Dijital mimarlıkta yükselen trend: Teknoloji mi, insan mı?
Dijital mimarlıkta yükselen trend: Teknoloji mi, insan mı?
Mimarlıkta dijital araçların kullanımı yüzde 40 artarken, insan odaklı tasarım ve mekânsal kalite yeniden sektörün odağına yerleşti.
Haber Giriş Tarihi: 13.01.2026 21:00
Haber Güncellenme Tarihi: 13.01.2026 21:00
Muhabir:
Saliha Kara
Mimarlık ve yapı sektöründe dijitalleşme ivme kazanırken, insan odaklı tasarım anlayışı yeniden mesleki tartışmaların merkezine yerleşiyor. Dijital tasarım araçları, yapay zekâ destekli yazılımlar ve akıllı bina sistemlerinin mimarlık pratiğindeki kullanımı son yıllarda yüzde 40’ın üzerinde artış gösterdi. Bu hızlı dönüşüm, yalnızca tasarım ve uygulama süreçlerini değil, kullanıcıların mekânla kurduğu ilişkiyi de köklü biçimde değiştiriyor.
Parametrik tasarım yöntemleri, BIM tabanlı süreçler, performans simülasyonları ve akıllı bina teknolojileri; mimarlara hız, verimlilik ve kontrol avantajı sağlıyor. Ancak bu teknolojik olanaklar, mimarlığın temel sorularını da yeniden gündeme taşıyor. Dijitalleşmenin bu denli yoğunlaştığı bir ortamda, insan ölçeğinin, mekânsal niteliğin ve yaşam kalitesinin nasıl korunacağı sektörün en önemli başlıkları arasında öne çıkıyor.
Güncel sektörel veriler, dijital araçların artık mimarlık pratiğinde istisnai değil, standart bir araç hâline geldiğini ortaya koyuyor. Bu değişimle birlikte kullanıcı beklentileri de dönüşüyor. İnsanların zamanlarının büyük bölümünü kapalı mekânlarda geçirmesi; gün ışığına erişim, iç hava kalitesi, akustik konfor, mekânsal esneklik ve doğal malzeme kullanımı gibi unsurları mimari tasarımın öncelikli kriterleri arasına taşıyor.
Uzmanlar, bu noktada teknolojinin yalnızca teknik bir çözüm olarak değil, kullanıcı deneyimini iyileştiren ve mekânsal kaliteyi artıran bir tasarım bileşeni olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Akıllı bina sistemleri sayesinde enerji verimliliği, güvenlik ve konfor artırılabilirken; bu sistemlerin insan ihtiyaçlarını gözetmeyen biçimde kullanılması, mekânın ruhunu zayıflatma riskini de beraberinde getiriyor.
Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aura Design Studio Kurucu Mimarı Filiz Cingi Yurdakul, dijitalleşmenin mimarlık pratiği açısından kaçınılmaz bir gerçeklik olduğuna işaret ediyor. Yurdakul, bu sürecin insan odaklı bir yaklaşımla ele alınmasının önemine vurgu yaparak şunları söylüyor:
“Dijital araçlar ve akıllı sistemler bugün mimarlık pratiğinin ayrılmaz bir parçası. Ancak bu araçlar tasarımın merkezine tek başına yerleştiğinde, mekânın ruhu ve kullanıcıyla kurulan bağ zayıflayabiliyor. Biz Aura Design’da teknolojiyi bir amaç olarak değil, insan deneyimini güçlendiren bir tasarım aracı olarak ele alıyoruz. Akıllı binalar, daha yaşanabilir ve nitelikli mekânlar ürettiğinde gerçek değer yaratır.”
Sektör temsilcilerine göre önümüzdeki dönemde mimarlık, dijital olanaklarla insan ihtiyaçlarını dengeleyen hibrit bir yaklaşıma doğru evrilecek.
????️ Editör Notu
Bu dönüşümün mimarlık için kritik bir eşik olduğunu düşünüyorum. Teknoloji, tasarımı hızlandırıyor ve kolaylaştırıyor; ancak mimarlığın özünü insanla kurduğu ilişki belirliyor. Dijitalleşmenin, mekânın ruhunu güçlendirdiği ve yaşam kalitesini artırdığı ölçüde değerli olduğuna inanıyorum. Aksi hâlde hızlı ama ruhsuz yapılar üretmek kaçınılmaz hâle geliyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Dijital mimarlıkta yükselen trend: Teknoloji mi, insan mı?
