Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde Ramazan ayı öncesi geleneksel sahur hazırlıkları başladı.
Haber Giriş Tarihi: 17.02.2026 10:29
Haber Güncellenme Tarihi: 17.02.2026 10:29
Muhabir:
Saliha Kara
Beşatlı köyünde yaşayan üç kız kardeş, 11 ayın sultanı için tandır başına geçerek 30 gün boyunca tüketecekleri lavaş ve yöresel çörekleri imece usulüyle hazırladı.
Dondurucu soğuğa rağmen yakılan tandırın başında sabahın ilk ışıklarıyla mesaiye başlayan Neriman Erci, Zennure On ve Elif Yiğit, aile büyüklerinden öğrendikleri yöntemlerle hamur yoğurup yüzlerce ekmek ve çöreği tek tek pişirdi. Hazırlanan ürünler iki ayrı ailenin sahur ihtiyacını karşılayacak şekilde planlandı.
Köyün ortak kullanımındaki tandırda gün boyu süren çalışma, sadece bir hazırlık değil aynı zamanda dayanışma ve kültürel mirasın yaşatılması anlamı taşıdı. Kardeşler, un elemeden hamur yoğurmaya, tandıra sürmeden pişirme aşamasına kadar tüm süreci birlikte yürüttü.
Ramazan ayının birlik ve bereket ayı olduğunu belirten Zennure On, tandır başında çalışmanın zahmetli ama anlamlı olduğunu söyledi. On, sahur sofralarının vazgeçilmezi olan lavaş ve çörekleri geleneksel yöntemlerle hazırladıklarını vurguladı.
Neriman Erci ise 30 gün sürecek planlamayı önceden yaptıklarını ifade ederek, bu hazırlığın sadece mutfak işi değil, aynı zamanda aile bağlarını güçlendiren bir gelenek olduğunu dile getirdi.
Yüksekova’da her yıl Ramazan öncesi benzer manzaralar yaşanırken, tandır kültürü bölgedeki birçok köyde canlılığını koruyor. Modern yaşamın getirdiği değişimlere rağmen imece usulü üretim, özellikle kırsalda Ramazan hazırlıklarının temel unsurlarından biri olmaya devam ediyor.
Uzmanlara göre bu tür geleneksel hazırlıklar, hem aile ekonomisine katkı sağlıyor hem de kültürel sürekliliği güçlendiriyor. Ramazan ayı boyunca sahur sofralarında yer alacak lavaş ve çörekler, Yüksekova’da sadece bir gıda değil, aynı zamanda ortak emeğin ve dayanışmanın sembolü olarak görülüyor.
Kaynak: İHA
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Üç Kız Kardeşten Tandır Başında 30 Günlük İmece
Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde Ramazan ayı öncesi geleneksel sahur hazırlıkları başladı.
Beşatlı köyünde yaşayan üç kız kardeş, 11 ayın sultanı için tandır başına geçerek 30 gün boyunca tüketecekleri lavaş ve yöresel çörekleri imece usulüyle hazırladı.
Dondurucu soğuğa rağmen yakılan tandırın başında sabahın ilk ışıklarıyla mesaiye başlayan Neriman Erci, Zennure On ve Elif Yiğit, aile büyüklerinden öğrendikleri yöntemlerle hamur yoğurup yüzlerce ekmek ve çöreği tek tek pişirdi. Hazırlanan ürünler iki ayrı ailenin sahur ihtiyacını karşılayacak şekilde planlandı.
Köyün ortak kullanımındaki tandırda gün boyu süren çalışma, sadece bir hazırlık değil aynı zamanda dayanışma ve kültürel mirasın yaşatılması anlamı taşıdı. Kardeşler, un elemeden hamur yoğurmaya, tandıra sürmeden pişirme aşamasına kadar tüm süreci birlikte yürüttü.
Ramazan ayının birlik ve bereket ayı olduğunu belirten Zennure On, tandır başında çalışmanın zahmetli ama anlamlı olduğunu söyledi. On, sahur sofralarının vazgeçilmezi olan lavaş ve çörekleri geleneksel yöntemlerle hazırladıklarını vurguladı.
Neriman Erci ise 30 gün sürecek planlamayı önceden yaptıklarını ifade ederek, bu hazırlığın sadece mutfak işi değil, aynı zamanda aile bağlarını güçlendiren bir gelenek olduğunu dile getirdi.
Yüksekova’da her yıl Ramazan öncesi benzer manzaralar yaşanırken, tandır kültürü bölgedeki birçok köyde canlılığını koruyor. Modern yaşamın getirdiği değişimlere rağmen imece usulü üretim, özellikle kırsalda Ramazan hazırlıklarının temel unsurlarından biri olmaya devam ediyor.
Uzmanlara göre bu tür geleneksel hazırlıklar, hem aile ekonomisine katkı sağlıyor hem de kültürel sürekliliği güçlendiriyor. Ramazan ayı boyunca sahur sofralarında yer alacak lavaş ve çörekler, Yüksekova’da sadece bir gıda değil, aynı zamanda ortak emeğin ve dayanışmanın sembolü olarak görülüyor.
Kaynak: İHA