Sosyal medya önerileri göz sağlığını tehdit ediyor
Sosyal medya önerileri göz sağlığını tehdit ediyor
Sosyal medyada doğal ve bitkisel tedavi adı altında yayılan uygulamalar göz sağlığı açısından ciddi riskler barındırıyor.
Haber Giriş Tarihi: 18.02.2026 00:01
Haber Güncellenme Tarihi: 18.02.2026 00:01
Muhabir:
Saliha Kara
Sosyal medyada “gözlük kıran otu” ya da “kırlangıç otu” adıyla yayılan bitkisel uygulamalar için Türk Oftalmoloji Derneği’nden sert uyarı geldi. Uzmanlar, bu yöntemlerin kalıcı görme kaybına yol açabileceğini belirtti.
Sosyal medyada son dönemde “gözlük numarasını düşürdüğü” ve “göz hastalıklarını iyileştirdiği” iddiasıyla paylaşılan bitkisel uygulamalar tartışma yarattı. Halk arasında “gözlük kıran otu” veya “kırlangıç otu” olarak bilinen bitkinin yaprağından elde edilen sıvının göze damlatılması tavsiye ediliyor.
Türk Oftalmoloji Derneği ise bu tür uygulamaların son derece tehlikeli olduğunu açıkladı. Dernek, göz doktorlarının önerisi dışında bilimsel dayanağı olmayan yöntemlerin kullanılmaması gerektiğini vurguladı.
Derneğin Glokom Birim Başkanı Prof. Dr. Tekin Yaşar, teşhis ve tedavinin yalnızca uzman hekimler tarafından yapılabileceğini belirterek, “Çok hassas bir organ olan göze içeriği bilinmeyen bir sıvı damlatılamaz” dedi.
“Gözlük İhtiyacı Hastalık Değil”
Prof. Dr. Yaşar, gözlük kullanımının bir hastalık değil, optik kusurdan kaynaklandığını ifade etti. Sosyal medyada paylaşılan videolarda göz numarasının düştüğünün iddia edildiğini ancak bunun bilimsel bir kanıtı olmadığını söyledi.
“Göz numarası ölçümleri anlık değişkenlik gösterebilir. Bu durum tedavi edildiği anlamına gelmez” diyen Yaşar, bir bitki ya da damlayla gözlük ihtiyacının ortadan kalkmasının mümkün olmadığını vurguladı.
Bitkisel Olması Güvenli Olduğu Anlamına Gelmiyor
Uzmanlar, bitkisel ürünlerin steril olmadığını ve içeriklerinin kontrol edilemediğini belirtiyor. Göze temas eden bu tür sıvılar;
Kornea yüzeyinde kimyasal yanık ve hasar
Şiddetli kızarıklık ve ağrı
Işığa hassasiyet
Ciddi mikrobiyal enfeksiyon
Görme bulanıklığı ve kalıcı görme kaybı
Alerjik reaksiyon ve göz kapağı ödemi
gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor.
Prof. Dr. Yaşar, özellikle internet üzerinden satılan ve “şifa” iddiasıyla pazarlanan ürünlere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirterek, “Yanma, batma, kızarıklık ya da görme azalması durumunda vakit kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalı” uyarısında bulundu.
Erken Müdahale Hayati Önem Taşıyor
Uzmanlara göre göz sağlığında erken müdahale, kalıcı hasarın önlenmesinde kritik rol oynuyor. Sosyal medya kaynaklı önerilerle yapılan bilinçsiz uygulamalar ise geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabiliyor.
Göz sağlığı söz konusu olduğunda, bilimsel yöntemlerin dışına çıkmak büyük risk taşıyor. Uzmanların mesajı net: Göze hiçbir bitkisel sıvı damlatılmamalı, tedavi mutlaka hekim kontrolünde yapılmalı.
Kaynak: Faselis
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sosyal medya önerileri göz sağlığını tehdit ediyor
Sosyal medyada doğal ve bitkisel tedavi adı altında yayılan uygulamalar göz sağlığı açısından ciddi riskler barındırıyor.
Sosyal medyada “gözlük kıran otu” ya da “kırlangıç otu” adıyla yayılan bitkisel uygulamalar için Türk Oftalmoloji Derneği’nden sert uyarı geldi. Uzmanlar, bu yöntemlerin kalıcı görme kaybına yol açabileceğini belirtti.
Sosyal medyada son dönemde “gözlük numarasını düşürdüğü” ve “göz hastalıklarını iyileştirdiği” iddiasıyla paylaşılan bitkisel uygulamalar tartışma yarattı. Halk arasında “gözlük kıran otu” veya “kırlangıç otu” olarak bilinen bitkinin yaprağından elde edilen sıvının göze damlatılması tavsiye ediliyor.
Türk Oftalmoloji Derneği ise bu tür uygulamaların son derece tehlikeli olduğunu açıkladı. Dernek, göz doktorlarının önerisi dışında bilimsel dayanağı olmayan yöntemlerin kullanılmaması gerektiğini vurguladı.
Derneğin Glokom Birim Başkanı Prof. Dr. Tekin Yaşar, teşhis ve tedavinin yalnızca uzman hekimler tarafından yapılabileceğini belirterek, “Çok hassas bir organ olan göze içeriği bilinmeyen bir sıvı damlatılamaz” dedi.
“Gözlük İhtiyacı Hastalık Değil”
Prof. Dr. Yaşar, gözlük kullanımının bir hastalık değil, optik kusurdan kaynaklandığını ifade etti. Sosyal medyada paylaşılan videolarda göz numarasının düştüğünün iddia edildiğini ancak bunun bilimsel bir kanıtı olmadığını söyledi.
“Göz numarası ölçümleri anlık değişkenlik gösterebilir. Bu durum tedavi edildiği anlamına gelmez” diyen Yaşar, bir bitki ya da damlayla gözlük ihtiyacının ortadan kalkmasının mümkün olmadığını vurguladı.
Bitkisel Olması Güvenli Olduğu Anlamına Gelmiyor
Uzmanlar, bitkisel ürünlerin steril olmadığını ve içeriklerinin kontrol edilemediğini belirtiyor. Göze temas eden bu tür sıvılar;
Kornea yüzeyinde kimyasal yanık ve hasar
Şiddetli kızarıklık ve ağrı
Işığa hassasiyet
Ciddi mikrobiyal enfeksiyon
Görme bulanıklığı ve kalıcı görme kaybı
Alerjik reaksiyon ve göz kapağı ödemi
gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor.
Prof. Dr. Yaşar, özellikle internet üzerinden satılan ve “şifa” iddiasıyla pazarlanan ürünlere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirterek, “Yanma, batma, kızarıklık ya da görme azalması durumunda vakit kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalı” uyarısında bulundu.
Erken Müdahale Hayati Önem Taşıyor
Uzmanlara göre göz sağlığında erken müdahale, kalıcı hasarın önlenmesinde kritik rol oynuyor. Sosyal medya kaynaklı önerilerle yapılan bilinçsiz uygulamalar ise geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabiliyor.
Göz sağlığı söz konusu olduğunda, bilimsel yöntemlerin dışına çıkmak büyük risk taşıyor. Uzmanların mesajı net: Göze hiçbir bitkisel sıvı damlatılmamalı, tedavi mutlaka hekim kontrolünde yapılmalı.
Kaynak: Faselis