Ramazan Sofrasında Gizli Tehlike: Uzmanlardan Kritik Uyarı
Ramazan Sofrasında Gizli Tehlike: Uzmanlardan Kritik Uyarı
Ramazan ayında uzun süren açlığın ardından yapılan iftarda tercih edilen besinler, yalnızca kilo kontrolünü değil, kan şekeri dengesini ve mide sağlığını da doğrudan etkiliyor.
Haber Giriş Tarihi: 17.02.2026 10:37
Haber Güncellenme Tarihi: 17.02.2026 10:37
Muhabir:
Saliha Kara
İstinye Üniversitesi Hastanesi Liv Hospital Bahçeşehir’den Diyetisyen Şeyma Dinç, iftarda yapılan hataların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Dinç, özellikle aşırı yağlı ve kızartılmış yiyecekler, şerbetli tatlılar, gazlı içecekler ve çok tuzlu besinlerin kan şekeri dengesizliğine ve mide rahatsızlıklarına neden olabileceğini belirtti. Uzun süreli açlığın ardından mideye ani ve ağır yük bindirilmesinin sindirim sistemini zorladığını vurgulayan Dinç, doğru besin seçiminin hayati önem taşıdığını söyledi.
“İftara Su ve Çorbayla Başlayın”
Uzmanlara göre iftarın doğru planlanması gerekiyor. Dinç, “İftara önce su içilerek başlanmalı, ardından hafif bir çorba tüketilmeli. Çorba sonrası kısa bir ara vermek sindirimi olumlu etkiler. Daha sonra ana yemeğe geçilmeli” dedi.
Ana öğünde ızgara, haşlama veya fırında pişirilmiş et, tavuk ya da balık gibi protein kaynaklarının bulunması gerektiğini belirten Dinç, lif açısından zengin sebze yemekleri ve salataların da sofrada mutlaka yer alması gerektiğini kaydetti.
Tatlı İçin Doğru Zaman
İftarda en sık yapılan hatalardan biri de tatlının hemen ana yemek sonrası tüketilmesi. Dinç, tatlının iftardan 1–2 saat sonra tercih edilmesi gerektiğini belirterek, “Şerbetli tatlılar yerine meyve ya da az şekerli sütlü tatlılar daha sağlıklı bir seçim olur” dedi.
Sahuru Atlamak Büyük Hata
Ramazan ayında yapılan en yaygın beslenme hatalarından birinin sahuru atlamak olduğunu belirten Dinç, bu durumun gün içinde kan şekeri düşüşüne ve halsizliğe yol açabileceğini ifade etti. Tok tutan besinlerin protein, lif ve sağlıklı yağ içeren gıdalar olduğunu belirten Dinç; yumurta, peynir, kurubaklagiller, tam buğday ekmeği, yulaf, ceviz ve badem gibi besinlerin sahurda tercih edilmesini önerdi.
Sıvı Tüketimi İhmal Edilmemeli
İftar ile sahur arasında yeterli su tüketilmemesinin de önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Dinç, şekerli ve gazlı içeceklerin sınırlandırılması gerektiğini söyledi.
Uzmanlara göre dengeli bir Ramazan beslenmesi; protein ağırlıklı, kompleks karbonhidrat içeren ve yeterli sıvı alımını kapsayan bir düzenle mümkün. Bilinçli planlanan bir iftar ve sahur menüsü hem sindirim sistemini koruyor hem de uzun vadede sağlığı destekliyor.
Kaynak: İHA
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ramazan Sofrasında Gizli Tehlike: Uzmanlardan Kritik Uyarı
Ramazan ayında uzun süren açlığın ardından yapılan iftarda tercih edilen besinler, yalnızca kilo kontrolünü değil, kan şekeri dengesini ve mide sağlığını da doğrudan etkiliyor.
İstinye Üniversitesi Hastanesi Liv Hospital Bahçeşehir’den Diyetisyen Şeyma Dinç, iftarda yapılan hataların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Dinç, özellikle aşırı yağlı ve kızartılmış yiyecekler, şerbetli tatlılar, gazlı içecekler ve çok tuzlu besinlerin kan şekeri dengesizliğine ve mide rahatsızlıklarına neden olabileceğini belirtti. Uzun süreli açlığın ardından mideye ani ve ağır yük bindirilmesinin sindirim sistemini zorladığını vurgulayan Dinç, doğru besin seçiminin hayati önem taşıdığını söyledi.
“İftara Su ve Çorbayla Başlayın”
Uzmanlara göre iftarın doğru planlanması gerekiyor. Dinç, “İftara önce su içilerek başlanmalı, ardından hafif bir çorba tüketilmeli. Çorba sonrası kısa bir ara vermek sindirimi olumlu etkiler. Daha sonra ana yemeğe geçilmeli” dedi.
Ana öğünde ızgara, haşlama veya fırında pişirilmiş et, tavuk ya da balık gibi protein kaynaklarının bulunması gerektiğini belirten Dinç, lif açısından zengin sebze yemekleri ve salataların da sofrada mutlaka yer alması gerektiğini kaydetti.
Tatlı İçin Doğru Zaman
İftarda en sık yapılan hatalardan biri de tatlının hemen ana yemek sonrası tüketilmesi. Dinç, tatlının iftardan 1–2 saat sonra tercih edilmesi gerektiğini belirterek, “Şerbetli tatlılar yerine meyve ya da az şekerli sütlü tatlılar daha sağlıklı bir seçim olur” dedi.
Sahuru Atlamak Büyük Hata
Ramazan ayında yapılan en yaygın beslenme hatalarından birinin sahuru atlamak olduğunu belirten Dinç, bu durumun gün içinde kan şekeri düşüşüne ve halsizliğe yol açabileceğini ifade etti. Tok tutan besinlerin protein, lif ve sağlıklı yağ içeren gıdalar olduğunu belirten Dinç; yumurta, peynir, kurubaklagiller, tam buğday ekmeği, yulaf, ceviz ve badem gibi besinlerin sahurda tercih edilmesini önerdi.
Sıvı Tüketimi İhmal Edilmemeli
İftar ile sahur arasında yeterli su tüketilmemesinin de önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Dinç, şekerli ve gazlı içeceklerin sınırlandırılması gerektiğini söyledi.
Uzmanlara göre dengeli bir Ramazan beslenmesi; protein ağırlıklı, kompleks karbonhidrat içeren ve yeterli sıvı alımını kapsayan bir düzenle mümkün. Bilinçli planlanan bir iftar ve sahur menüsü hem sindirim sistemini koruyor hem de uzun vadede sağlığı destekliyor.
Kaynak: İHA