Mimarlıkta dijital araçların kullanımı yüzde 40 artarken, insan odaklı tasarım ve mekânsal kalite yeniden sektörün odağına yerleşti.
Mimarlık ve yapı sektöründe dijitalleşme ivme kazanırken, insan odaklı tasarım anlayışı yeniden mesleki tartışmaların merkezine yerleşiyor. Dijital tasarım araçları, yapay zekâ destekli yazılımlar ve akıllı bina sistemlerinin mimarlık pratiğindeki kullanımı son yıllarda yüzde 40’ın üzerinde artış gösterdi. Bu hızlı dönüşüm, yalnızca tasarım ve uygulama süreçlerini değil, kullanıcıların mekânla kurduğu ilişkiyi de köklü biçimde değiştiriyor.
Parametrik tasarım yöntemleri, BIM tabanlı süreçler, performans simülasyonları ve akıllı bina teknolojileri; mimarlara hız, verimlilik ve kontrol avantajı sağlıyor. Ancak bu teknolojik olanaklar, mimarlığın temel sorularını da yeniden gündeme taşıyor. Dijitalleşmenin bu denli yoğunlaştığı bir ortamda, insan ölçeğinin, mekânsal niteliğin ve yaşam kalitesinin nasıl korunacağı sektörün en önemli başlıkları arasında öne çıkıyor.
Güncel sektörel veriler, dijital araçların artık mimarlık pratiğinde istisnai değil, standart bir araç hâline geldiğini ortaya koyuyor. Bu değişimle birlikte kullanıcı beklentileri de dönüşüyor. İnsanların zamanlarının büyük bölümünü kapalı mekânlarda geçirmesi; gün ışığına erişim, iç hava kalitesi, akustik konfor, mekânsal esneklik ve doğal malzeme kullanımı gibi unsurları mimari tasarımın öncelikli kriterleri arasına taşıyor.
Uzmanlar, bu noktada teknolojinin yalnızca teknik bir çözüm olarak değil, kullanıcı deneyimini iyileştiren ve mekânsal kaliteyi artıran bir tasarım bileşeni olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Akıllı bina sistemleri sayesinde enerji verimliliği, güvenlik ve konfor artırılabilirken; bu sistemlerin insan ihtiyaçlarını gözetmeyen biçimde kullanılması, mekânın ruhunu zayıflatma riskini de beraberinde getiriyor.
Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aura Design Studio Kurucu Mimarı Filiz Cingi Yurdakul, dijitalleşmenin mimarlık pratiği açısından kaçınılmaz bir gerçeklik olduğuna işaret ediyor. Yurdakul, bu sürecin insan odaklı bir yaklaşımla ele alınmasının önemine vurgu yaparak şunları söylüyor:
“Dijital araçlar ve akıllı sistemler bugün mimarlık pratiğinin ayrılmaz bir parçası. Ancak bu araçlar tasarımın merkezine tek başına yerleştiğinde, mekânın ruhu ve kullanıcıyla kurulan bağ zayıflayabiliyor. Biz Aura Design’da teknolojiyi bir amaç olarak değil, insan deneyimini güçlendiren bir tasarım aracı olarak ele alıyoruz. Akıllı binalar, daha yaşanabilir ve nitelikli mekânlar ürettiğinde gerçek değer yaratır.”
Sektör temsilcilerine göre önümüzdeki dönemde mimarlık, dijital olanaklarla insan ihtiyaçlarını dengeleyen hibrit bir yaklaşıma doğru evrilecek.
????️ Editör Notu
Bu dönüşümün mimarlık için kritik bir eşik olduğunu düşünüyorum. Teknoloji, tasarımı hızlandırıyor ve kolaylaştırıyor; ancak mimarlığın özünü insanla kurduğu ilişki belirliyor. Dijitalleşmenin, mekânın ruhunu güçlendirdiği ve yaşam kalitesini artırdığı ölçüde değerli olduğuna inanıyorum. Aksi hâlde hızlı ama ruhsuz yapılar üretmek kaçınılmaz hâle geliyor.
Haber Önerisi: Geçitler TIR'lara Kapatıldı! Doğu'da Kar Kıyameti: 1561 Köy Yolu Kapalı
Kaynak: Faselis