Sakarya'da Zamanın Cerrahı: 66 Yaşındaki Adnan Usta Saatlere Hayat Veriyor
Sakarya'da Zamanın Cerrahı: 66 Yaşındaki Adnan Usta Saatlere Hayat Veriyor
Eğitim için gittiği yurt dışından baba mesleği için dönen Adnan Kılıç, Adapazarı'ndaki küçük dükkanında mekanik saatleri "ameliyat titizliğiyle" tamir ederek zamana meydan okuyor.
Haber Giriş Tarihi: 22.02.2026 18:44
Haber Güncellenme Tarihi: 22.02.2026 18:44
Muhabir:
Yasin Köz
Adapazarı’nın kalbi Dar Sokak’ta, tiktak seslerinin arasında bir ömür tüketen 66 yaşındaki Adnan Kılıç, unutulmaya yüz tutmuş bir zanaatı ilk günkü aşkla sürdürüyor. Temelleri babası tarafından 1955 yılında atılan dükkanda, yarım asrı aşkın süredir bozulan mekanik saatlere yeniden hayat veren Kılıç, teknolojiye rağmen mekaniğin ruhundan vazgeçmiyor. Babasının İsviçre’de aldığı eğitimin mirasını devralan usta, büyüteci ve cımbızıyla her gün tezgah başında adeta bir cerrah gibi çalışıyor.
1 SAAT BOYUNCA HİÇ KIMILDAMADAN ÇALIŞIYOR
Saat tamirinin sadece bir iş değil, derin bir sabır ve yetenek sınavı olduğunu belirten Adnan Kılıç, bir saatin onarımı için bazen saatlerce kımıldamadan durduğunu ifade ediyor. Kılıç, "Babamız İsviçre’de eğitim alıp Sakarya’ya geldiğinde bu serüven başladı. Biz de eğitim için yurt dışına gittik ama saat sevgisi ağır basınca geri döndük. Ellerin titrememesi ve müthiş bir sabır gerekiyor. Bazen tek bir parça için 1 saat boyunca bir cerrah titizliğiyle, hiç kımıldamadan işlem yapıyoruz. Saatlerle konuşuyormuş gibi mutluluk duyuyorum" dedi.
Yeni neslin saat tamirciliğinin zorluğu nedeniyle mesleğe mesafeli durduğunu dile getiren deneyimli usta, gençlere önemli tavsiyelerde bulundu. Saat tamirinin dünyada hiçbir zaman bitmeyecek bir meslek olduğunu vurgulayan Kılıç, "Genç nesil daha kolay işleri seçmek istiyor ama bu meslek kainat var oldukça devam edecek. Gençlere tavsiyem; zanaata yönelsinler. Bu işi yapanların gelirleri ve hayat standartları her zaman yüksek olur. Ekonomik olarak rahata erişmek isteyenler bu sabrı göstermeli" diye konuştu.
BABASINDAN KALAN 70 YILLIK MİRAS
Dükkanın kapısından içeri giren her saatin bir hikayesi olduğunu belirten Kılıç, özellikle mekanik saatlerin yaşayan birer organizma gibi olduğunu savunuyor. 1955 yılından bu yana dükkanın tarihini ve babasının disiplinini koruyan Kılıç, her sabah aynı heyecanla kepenk açıyor. Adapazarı esnafının "Adnan Usta" olarak tanıdığı zanaatkar, sadece saatleri tamir etmekle kalmıyor, aynı zamanda Sakarya’nın kültürel mirasını da tezgahında yaşatmaya devam ediyor.
Editör Notu
Adnan Kılıç’ın hikayesi, dijitalleşen dünyada "el emeğinin" ve "sabır zanaatının" neden bu kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor. İsviçre’den Sakarya’ya uzanan bu saatçilik köprüsü, bir ustanın mesleğine duyduğu aşkın en somut örneği. Adnan Usta’nın "saatlerle konuşmak" tabiri, aslında işini sanata dönüştüren insanların ortak dilidir. Gençlerin bu tür köklü mesleklere ilgi göstermesi, sadece bir ekonomik kazanç değil, aynı zamanda kültürel bir hafızanın korunması anlamına gelecektir.
Sizin de aile yadigarı, tamir edilmeyi bekleyen eski bir saatiniz var mı? Adnan Usta'nın "kolay iş" yerine "zanaat" önerisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz.
