Doğru Bilinen Yanlış: "Bıçak Değerse Yayılır" İnanışı Tedaviyi Geciktiriyor
Doğru Bilinen Yanlış: "Bıçak Değerse Yayılır" İnanışı Tedaviyi Geciktiriyor
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Benan Çağlayan, 1995-2019 yılları arasında 50 yaş altı bireylerde kanser vakalarının %79 arttığını açıkladı
Haber Giriş Tarihi: 06.02.2026 21:30
Haber Güncellenme Tarihi: 06.02.2026 21:30
Muhabir:
Yasin Köz
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Benan Çağlayan, 1995-2019 yılları arasında 50 yaş altı bireylerde kanser vakalarının %79 arttığını açıkladı. Genç kadınlarda meme ve tiroit, genç erkeklerde ise melanom ve lenfoma öne çıkıyor. Çağlayan, erken tanının hayat kurtardığını ve kanserin artık kronik bir hastalık gibi yönetilebildiğini vurguladı.
Tıbbın gelişmesiyle yaşam süresi uzasa da modern çağın vebası kanser, ne yazık ki yaş sınırını aşağıya çekiyor. 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Medical Park İstanbul Onkoloji Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Benan Çağlayan, ezber bozan veriler paylaştı.
Genç Nesil Tehdit Altında
Prof. Dr. Çağlayan’ın paylaştığı en çarpıcı veri, genç nüfusu ilgilendiriyor. 1995 ile 2019 yılları arasındaki veriler, 50 yaş altı bireylerde kanser sıklığında %79’luk bir artış yaşandığını gösteriyor. Eskiden ileri yaş hastalığı olarak bilinen akciğer kanseri, artık hiç sigara içmemiş genç bireylerde bile görülebiliyor.
Cinsiyete göre dağılım incelendiğinde ise; genç kadınlarda meme ve tiroit kanseri başı çekerken, genç erkeklerde melanom (cilt kanseri), lenfoma ve prostat kanserleri daha sık görülüyor. Genel tabloya bakıldığında ise erkeklerin kansere yakalanma riski, kadınlara göre %25 daha fazla.
2050 Kabusu ve Korunma Yolları
Veriler, önlem alınmazsa geleceğin karanlık olduğunu fısıldıyor. 2050 yılında dünyada 30 milyondan fazla kişiye kanser tanısı konulacağı öngörülüyor. Ancak Prof. Dr. Çağlayan, bu karamsar tablonun içinde bir umut ışığı yakıyor: "Kanser vakalarının %40'ı önlenebilir."
Tütün ürünlerinden uzak durmak, sağlıklı beslenmek ve hareketli bir yaşam, riskleri yarı yarıya azaltıyor. Ayrıca meme, prostat ve akciğer gibi kanser türlerinde tarama programlarına katılmak, hastalığı "öldürücü" olmaktan çıkarıp "tedavi edilebilir" hale getiriyor.
Bu Belirtileri Hafife Almayın
Erken tanı için vücudun verdiği sinyalleri iyi okumak gerekiyor. Prof. Dr. Çağlayan, şu belirtilerin 2 haftadan uzun sürmesi halinde mutlaka doktora gidilmesi gerektiğini belirtiyor:
Geçmeyen öksürük ve kanlı balgam,
Açıklanamayan kilo kaybı ve iştahsızlık,
Bağırsak alışkanlıklarında ani değişiklikler,
Vücudun herhangi bir yerinde ele gelen kitleler.
Halk Arasındaki "Efsaneler" Öldürüyor
Prof. Dr. Çağlayan, toplumdaki yanlış inanışların tedaviyi engellediğine dikkat çekti. Özellikle "Bıçak değerse kanser yayılır" veya "Biyopsi kanseri azdırır" gibi bilim dışı inanışların hastaları tedaviden kaçırdığını belirten Çağlayan, "Bu düşüncelerin bilimsel temeli yoktur. Aksine, cerrahi ve biyopsi teşhis ile tedavinin temelidir. Kanser artık her zaman ölümcül değil, doğru tedaviyle yönetilebilen kronik bir hastalıktır" dedi.
