Kardiyoloji uzmanları, yalnızca anjiyografiye bakılarak verilen kararların bazı vakalarda yetersiz kalabildiğini belirterek damar içi görüntüleme yöntemlerinin tedavi güvenliğini artırdığını vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 20.02.2026 01:32
Haber Güncellenme Tarihi: 20.02.2026 01:32
Muhabir:
Saliha Kara
Bodrum Memorial Hastanesi Kardiyoloji Bölümü uzmanları Yücel Uzun, Ahmet Zengin ve Özgür Ordu, özellikle sınırda ve kompleks koroner arter hastalıklarında yalnızca anjiyografik görüntüye dayanarak karar vermenin bazı durumlarda yetersiz kalabildiğine dikkat çekti.
Uzmanlara göre, kardiyolojide damar içi görüntüleme teknolojileri klinik pratiği dönüştürüyor. Damar içinden ultrasonla ayrıntılı görüntüleme sağlayan intravasküler ultrasonografi (IVUS), klasik anjiyografide net karar verilemeyen vakalarda darlığın derecesini, plak yapısını ve damar duvarının durumunu milimetrik hassasiyetle analiz edebiliyor.
Anjiyografi tek başına yeterli olmayabiliyor
Klasik anjiyografi damar lümenini iki boyutlu olarak gösterirken, IVUS damar duvarının tamamını değerlendirme imkanı sunuyor. Bu sayede plak yükü, kalsifikasyon derecesi ve lezyonun gerçek ciddiyeti daha objektif biçimde ölçülebiliyor.
Uzmanlar, özellikle ana damar (left main) darlıkları, çok damarlı hastalıklar, uzun segment lezyonlar ve daha önce stent uygulanmış hastalarda damar içi görüntülemenin karar sürecini daha güvenilir hale getirdiğini belirtiyor.
Stent planlamasında kritik rol
IVUS yalnızca tanı aşamasında değil, stent planlamasında da önemli avantaj sağlıyor. Hangi çapta ve uzunlukta stent kullanılacağı, balon genişletmenin yeterli olup olmayacağı gibi kritik sorulara daha net yanıt verilebiliyor.
Ayrıca işlem sonrası kontrol aşamasında stentin damar duvarına tam oturup oturmadığı, yeterince genişletilip genişletilmediği de bu yöntemle değerlendirilebiliyor. Bu durum, uzun vadede stent içi daralma (restenoz) ve pıhtı oluşumu riskini azaltmaya katkı sağlıyor.
Vaka örneği: Gereksiz stent önlendi
Klinikte değerlendirilen uluslararası bir vakada, yurt dışında farklı bir damara stent uygulanmış bir hastanın ana damarına da stent takılması önerilmişti. Ekip, temkinli yaklaşarak damar içi görüntüleme yöntemiyle darlığın gerçek ciddiyetini analiz etti.
Yapılan IVUS incelemesinde ana damardaki darlığın kritik seviyede olmadığı belirlendi. Böylece hastaya ek stent ya da bypass operasyonu uygulanmasına gerek kalmadan aynı gün taburcu edilerek ülkesine gönderildi.
Kılavuzların önerdiği yaklaşım
Avrupa ve Amerika kardiyoloji kılavuzlarında; ana damar darlıkları, kompleks bifurkasyon lezyonları ve sınırda darlıkların değerlendirilmesinde damar içi görüntüleme yöntemlerinin kullanımı güçlü öneriler arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, doğru hasta seçimi ve gereksiz girişimlerin önlenmesi açısından klinik standart haline geliyor.
Uzmanlar, ileri teknoloji ile deneyimin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgularken, kompleks girişimlerin tecrübeli ekipler tarafından yapılmasının tedavi başarısını doğrudan etkilediğini ifade ediyor.
Kardiyolojide hızla gelişen görüntüleme teknolojilerinin, önümüzdeki dönemde daha fazla merkezde standart uygulama haline gelmesi bekleniyor. Bu gelişme, hastalar açısından daha güvenli, daha kişiselleştirilmiş ve gereksiz müdahalelerden arındırılmış bir tedavi süreci anlamına geliyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Anjiyografi Her Zaman Yeterli mi?
Kardiyoloji uzmanları, yalnızca anjiyografiye bakılarak verilen kararların bazı vakalarda yetersiz kalabildiğini belirterek damar içi görüntüleme yöntemlerinin tedavi güvenliğini artırdığını vurguladı.
