10 Metrekareye 44 Yıl Sığdırdılar: Gaziantep’te Dayı-Yeğenin "Bakır" Dayanışması
10 Metrekareye 44 Yıl Sığdırdılar: Gaziantep’te Dayı-Yeğenin "Bakır" Dayanışması
Gaziantep’te 1982 yılında ilkokulu bitirip çırak olarak bakırcılığa başlayan Mesut Keklik (52) ve yeğeni Mehmet Sakça (49), 44 yıldır aynı dükkanda çalışıyor.
Haber Giriş Tarihi: 15.02.2026 19:30
Haber Güncellenme Tarihi: 15.02.2026 19:30
Muhabir:
Yasin Köz
Gaziantep’te 1982 yılında ilkokulu bitirip çırak olarak bakırcılığa başlayan Mesut Keklik (52) ve yeğeni Mehmet Sakça (49), 44 yıldır aynı dükkanda çalışıyor. Sektördeki eleman sıkıntısı ve artan maliyetlere rağmen mesleklerini bırakmayan ikili, "Ömrümüz yettiğince bu ateşi söndürmeyeceğiz" diyor.
Çekiçle Şekillenen Bir Kader Ortaklığı
Gaziantep’in UNESCO tarafından tescilli mutfak kültürü kadar meşhur olan el sanatlarının başında bakır işlemeciliği geliyor. Ancak bu kadim meslek, son yıllarda teknolojiye ve fabrikasyon üretime yenik düşme tehlikesiyle karşı karşıya. İşte tam bu noktada, Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda zamana direnen iki usta; dayı Mesut Keklik ve yeğeni Mehmet Sakça’nın hikayesi, kaybolmaya yüz tutan ahilik kültürüne ışık tutuyor.
Hikayeleri 1982 yılında başladı. Biri ilkokulu yeni bitirmiş, diğeri henüz oyun çağında iki çocukken girdikleri bakırcı dükkanında, ustalarının dizinin dibinde bakırın tozunu yuttular. Aradan geçen 44 yılda saçlarına aklar düşse de, ellerindeki çekiç ve kalplerindeki meslek aşkı hiç değişmedi.
"Bakır İşlemek Beni Dinlendiriyor"
Yıllarca yanlarında çalıştırdıkları elemanlarla üretim yapan, ancak sektördeki daralma nedeniyle 15 yıl önce küçülmeye giderek 10 metrekarelik dükkanda baş başa kalan ikili, her sabah dükkanı aynı heyecanla açıyor.
52 yaşındaki Mesut Keklik, mesleğin kendisi için bir terapiden farksız olduğunu belirterek duygularını şöyle ifade ediyor: "Ben sabah geliyorum, akşama kadar çalışıyorum. Bakır işlemek beni dinlendiriyor, sakinleştiriyor. Çalışmak bana huzur veriyor. Ancak mesleğe olan ilginin azaldığını görmek bizi üzüyor. Eskiden her dükkanda 5-6 eleman vardı, şimdi kimse kalmadı. Yetiştirdiğimiz kalfa bile fabrikaya gitti. Biz ise inatla buradayız."
Maliyetler Arttı, Çıraklar Kayboldu
Dayı-yeğenin mücadelesi sadece zamana karşı değil, aynı zamanda ekonomik şartlara karşı da sürüyor. Ham bakır fiyatlarının yükselmesi ve maliyetlerin artması, el işçiliği yapan zanaatkarların belini büküyor. Çarşıdaki birçok dükkanın hediyelik eşya satıcısına veya başka mesleklere dönüştüğünü belirten Keklik, "Bakırcılar zorlandığı için azalıyor. İnsan çalışan görünce iştahlanır, işin bittiğini görünce üzülür" diyerek sektörün kanayan yarasına parmak basıyor.
"Sonuna Kadar Götüreceğiz"
49 yaşındaki yeğen Mehmet Sakça da dayısıyla kader birliği yapmaktan gururlu. Bir dönem fabrikada çalışmayı denese de, bakırın o kendine has tınısını ve dayısının yanındaki huzuru özleyerek tekrar çarşıya dönmüş.
İkili, "Rabbim ömür verdiği sürece dayı-yeğen bu mesleği sürdüreceğiz. Gözümüzü bu meslekte açtık, bu meslekte kapatacağız" diyerek, Anadolu’nun kadim geleneğini yaşatmaya söz veriyor.
