Kadınların işgücüne katılımı Türkiye’de yükseliş eğiliminde olsa da oran hâlâ AB ve dünya ortalamalarının gerisinde. Uzmanlara göre sorun yalnızca katılım değil, yükseliş ve ücret eşitsizliği.
Haber Giriş Tarihi: 22.02.2026 22:29
Haber Güncellenme Tarihi: 22.02.2026 22:29
Muhabir:
Saliha Kara
İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Figen Yıldırım, kadınların işgücüne katılım oranının yalnızca ekonomik performansı değil, toplumsal eşitlik düzeyini de yansıttığını belirtiyor.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Dünya Bankası verilerine göre küresel kadın işgücüne katılım oranı yaklaşık yüzde 50 seviyesinde. Erkeklerle kadınlar arasında hâlâ 18–20 puanlık bir fark bulunuyor.
Türkiye’de Artış Var, Ancak Yavaş
Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı 2002’de yüzde 27,9 iken 2023’te yüzde 35,8’e, 2024 itibarıyla ise yaklaşık yüzde 36 seviyesine yükseldi. Ancak son beş yılda artış hızının belirgin biçimde yavaşladığı dikkat çekiyor.
Kadın istihdam oranı yüzde 31–35 bandında seyrederken, yönetici pozisyonlarındaki kadın oranı yüzde 20’ler düzeyinde kalıyor. Yıldırım’a göre bu tablo, “cam tavan” sorununun sürdüğünü gösteriyor.
AB’de Farklı Bir Tablo
Eurostat verilerine göre Avrupa Birliği’nde kadın istihdam oranı yüzde 70,8 düzeyine ulaşmış durumda. Avrupa’da temel sorun katılım değil, üst düzey temsil. Türkiye’de ise hem katılım hem de yükseliş başlığı birlikte sorunlu.
Ücret Eşitsizliği Yapısal Bir Sorun
Türkiye İstatistik Kurumu ve OECD verilerine göre Türkiye’de kadınların ortalama kazancı erkeklere kıyasla yüzde 15–20 daha düşük. Bu fark çoğu zaman aynı işte farklı ücret değil; kadınların daha düşük ücretli sektörlerde yoğunlaşması, kariyer kesintileri ve terfi süreçlerindeki eşitsizliklerden kaynaklanıyor.
Yıldırım’a göre ücret eşitsizliği kader değil. Ücret şeffaflığı, objektif terfi sistemleri ve yönetim kademelerinde cinsiyet dengesi politikaları kalıcı çözümün anahtarı.
“Bütüncül Dönüşüm Gerekli”
Uzmanlara göre kadın istihdamında gerçek sıçrama için kreş ve bakım altyapısının güçlendirilmesi, esnek ama güvenceli çalışma modellerinin yaygınlaştırılması ve kadınların liderlik pozisyonlarına erişimini artıracak politikaların eş zamanlı uygulanması gerekiyor.
Kadınların üretimden yönetime kadar tüm değer zincirine katılımını hedefleyen modellerin yaygınlaşması, yalnızca ekonomik büyümeyi değil, toplumsal eşitliği de güçlendirecek.
Kaynak: Faselis
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Katılım Artıyor, Cam Tavan Değişmiyor
Kadınların işgücüne katılımı Türkiye’de yükseliş eğiliminde olsa da oran hâlâ AB ve dünya ortalamalarının gerisinde. Uzmanlara göre sorun yalnızca katılım değil, yükseliş ve ücret eşitsizliği.
İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Figen Yıldırım, kadınların işgücüne katılım oranının yalnızca ekonomik performansı değil, toplumsal eşitlik düzeyini de yansıttığını belirtiyor.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Dünya Bankası verilerine göre küresel kadın işgücüne katılım oranı yaklaşık yüzde 50 seviyesinde. Erkeklerle kadınlar arasında hâlâ 18–20 puanlık bir fark bulunuyor.
Türkiye’de Artış Var, Ancak Yavaş
Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı 2002’de yüzde 27,9 iken 2023’te yüzde 35,8’e, 2024 itibarıyla ise yaklaşık yüzde 36 seviyesine yükseldi. Ancak son beş yılda artış hızının belirgin biçimde yavaşladığı dikkat çekiyor.
Kadın istihdam oranı yüzde 31–35 bandında seyrederken, yönetici pozisyonlarındaki kadın oranı yüzde 20’ler düzeyinde kalıyor. Yıldırım’a göre bu tablo, “cam tavan” sorununun sürdüğünü gösteriyor.
AB’de Farklı Bir Tablo
Eurostat verilerine göre Avrupa Birliği’nde kadın istihdam oranı yüzde 70,8 düzeyine ulaşmış durumda. Avrupa’da temel sorun katılım değil, üst düzey temsil. Türkiye’de ise hem katılım hem de yükseliş başlığı birlikte sorunlu.
Ücret Eşitsizliği Yapısal Bir Sorun
Türkiye İstatistik Kurumu ve OECD verilerine göre Türkiye’de kadınların ortalama kazancı erkeklere kıyasla yüzde 15–20 daha düşük. Bu fark çoğu zaman aynı işte farklı ücret değil; kadınların daha düşük ücretli sektörlerde yoğunlaşması, kariyer kesintileri ve terfi süreçlerindeki eşitsizliklerden kaynaklanıyor.
Yıldırım’a göre ücret eşitsizliği kader değil. Ücret şeffaflığı, objektif terfi sistemleri ve yönetim kademelerinde cinsiyet dengesi politikaları kalıcı çözümün anahtarı.
“Bütüncül Dönüşüm Gerekli”
Uzmanlara göre kadın istihdamında gerçek sıçrama için kreş ve bakım altyapısının güçlendirilmesi, esnek ama güvenceli çalışma modellerinin yaygınlaştırılması ve kadınların liderlik pozisyonlarına erişimini artıracak politikaların eş zamanlı uygulanması gerekiyor.
Kadınların üretimden yönetime kadar tüm değer zincirine katılımını hedefleyen modellerin yaygınlaşması, yalnızca ekonomik büyümeyi değil, toplumsal eşitliği de güçlendirecek.
Kaynak: Faselis