Bodrum Memorial Hastanesi Kardiyoloji Bölümü uzmanları Yücel Uzun, Ahmet Zengin ve Özgür Ordu, özellikle sınırda ve kompleks koroner arter hastalıklarında yalnızca anjiyografik görüntüye dayanarak karar vermenin bazı durumlarda yetersiz kalabildiğine dikkat çekti.
Uzmanlara göre, kardiyolojide damar içi görüntüleme teknolojileri klinik pratiği dönüştürüyor. Damar içinden ultrasonla ayrıntılı görüntüleme sağlayan intravasküler ultrasonografi (IVUS), klasik anjiyografide net karar verilemeyen vakalarda darlığın derecesini, plak yapısını ve damar duvarının durumunu milimetrik hassasiyetle analiz edebiliyor.
Anjiyografi tek başına yeterli olmayabiliyor
Klasik anjiyografi damar lümenini iki boyutlu olarak gösterirken, IVUS damar duvarının tamamını değerlendirme imkanı sunuyor. Bu sayede plak yükü, kalsifikasyon derecesi ve lezyonun gerçek ciddiyeti daha objektif biçimde ölçülebiliyor.
Uzmanlar, özellikle ana damar (left main) darlıkları, çok damarlı hastalıklar, uzun segment lezyonlar ve daha önce stent uygulanmış hastalarda damar içi görüntülemenin karar sürecini daha güvenilir hale getirdiğini belirtiyor.
Stent planlamasında kritik rol
IVUS yalnızca tanı aşamasında değil, stent planlamasında da önemli avantaj sağlıyor. Hangi çapta ve uzunlukta stent kullanılacağı, balon genişletmenin yeterli olup olmayacağı gibi kritik sorulara daha net yanıt verilebiliyor.
Ayrıca işlem sonrası kontrol aşamasında stentin damar duvarına tam oturup oturmadığı, yeterince genişletilip genişletilmediği de bu yöntemle değerlendirilebiliyor. Bu durum, uzun vadede stent içi daralma (restenoz) ve pıhtı oluşumu riskini azaltmaya katkı sağlıyor.
Vaka örneği: Gereksiz stent önlendi
Klinikte değerlendirilen uluslararası bir vakada, yurt dışında farklı bir damara stent uygulanmış bir hastanın ana damarına da stent takılması önerilmişti. Ekip, temkinli yaklaşarak damar içi görüntüleme yöntemiyle darlığın gerçek ciddiyetini analiz etti.
Yapılan IVUS incelemesinde ana damardaki darlığın kritik seviyede olmadığı belirlendi. Böylece hastaya ek stent ya da bypass operasyonu uygulanmasına gerek kalmadan aynı gün taburcu edilerek ülkesine gönderildi.
Kılavuzların önerdiği yaklaşım
Avrupa ve Amerika kardiyoloji kılavuzlarında; ana damar darlıkları, kompleks bifurkasyon lezyonları ve sınırda darlıkların değerlendirilmesinde damar içi görüntüleme yöntemlerinin kullanımı güçlü öneriler arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, doğru hasta seçimi ve gereksiz girişimlerin önlenmesi açısından klinik standart haline geliyor.
Uzmanlar, ileri teknoloji ile deneyimin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgularken, kompleks girişimlerin tecrübeli ekipler tarafından yapılmasının tedavi başarısını doğrudan etkilediğini ifade ediyor.
Kardiyolojide hızla gelişen görüntüleme teknolojilerinin, önümüzdeki dönemde daha fazla merkezde standart uygulama haline gelmesi bekleniyor. Bu gelişme, hastalar açısından daha güvenli, daha kişiselleştirilmiş ve gereksiz müdahalelerden arındırılmış bir tedavi süreci anlamına geliyor.
Kaynak: İHA
Afyonkarahisar’da Bir İlk: Mevsim Dışı Kiraz Hasadı Yapıldı
Manisa’da 100 Yıllık Kalıplarla Efe Çizmesi Geleneği Yaşatılıyor
70 Yıldır İlmek İlmek Hayat
Ramazan’da Dijital Sipariş Rekoru: Sahurda Patlama Yaşandı
Küresel Kriz Tedarik Zincirini Değiştiriyor: “Akıllı Stok Dönemi” Başladı
Erzurum’da ezber bozan proje: Mahkumlara "lezzetli" bir gelecek
ÇOK OKUNAN