Adıyaman’da 31 Yıllık Sabır: 6 Metrekarelik Atölyede Tarih Dokuyor!

Yusuf Çelik, hobi olarak başladığı el dokuma heybe üretimini 31 yıldır sürdürüyor. Küçük atölyesinde geleneksel yöntemlerle kültürel mirası geleceğe taşıyor.

Haber Giriş Tarihi: 27.02.2026 22:30
Haber Güncellenme Tarihi: 27.02.2026 22:30
Muhabir: Yasin Köz
Adıyaman’da 31 Yıllık Sabır: 6 Metrekarelik Atölyede Tarih Dokuyor!

Adıyaman’da yaşayan Yusuf Çelik, tam 31 yıl önce merak salıp hobi olarak başladığı el dokuma heybe üretimini, zamanla hayatının merkezine koyarak profesyonel bir mesleğe dönüştürdü. Şehrin dar sokaklarından birinde, sadece 6 metrekarelik küçük bir atölyede devleşen bu sanat, Çelik’in maharetli ellerinde hayat buluyor. Geleneksel yöntemlerden ödün vermeden üretim yapan usta, teknolojiye karşı el emeğinin zarafetini savunarak hem geçimini sağlıyor hem de unutulmaya yüz tutmuş bir kültürel mirası ilmek ilmek dokuyor.

SABIR VE EMEĞİN İLMİĞİ: HEYBE DOKUMACILIĞI

Tamamen el emeğine dayalı üretim sürecinin büyük bir sabır gerektirdiğini belirten Yusuf Çelik, her bir heybenin kendine özgü bir hikayesi olduğunu ifade ediyor. Geleneksel dokuma tekniklerini kullanarak hazırladığı ürünlerin, fabrikasyon üretimlerden çok farklı olduğunu vurgulayan Çelik, "Heybe dokumak sadece ipi birbirine geçirmek değildir; bu işin özü sabır ve emektir. Dokuma süreci uzun sürüyor ancak ortaya çıkan her bir ürünün eşsiz olduğunu bilmek tüm yorgunluğumu alıyor" dedi.

HEM GÜNLÜK KULLANIM HEM DEKORATİF ŞIKLIK

Yusuf Çelik’in küçük atölyesinde dokuduğu heybeler, sadece kullanım amacıyla değil, son yıllarda dekoratif birer sanat eseri olarak da büyük ilgi görüyor. Nostaljiye ve geleneksel ürünlere duyulan özlemin satışlara olumlu yansıdığını belirten usta, vatandaşların bu el emeği göz nuru ürünlere gösterdiği ilgiden oldukça memnun. Heybeler, köylerde hala günlük bir ihtiyaç olarak kullanılırken, şehirlerde ise otantik birer dekorasyon objesi olarak evlerin ve iş yerlerinin duvarlarını süslüyor.

"YENİ NESİLLERE AKTARMAK EN BÜYÜK HAYALİM"

6 metrekarelik dar alanında dev bir kültürü yaşatmaya çalışan Çelik, en büyük endişesinin bu sanatın kendisinden sonra son bulması olduğunu dile getirdi. El sanatlarının yeni nesillere aktarılmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Yusuf Çelik, "İmkanlarım elverdiği sürece bu tezgahın başında olmaya devam edeceğim. Gençlerin bu tür zanaatlara ilgi göstermesi, köklerimizin kurumaması demektir. Bu mirası yaşatmak benim için sadece bir iş değil, bir gönül borcudur" şeklinde konuştu.

Editör Notu

Yusuf Çelik’in 6 metrekarelik atölyesi, aslında kocaman bir hafıza mekanıdır. 31 yıl boyunca aynı heyecanla mekiği elinde tutmak, modern dünyanın hızına karşı verilmiş bir "yavaşlık" ve "nitelik" dersidir. Adıyaman’ın bu sessiz kahramanı, sadece heybe dokumuyor; aslında Anadolu’nun bin yıllık renklerini ve desenlerini de günümüzde canlı tutuyor. Yerel yönetimlerin bu tür zanaatkarları desteklemesi, kültürel sürdürülebilirlik açısından hayati bir adım olacaktır.

Adıyaman’ın geleneksel heybe dokumacılığı hakkında ne düşünüyorsunuz? Evinizde veya çevrenizde bu tür el emeği kültürel ürünlere yer veriyor musunuz? Yorumlarınızı ve bu sanatı yaşatma önerilerinizi bekliyoruz.

Kaynak: İHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.