Kaynak: İHA
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sakarya'da Zamanın Cerrahı: 66 Yaşındaki Adnan Usta Saatlere Hayat Veriyor
Eğitim için gittiği yurt dışından baba mesleği için dönen Adnan Kılıç, Adapazarı'ndaki küçük dükkanında mekanik saatleri "ameliyat titizliğiyle" tamir ederek zamana meydan okuyor.
Adapazarı’nın kalbi Dar Sokak’ta, tiktak seslerinin arasında bir ömür tüketen 66 yaşındaki Adnan Kılıç, unutulmaya yüz tutmuş bir zanaatı ilk günkü aşkla sürdürüyor. Temelleri babası tarafından 1955 yılında atılan dükkanda, yarım asrı aşkın süredir bozulan mekanik saatlere yeniden hayat veren Kılıç, teknolojiye rağmen mekaniğin ruhundan vazgeçmiyor. Babasının İsviçre’de aldığı eğitimin mirasını devralan usta, büyüteci ve cımbızıyla her gün tezgah başında adeta bir cerrah gibi çalışıyor.
1 SAAT BOYUNCA HİÇ KIMILDAMADAN ÇALIŞIYOR
Saat tamirinin sadece bir iş değil, derin bir sabır ve yetenek sınavı olduğunu belirten Adnan Kılıç, bir saatin onarımı için bazen saatlerce kımıldamadan durduğunu ifade ediyor. Kılıç, "Babamız İsviçre’de eğitim alıp Sakarya’ya geldiğinde bu serüven başladı. Biz de eğitim için yurt dışına gittik ama saat sevgisi ağır basınca geri döndük. Ellerin titrememesi ve müthiş bir sabır gerekiyor. Bazen tek bir parça için 1 saat boyunca bir cerrah titizliğiyle, hiç kımıldamadan işlem yapıyoruz. Saatlerle konuşuyormuş gibi mutluluk duyuyorum" dedi.
GENÇLERE ÇAĞRI: "ZANAATA YÖNELİN, EKONOMİK RAHATA ERİŞİN"
Yeni neslin saat tamirciliğinin zorluğu nedeniyle mesleğe mesafeli durduğunu dile getiren deneyimli usta, gençlere önemli tavsiyelerde bulundu. Saat tamirinin dünyada hiçbir zaman bitmeyecek bir meslek olduğunu vurgulayan Kılıç, "Genç nesil daha kolay işleri seçmek istiyor ama bu meslek kainat var oldukça devam edecek. Gençlere tavsiyem; zanaata yönelsinler. Bu işi yapanların gelirleri ve hayat standartları her zaman yüksek olur. Ekonomik olarak rahata erişmek isteyenler bu sabrı göstermeli" diye konuştu.
BABASINDAN KALAN 70 YILLIK MİRAS
Dükkanın kapısından içeri giren her saatin bir hikayesi olduğunu belirten Kılıç, özellikle mekanik saatlerin yaşayan birer organizma gibi olduğunu savunuyor. 1955 yılından bu yana dükkanın tarihini ve babasının disiplinini koruyan Kılıç, her sabah aynı heyecanla kepenk açıyor. Adapazarı esnafının "Adnan Usta" olarak tanıdığı zanaatkar, sadece saatleri tamir etmekle kalmıyor, aynı zamanda Sakarya’nın kültürel mirasını da tezgahında yaşatmaya devam ediyor.
Editör Notu
Adnan Kılıç’ın hikayesi, dijitalleşen dünyada "el emeğinin" ve "sabır zanaatının" neden bu kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor. İsviçre’den Sakarya’ya uzanan bu saatçilik köprüsü, bir ustanın mesleğine duyduğu aşkın en somut örneği. Adnan Usta’nın "saatlerle konuşmak" tabiri, aslında işini sanata dönüştüren insanların ortak dilidir. Gençlerin bu tür köklü mesleklere ilgi göstermesi, sadece bir ekonomik kazanç değil, aynı zamanda kültürel bir hafızanın korunması anlamına gelecektir.
Sizin de aile yadigarı, tamir edilmeyi bekleyen eski bir saatiniz var mı? Adnan Usta'nın "kolay iş" yerine "zanaat" önerisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz.
Kaynak: İHA