Gerçekten ihtiyacın var mı, yoksa moralin mi bozuk?
Gerçekten ihtiyacın var mı, yoksa moralin mi bozuk?
Üsküdar Üniversitesi’nde düzenlenen seminerde Prof. Dr. Özgül Dağlı, bilinçli tüketici olmanın yollarını anlattı; algoritmalar, pazarlama tuzakları ve aldatıcı reklamlara karşı uyardı.
Haber Giriş Tarihi: 28.02.2026 09:12
Haber Güncellenme Tarihi: 28.02.2026 09:12
Muhabir:
Saliha Kara
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen “Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerleri”nin beşincisi çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. “Bilinçli Tüketici Olmak: Satın Almanın Püf Noktaları” başlıklı seminerin konuşmacısı, fakültenin Reklamcılık Bölüm Başkanı Özgül Dağlı oldu.
Konuşmasına “Paranızın, zamanınızın ve gezegenimizin kontrolünü ele alma zamanı” sözleriyle başlayan Prof. Dr. Dağlı, pandemi sonrası dönemde tüketim alışkanlıklarının daha fazla sorgulanmaya başlandığını belirtti. Kaynakların sınırlı olduğuna dikkat çeken Dağlı, bilinçsiz tüketimin çevreye ve doğal kaynaklara zarar verdiğini vurguladı.
Alışveriş Artık Duygusal Bir Deneyim
Günümüzde alışverişin yalnızca ihtiyaç giderme davranışı olmaktan çıktığını ifade eden Dağlı, tüketimin çoğu zaman duygusal boşlukları doldurma aracı haline geldiğini söyledi. “Tüketim kültüründe ‘tükettiğin kadar varsın’ anlayışı hâkim” diyen Dağlı, bilinçli tüketimin bireyin neyi, neden ve ne kadar tükettiğini fark etmesiyle mümkün olduğunu dile getirdi.
Satın alma davranışının arkasında nörolojik süreçlerin bulunduğunu belirten Dağlı, alışveriş sırasında dopamin salgılandığını ve bunun kısa süreli mutluluk hissi yarattığını ifade etti. Yalnızlık, stres ve can sıkıntısı gibi duyguların “terapi amaçlı alışverişi” tetikleyebildiğini söyledi.
Algoritmalar ve Dijital Tuzaklar
Prof. Dr. Dağlı, algoritmaların tüketicilerin zayıf anlarını hedefleyerek pazarlama kuşatması oluşturduğunu belirtti. “Son üç ürün”, “Süreniz doluyor” gibi mesajların fırsatı kaçırma korkusunu (FOMO) tetiklediğini ve hızlı karar almaya yönelttiğini söyledi.
Web sitelerinde kullanılan “karanlık modellerin” de dürtüsel satın almayı teşvik ettiğini ifade eden Dağlı, sepetteki ürünü çıkarmayı zorlaştıran tasarımlar ve sahte stok sayaçlarının tüketiciyi manipüle edebildiğini kaydetti.
Bilinçli Tüketimin Manifestosu
Bilinçli tüketici olmanın temel adımlarını paylaşan Dağlı, satın alma öncesinde “Dur, düşün” filtresinin uygulanması gerektiğini söyledi. “Gerçekten ihtiyacım var mı, yoksa sadece moralim mi bozuk?” sorusunun güçlü bir duygusal kontrol mekanizması olduğunu belirtti.
30 gün kuralı, fiyat geçmişi takibi, kullanıcı yorumlarını detaylı inceleme ve envanter kontrolü gibi yöntemlerin bilinçli tüketim için etkili araçlar olduğunu vurguladı.
Ucuz ürünlerin uzun vadede daha pahalıya mal olabileceğini ifade eden Dağlı, kaliteli ve sürdürülebilir ürün tercihini önerdi. “Az ama öz almak, niceliğe değil niteliğe odaklanmak ve pazarlama stratejilerinin sizi yönetmesine izin vermemek” sözleriyle bilinçli tüketici manifestosunu özetledi.
Haklarınızı Bilin
Aldatıcı reklamlara karşı tüketicilerin başvuru mekanizmalarını kullanması gerektiğini belirten Dağlı, Reklam Kurulu’na e-Devlet üzerinden başvuru yapılabileceğini, Tüketici Hakem Heyetleri ve CİMER’in de önemli kanallar olduğunu hatırlattı.
“Satın aldığınız her şey, hayatınızdan verdiğiniz bir zaman dilimidir” diyen Prof. Dr. Dağlı, bilinçli tüketimin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Gerçekten ihtiyacın var mı, yoksa moralin mi bozuk?