Editörün Notu: "Günümüzde 'kariyer planlaması' adı altında insanların ortalama 3-4 yılda bir iş değiştirdiği bir çağda yaşıyoruz. Mesut Usta ve Mehmet Usta'nın 44 yıl boyunca, üstelik sadece 10 metrekarelik bir alanda, hiç ayrılmadan çalışmaları, modern insanın anlayamayacağı türden bir sadakat örneği. Bu hikaye sadece bakırın işlenmesi değil; sabrın, vefanın ve aile bağlarının da işlenmesidir. Bir gün yolunuz Gaziantep'e düşerse, o dükkandan gelen çekiç seslerine kulak verin; çünkü duyacağınız şey, ölmekte olan bir zanaatın son ve en güçlü kalp atışlarıdır."
Kaynak: İHA
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
10 Metrekareye 44 Yıl Sığdırdılar: Gaziantep’te Dayı-Yeğenin "Bakır" Dayanışması
Gaziantep’te 1982 yılında ilkokulu bitirip çırak olarak bakırcılığa başlayan Mesut Keklik (52) ve yeğeni Mehmet Sakça (49), 44 yıldır aynı dükkanda çalışıyor.
Gaziantep’te 1982 yılında ilkokulu bitirip çırak olarak bakırcılığa başlayan Mesut Keklik (52) ve yeğeni Mehmet Sakça (49), 44 yıldır aynı dükkanda çalışıyor. Sektördeki eleman sıkıntısı ve artan maliyetlere rağmen mesleklerini bırakmayan ikili, "Ömrümüz yettiğince bu ateşi söndürmeyeceğiz" diyor.
Çekiçle Şekillenen Bir Kader Ortaklığı
Gaziantep’in UNESCO tarafından tescilli mutfak kültürü kadar meşhur olan el sanatlarının başında bakır işlemeciliği geliyor. Ancak bu kadim meslek, son yıllarda teknolojiye ve fabrikasyon üretime yenik düşme tehlikesiyle karşı karşıya. İşte tam bu noktada, Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda zamana direnen iki usta; dayı Mesut Keklik ve yeğeni Mehmet Sakça’nın hikayesi, kaybolmaya yüz tutan ahilik kültürüne ışık tutuyor.
Hikayeleri 1982 yılında başladı. Biri ilkokulu yeni bitirmiş, diğeri henüz oyun çağında iki çocukken girdikleri bakırcı dükkanında, ustalarının dizinin dibinde bakırın tozunu yuttular. Aradan geçen 44 yılda saçlarına aklar düşse de, ellerindeki çekiç ve kalplerindeki meslek aşkı hiç değişmedi.
"Bakır İşlemek Beni Dinlendiriyor"
Yıllarca yanlarında çalıştırdıkları elemanlarla üretim yapan, ancak sektördeki daralma nedeniyle 15 yıl önce küçülmeye giderek 10 metrekarelik dükkanda baş başa kalan ikili, her sabah dükkanı aynı heyecanla açıyor.
52 yaşındaki Mesut Keklik, mesleğin kendisi için bir terapiden farksız olduğunu belirterek duygularını şöyle ifade ediyor: "Ben sabah geliyorum, akşama kadar çalışıyorum. Bakır işlemek beni dinlendiriyor, sakinleştiriyor. Çalışmak bana huzur veriyor. Ancak mesleğe olan ilginin azaldığını görmek bizi üzüyor. Eskiden her dükkanda 5-6 eleman vardı, şimdi kimse kalmadı. Yetiştirdiğimiz kalfa bile fabrikaya gitti. Biz ise inatla buradayız."
Maliyetler Arttı, Çıraklar Kayboldu
Dayı-yeğenin mücadelesi sadece zamana karşı değil, aynı zamanda ekonomik şartlara karşı da sürüyor. Ham bakır fiyatlarının yükselmesi ve maliyetlerin artması, el işçiliği yapan zanaatkarların belini büküyor. Çarşıdaki birçok dükkanın hediyelik eşya satıcısına veya başka mesleklere dönüştüğünü belirten Keklik, "Bakırcılar zorlandığı için azalıyor. İnsan çalışan görünce iştahlanır, işin bittiğini görünce üzülür" diyerek sektörün kanayan yarasına parmak basıyor.
"Sonuna Kadar Götüreceğiz"
49 yaşındaki yeğen Mehmet Sakça da dayısıyla kader birliği yapmaktan gururlu. Bir dönem fabrikada çalışmayı denese de, bakırın o kendine has tınısını ve dayısının yanındaki huzuru özleyerek tekrar çarşıya dönmüş.
İkili, "Rabbim ömür verdiği sürece dayı-yeğen bu mesleği sürdüreceğiz. Gözümüzü bu meslekte açtık, bu meslekte kapatacağız" diyerek, Anadolu’nun kadim geleneğini yaşatmaya söz veriyor.
Kaynak: İHA