Uzmanlar, düzensiz beslenme, aşırı kilo, stres ve sigara kullanımının doğurganlığı olumsuz etkilediğini belirtiyor. Kısırlık vakalarının yüzde 40’ı kadın, yüzde 40’ı erkek kaynaklı.
Haber Giriş Tarihi: 20.02.2026 02:30
Haber Güncellenme Tarihi: 20.02.2026 02:30
Muhabir:
Saliha Kara
Fırat Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Remzi Atılgan, kısırlık (infertilite) ve tüp bebek tedavisi hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Atılgan, yaşam tarzının doğurganlık üzerinde belirleyici rol oynadığını vurguladı.
Kısırlığın, düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen bir yıl boyunca gebelik oluşmaması olarak tanımlandığını belirten Atılgan, 35 yaş üzerindeki kadınlarda bu sürenin 6 ay olarak kabul edildiğini, 40 yaş üzerindeki kadınların ise zaman kaybetmeden doktora başvurması gerektiğini söyledi.
Nedenler kadın ve erkekte eşit
Atılgan, kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin yaklaşık yüzde 85’inde belirlenebilir bir neden bulunduğunu ifade etti. En sık karşılaşılan nedenler arasında yumurtlama problemleri, erkek kaynaklı sorunlar ve rahim ile tüplere bağlı hastalıklar yer alıyor. Çiftlerin yaklaşık yüzde 15’inde ise yapılan tüm tetkiklere rağmen net bir neden bulunamıyor ve bu durum “nedeni bilinmeyen kısırlık” olarak tanımlanıyor.
Vakaların yüzde 40’ının kadın, yüzde 40’ının erkek kaynaklı olduğuna dikkat çeken Atılgan, kısırlığın yalnızca kadınlara ait bir sorun olarak görülmesinin yanlış bir algı olduğunu vurguladı.
Yumurtlama problemleri öne çıkıyor
Kısırlık tanılarının yaklaşık yüzde 25’inin yumurtlama problemlerinden kaynaklandığını belirten Atılgan, özellikle polikistik over sendromunun (PCOS) sık görüldüğünü söyledi. Bu hastalarda ilk aşamada yumurtlamayı düzenleyici ilaçlar ve ilişki zamanlaması öneriliyor.
Nedeni bilinmeyen kısırlık, çikolata kisti veya hafif erkek faktörlü durumlarda ise aşılama yöntemi uygulanabiliyor. Bu yöntemlerle gebelik sağlanamazsa tüp bebek tedavisine geçiliyor. 38–40 yaş üzerindeki kadınlarda ise tüp bebek tedavisi ilk seçenek olarak değerlendirilebiliyor.
Erkeklerde sperm sayısının çok düşük olması, hareket bozukluğu ya da yapısal problemler bulunması durumunda; kadınlarda ise her iki tüpün kapalı olması halinde doğrudan tüp bebek tedavisi öneriliyor.
Yaşam tarzı belirleyici rol oynuyor
Atılgan, düzensiz beslenme, aşırı spor, fazla kilo, yoğun stres, sigara, alkol ve aşırı kafein tüketimi ile madde kullanımının çocuk sahibi olmayı zorlaştırdığını söyledi. Özellikle aşırı kilonun yumurtlama problemlerini artırarak kısırlık riskini yükselttiğini belirtti.
Aşırı zayıflık, yeme bozuklukları ve yoğun egzersizin de yumurtlama bozukluklarına yol açabileceğini ifade eden Atılgan, tiroit hastalıkları, hormon dengesizlikleri ve bazı enfeksiyonların da doğurganlığı olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.
Uzmanlar, erken başvurunun tedavi başarısını artırdığını ve yaşam tarzı değişikliklerinin birçok vakada tedavi sürecine olumlu katkı sunduğunu belirtiyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Çocuk Sahibi Olmayı Zorlaştıran 10 Faktör
Uzmanlar, düzensiz beslenme, aşırı kilo, stres ve sigara kullanımının doğurganlığı olumsuz etkilediğini belirtiyor. Kısırlık vakalarının yüzde 40’ı kadın, yüzde 40’ı erkek kaynaklı.
