Günümüzde pek çok kişinin uykuda solunum durması sorunu yaşadığı halde durumun farkında olmadığını vurgulayan uzman isim, sabahları yorgun kalkanların ve gün içinde aniden uyku bastıranların "vakit kaybetmeden profesyonel" destek alması gerektiğini hatırlatıyor.
Hastalığın vücutta yarattığı zincirleme tahribat ve riskler ise tıbbi kayıtlara şu şekilde yansıyor:
Tedavi edilmeyen uyku apnesi, hastalarda "kalp krizi riski" ihtimalini katlanarak artırıyor.
Hipertansiyon ve kalp yetmezliği gibi kronik sorunların temelinde genellikle teşhis edilmemiş solunum durmaları yatıyor.
Uyku düzeninin bozulması metabolizmayı altüst ederek doğrudan "obezite ve diyabet" gibi sistemik hastalıklara davetiye çıkarıyor.
Hastalardaki odaklanma kaybı sadece iş verimini düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda ölümcül "trafik ve iş" kazalarını da doğrudan tetikliyor.
KALİTELİ BİR UYKU İÇİN 5 ALTIN KURAL
Toplum güvenliğini dahi tehdit eden bu sağlık sorunuyla başa çıkmak elbette imkansız değil. Uzmanlar, sağlıklı bir yaşam için uyku hijyeninin hayati bir zorunluluk olduğunun altını çizerek vatandaşlara bazı temel yaşam tarzı değişiklikleri öneriyor. Biyolojik saatimiz için kritik olan melatonin hormonunun doğru salgılanabilmesi adına yatak odasının "karanlık ve serin" tutulması büyük önem taşıyor. Ekranların yaydığı mavi ışıktan korunmak için yatmadan en az bir saat önce teknolojik cihazlarla vedalaşmak gerekiyor.
Ayrıca gece geç saatlerde tüketilen ağır gıdalar ve kafeinli içecekler uyku mimarisini bozduğu için akşam yemeklerinin mutlaka "hafif tutulması" tavsiye ediliyor. Gün içindeki fiziksel hareketliliğin uyku kalitesini artırdığı bilinse de ağır sporların uyku saatine yakın yapılmaması gerektiği, ideal kilonun korunmasının ise solunum yolundaki mekanik baskıyı azaltarak apne riskini ciddi oranda düşürdüğü belirtiliyor.
Kaynak: İHA
Uyku Krizi Büyüyor: Türkiye'de 5 Milyon Kişi Apne Tehdidi Altında
Horlama ve Sabah Yorgunluğu Kalp Krizini Tetikliyor
Milli Curlingçiler Kanada'da Dünya Şampiyonası Bileti İçin Buzda
Manisa'da Uçurtmalı Matematik: Korkulan Ders Eğlenceye Dönüştü
Kadınlarda Gizli Tehlike: Şiddetli Adet Sancısı
Erzincan'da Engelleri Aşan Ayşe'nin 25 Yıllık Kayak Hayali Gerçek
ÇOK OKUNAN