Editörün Notu: "Gençlerdeki %79'luk artış gerçekten alarm verici. Bu durum, sadece genetikle değil; yediğimiz paketli gıdalar, soluduğumuz hava ve stresli yaşam tarzımızla da doğrudan ilgili. 'Bana bir şey olmaz' demek yerine, özellikle 40 yaşından sonra (ailenizde öykü varsa daha erken) rutin taramalarınızı yaptırmak, sevdiklerinize verebileceğiniz en büyük hediye. Unutmayın, kanserden değil, geç kalmaktan korkmalıyız."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Doğru Bilinen Yanlış: "Bıçak Değerse Yayılır" İnanışı Tedaviyi Geciktiriyor
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Benan Çağlayan, 1995-2019 yılları arasında 50 yaş altı bireylerde kanser vakalarının %79 arttığını açıkladı
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Benan Çağlayan, 1995-2019 yılları arasında 50 yaş altı bireylerde kanser vakalarının %79 arttığını açıkladı. Genç kadınlarda meme ve tiroit, genç erkeklerde ise melanom ve lenfoma öne çıkıyor. Çağlayan, erken tanının hayat kurtardığını ve kanserin artık kronik bir hastalık gibi yönetilebildiğini vurguladı.
Tıbbın gelişmesiyle yaşam süresi uzasa da modern çağın vebası kanser, ne yazık ki yaş sınırını aşağıya çekiyor. 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Medical Park İstanbul Onkoloji Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Benan Çağlayan, ezber bozan veriler paylaştı.
Genç Nesil Tehdit Altında
Prof. Dr. Çağlayan’ın paylaştığı en çarpıcı veri, genç nüfusu ilgilendiriyor. 1995 ile 2019 yılları arasındaki veriler, 50 yaş altı bireylerde kanser sıklığında %79’luk bir artış yaşandığını gösteriyor. Eskiden ileri yaş hastalığı olarak bilinen akciğer kanseri, artık hiç sigara içmemiş genç bireylerde bile görülebiliyor.
Cinsiyete göre dağılım incelendiğinde ise; genç kadınlarda meme ve tiroit kanseri başı çekerken, genç erkeklerde melanom (cilt kanseri), lenfoma ve prostat kanserleri daha sık görülüyor. Genel tabloya bakıldığında ise erkeklerin kansere yakalanma riski, kadınlara göre %25 daha fazla.
2050 Kabusu ve Korunma Yolları
Veriler, önlem alınmazsa geleceğin karanlık olduğunu fısıldıyor. 2050 yılında dünyada 30 milyondan fazla kişiye kanser tanısı konulacağı öngörülüyor. Ancak Prof. Dr. Çağlayan, bu karamsar tablonun içinde bir umut ışığı yakıyor: "Kanser vakalarının %40'ı önlenebilir."
Tütün ürünlerinden uzak durmak, sağlıklı beslenmek ve hareketli bir yaşam, riskleri yarı yarıya azaltıyor. Ayrıca meme, prostat ve akciğer gibi kanser türlerinde tarama programlarına katılmak, hastalığı "öldürücü" olmaktan çıkarıp "tedavi edilebilir" hale getiriyor.
Bu Belirtileri Hafife Almayın
Erken tanı için vücudun verdiği sinyalleri iyi okumak gerekiyor. Prof. Dr. Çağlayan, şu belirtilerin 2 haftadan uzun sürmesi halinde mutlaka doktora gidilmesi gerektiğini belirtiyor:
Geçmeyen öksürük ve kanlı balgam,
Açıklanamayan kilo kaybı ve iştahsızlık,
Bağırsak alışkanlıklarında ani değişiklikler,
Vücudun herhangi bir yerinde ele gelen kitleler.
Halk Arasındaki "Efsaneler" Öldürüyor
Prof. Dr. Çağlayan, toplumdaki yanlış inanışların tedaviyi engellediğine dikkat çekti. Özellikle "Bıçak değerse kanser yayılır" veya "Biyopsi kanseri azdırır" gibi bilim dışı inanışların hastaları tedaviden kaçırdığını belirten Çağlayan, "Bu düşüncelerin bilimsel temeli yoktur. Aksine, cerrahi ve biyopsi teşhis ile tedavinin temelidir. Kanser artık her zaman ölümcül değil, doğru tedaviyle yönetilebilen kronik bir hastalıktır" dedi.
HABER ÖNERİSİ: Gece Işığı Uykuyu Sessizce Sabote Ediyor
Kaynak: DHA