Üsküdar Üniversitesi’nde düzenlenen seminerde Prof. Dr. Özgül Dağlı, bilinçli tüketici olmanın yollarını anlattı; algoritmalar, pazarlama tuzakları ve aldatıcı reklamlara karşı uyardı.
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen “Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerleri”nin beşincisi çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. “Bilinçli Tüketici Olmak: Satın Almanın Püf Noktaları” başlıklı seminerin konuşmacısı, fakültenin Reklamcılık Bölüm Başkanı Özgül Dağlı oldu.
Konuşmasına “Paranızın, zamanınızın ve gezegenimizin kontrolünü ele alma zamanı” sözleriyle başlayan Prof. Dr. Dağlı, pandemi sonrası dönemde tüketim alışkanlıklarının daha fazla sorgulanmaya başlandığını belirtti. Kaynakların sınırlı olduğuna dikkat çeken Dağlı, bilinçsiz tüketimin çevreye ve doğal kaynaklara zarar verdiğini vurguladı.
Alışveriş Artık Duygusal Bir Deneyim
Günümüzde alışverişin yalnızca ihtiyaç giderme davranışı olmaktan çıktığını ifade eden Dağlı, tüketimin çoğu zaman duygusal boşlukları doldurma aracı haline geldiğini söyledi. “Tüketim kültüründe ‘tükettiğin kadar varsın’ anlayışı hâkim” diyen Dağlı, bilinçli tüketimin bireyin neyi, neden ve ne kadar tükettiğini fark etmesiyle mümkün olduğunu dile getirdi.
Satın alma davranışının arkasında nörolojik süreçlerin bulunduğunu belirten Dağlı, alışveriş sırasında dopamin salgılandığını ve bunun kısa süreli mutluluk hissi yarattığını ifade etti. Yalnızlık, stres ve can sıkıntısı gibi duyguların “terapi amaçlı alışverişi” tetikleyebildiğini söyledi.
Algoritmalar ve Dijital Tuzaklar
Prof. Dr. Dağlı, algoritmaların tüketicilerin zayıf anlarını hedefleyerek pazarlama kuşatması oluşturduğunu belirtti. “Son üç ürün”, “Süreniz doluyor” gibi mesajların fırsatı kaçırma korkusunu (FOMO) tetiklediğini ve hızlı karar almaya yönelttiğini söyledi.
Web sitelerinde kullanılan “karanlık modellerin” de dürtüsel satın almayı teşvik ettiğini ifade eden Dağlı, sepetteki ürünü çıkarmayı zorlaştıran tasarımlar ve sahte stok sayaçlarının tüketiciyi manipüle edebildiğini kaydetti.
Bilinçli Tüketimin Manifestosu
Bilinçli tüketici olmanın temel adımlarını paylaşan Dağlı, satın alma öncesinde “Dur, düşün” filtresinin uygulanması gerektiğini söyledi. “Gerçekten ihtiyacım var mı, yoksa sadece moralim mi bozuk?” sorusunun güçlü bir duygusal kontrol mekanizması olduğunu belirtti.
30 gün kuralı, fiyat geçmişi takibi, kullanıcı yorumlarını detaylı inceleme ve envanter kontrolü gibi yöntemlerin bilinçli tüketim için etkili araçlar olduğunu vurguladı.
Ucuz ürünlerin uzun vadede daha pahalıya mal olabileceğini ifade eden Dağlı, kaliteli ve sürdürülebilir ürün tercihini önerdi. “Az ama öz almak, niceliğe değil niteliğe odaklanmak ve pazarlama stratejilerinin sizi yönetmesine izin vermemek” sözleriyle bilinçli tüketici manifestosunu özetledi.
Haklarınızı Bilin
Aldatıcı reklamlara karşı tüketicilerin başvuru mekanizmalarını kullanması gerektiğini belirten Dağlı, Reklam Kurulu’na e-Devlet üzerinden başvuru yapılabileceğini, Tüketici Hakem Heyetleri ve CİMER’in de önemli kanallar olduğunu hatırlattı.
“Satın aldığınız her şey, hayatınızdan verdiğiniz bir zaman dilimidir” diyen Prof. Dr. Dağlı, bilinçli tüketimin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.
Kaynak: Faselis
RAMS Park’ta Şov! Galatasaray 3 Puanı 3 Golle Aldı
DMM’den “Savaş Başlayacak” İddialarına Net Yanıt
Antalya’daki olumsuz hava şartları patlıcanın tadını kaçırdı
Türkiye’de Gayrimenkul Teknolojilerinde Güç Birliği: Emlakjet ve Endeksa Tek Çatı Altında
Ramazan Bayramı’nda Tatil Rüzgârı: Özel Rotalar
Japonya’nın Efsanevi Destanı Raflarda: Musashi: Kılıç ve Delikanlı
ÇOK OKUNAN