Fırat Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Remzi Atılgan, kısırlık (infertilite) ve tüp bebek tedavisi hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Atılgan, yaşam tarzının doğurganlık üzerinde belirleyici rol oynadığını vurguladı.
Kısırlığın, düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen bir yıl boyunca gebelik oluşmaması olarak tanımlandığını belirten Atılgan, 35 yaş üzerindeki kadınlarda bu sürenin 6 ay olarak kabul edildiğini, 40 yaş üzerindeki kadınların ise zaman kaybetmeden doktora başvurması gerektiğini söyledi.
Nedenler kadın ve erkekte eşit
Atılgan, kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin yaklaşık yüzde 85’inde belirlenebilir bir neden bulunduğunu ifade etti. En sık karşılaşılan nedenler arasında yumurtlama problemleri, erkek kaynaklı sorunlar ve rahim ile tüplere bağlı hastalıklar yer alıyor. Çiftlerin yaklaşık yüzde 15’inde ise yapılan tüm tetkiklere rağmen net bir neden bulunamıyor ve bu durum “nedeni bilinmeyen kısırlık” olarak tanımlanıyor.
Vakaların yüzde 40’ının kadın, yüzde 40’ının erkek kaynaklı olduğuna dikkat çeken Atılgan, kısırlığın yalnızca kadınlara ait bir sorun olarak görülmesinin yanlış bir algı olduğunu vurguladı.
Yumurtlama problemleri öne çıkıyor
Kısırlık tanılarının yaklaşık yüzde 25’inin yumurtlama problemlerinden kaynaklandığını belirten Atılgan, özellikle polikistik over sendromunun (PCOS) sık görüldüğünü söyledi. Bu hastalarda ilk aşamada yumurtlamayı düzenleyici ilaçlar ve ilişki zamanlaması öneriliyor.
Nedeni bilinmeyen kısırlık, çikolata kisti veya hafif erkek faktörlü durumlarda ise aşılama yöntemi uygulanabiliyor. Bu yöntemlerle gebelik sağlanamazsa tüp bebek tedavisine geçiliyor. 38–40 yaş üzerindeki kadınlarda ise tüp bebek tedavisi ilk seçenek olarak değerlendirilebiliyor.
Erkeklerde sperm sayısının çok düşük olması, hareket bozukluğu ya da yapısal problemler bulunması durumunda; kadınlarda ise her iki tüpün kapalı olması halinde doğrudan tüp bebek tedavisi öneriliyor.
Yaşam tarzı belirleyici rol oynuyor
Atılgan, düzensiz beslenme, aşırı spor, fazla kilo, yoğun stres, sigara, alkol ve aşırı kafein tüketimi ile madde kullanımının çocuk sahibi olmayı zorlaştırdığını söyledi. Özellikle aşırı kilonun yumurtlama problemlerini artırarak kısırlık riskini yükselttiğini belirtti.
Aşırı zayıflık, yeme bozuklukları ve yoğun egzersizin de yumurtlama bozukluklarına yol açabileceğini ifade eden Atılgan, tiroit hastalıkları, hormon dengesizlikleri ve bazı enfeksiyonların da doğurganlığı olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.
Uzmanlar, erken başvurunun tedavi başarısını artırdığını ve yaşam tarzı değişikliklerinin birçok vakada tedavi sürecine olumlu katkı sunduğunu belirtiyor.
Kaynak: İHA
Afyonkarahisar’da Bir İlk: Mevsim Dışı Kiraz Hasadı Yapıldı
Manisa’da 100 Yıllık Kalıplarla Efe Çizmesi Geleneği Yaşatılıyor
70 Yıldır İlmek İlmek Hayat
Ramazan’da Dijital Sipariş Rekoru: Sahurda Patlama Yaşandı
Küresel Kriz Tedarik Zincirini Değiştiriyor: “Akıllı Stok Dönemi” Başladı
Erzurum’da ezber bozan proje: Mahkumlara "lezzetli" bir gelecek
ÇOK OKUNAN