Prof. Dr. Şevket Özkaya: "Yaşayan Her Hücrenin Sonu Kansere Çıkıyor"
Prof. Dr. Şevket Özkaya: "Yaşayan Her Hücrenin Sonu Kansere Çıkıyor"
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kanserin biyolojik yaşlanmanın bir parçası olduğunu ve her üç vakadan birinin önlenebilir olduğunu açı.
Haber Giriş Tarihi: 28.02.2026 19:45
Haber Güncellenme Tarihi: 28.02.2026 19:45
Muhabir:
Yasin Köz
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kanser ve biyolojik yaşlanma süreci arasındaki kaçınılmaz ilişkiye dair ezber bozan açıklamalarda bulundu. Yaşayan her hücrenin potansiyel olarak kansere dönüşme riski taşıdığını vurgulayan Özkaya, insan ömrünün 150-170 yaşlarına kadar uzaması durumunda, başka bir sebepten hayatını kaybetmeyen her bireyde mutlaka kanser gelişeceğinin öngörüldüğünü ifade etti. Kanserin hangi organda ve ne zaman ortaya çıkacağının genetik kodlarla belirlendiğini belirten Özkaya; sigara, alkol ve çevresel faktörlerin bu süreci erkene çekerek yaşam süresini kısalttığı uyarısında bulundu.
KANSER VAKALARININ YÜZDE 37’Sİ ÖNLENEBİLİR NEDENLERDEN
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) verilerine dikkat çeken Prof. Dr. Özkaya, 2022 yılındaki yeni vakaların yüzde 37’sinin, yani yaklaşık 7,1 milyon vakanın önlenebilir nedenlerle ortaya çıktığını belirtti. 185 ülkeden toplanan verilerin, doğru yaşam alışkanlıklarıyla her üç kanserden birinin engellenebileceğini kanıtladığını söyleyen Özkaya, "Tütün kullanımı tek başına yeni vakaların yüzde 15’inden sorumlu. Enfeksiyonlar yüzde 10, alkol ise yüzde 3 oranında etkili. Sigara hâlâ kanser nedenleri arasında açık ara birinci sırada yer alıyor" dedi.
ERKEKLERDE RİSK KADINLARA ORANLA DAHA YÜKSEK
Cinsiyet bazlı verilere değinen Özkaya, erkeklerde yeni kanser vakalarının yüzde 45’inin önlenebilir nedenlerle ilişkili olduğunu, kadınlarda ise bu oranın yüzde 30 seviyesinde kaldığını açıkladı. Erkeklerde sigara kullanımının yüzde 23’lük devasa bir paya sahip olduğunu belirten Özkaya, kadınlarda ise enfeksiyonların yüzde 11 ile ilk sırada yer aldığını ifade etti. Özellikle akciğer, mide ve serviks (rahim ağzı) kanserlerinin küresel ölçekte önlenebilir kanserlerin yarısını oluşturduğunu vurgulayarak, bu üç türe odaklanmanın milyonlarca hayatı kurtarabileceğini dile getirdi.
KANSERLE MÜCADELEDE ÜÇ TEMEL AŞAMA
Türkiye’de kanserle mücadelenin korunma, erken tanı ve ileri evre tedavi olmak üzere üç aşamada yürütüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Özkaya, sağlıklı yaşamın kanser yaşını ileriye ötelediğini belirtti. Erken tanının hayat kurtarıcı olduğunu hatırlatan Özkaya, "Toplumda ‘bıçak değerse yayılır’ gibi yanlış bir inanış var. Erken evrede yakalanan kanser, cerrahiyle tamamen tedavi edilebilir. KETEM ve Sağlıklı Hayat Merkezleri bu konuda ücretsiz hizmet veriyor" dedi. İleri evre vakalarda ise hedefin, kişiye özel moleküler tedavilerle yaşam süresini ve konforunu artırmak olduğunu sözlerine ekledi.
Editör Notu
Prof. Dr. Şevket Özkaya'nın "yaşayan her hücrenin sonu kanser" tespiti, konuyu korkutucu bir tabu olmaktan çıkarıp biyolojik bir gerçeklik zeminine oturtuyor. Buradaki asıl mesele, genetik olarak 150 yaşında çıkması beklenen bir hastalığı, sigara ve kötü yaşam alışkanlıklarıyla 45 yaşına çekmemektir. Tütün kullanımının önlenebilir vakalardaki %15'lik payı, bireysel tercihlerin toplumsal sağlık haritasını nasıl belirlediğini açıkça gösteriyor. KETEM gibi ücretsiz tarama imkanlarından faydalanmak, bu biyolojik süreci yönetmenin en akılcı yoludur.
Kanser tarama programları (KETEM vb.) hakkında bilginiz var mı? Yaşam tarzınızda kanser riskini azaltmak için yaptığınız en önemli değişiklik nedir? Görüşlerinizi ve sorularınızı yorumlarda paylaşarak farkındalığa katkıda bulunabilirsiniz.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Prof. Dr. Şevket Özkaya: "Yaşayan Her Hücrenin Sonu Kansere Çıkıyor"
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kanserin biyolojik yaşlanmanın bir parçası olduğunu ve her üç vakadan birinin önlenebilir olduğunu açı.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kanser ve biyolojik yaşlanma süreci arasındaki kaçınılmaz ilişkiye dair ezber bozan açıklamalarda bulundu. Yaşayan her hücrenin potansiyel olarak kansere dönüşme riski taşıdığını vurgulayan Özkaya, insan ömrünün 150-170 yaşlarına kadar uzaması durumunda, başka bir sebepten hayatını kaybetmeyen her bireyde mutlaka kanser gelişeceğinin öngörüldüğünü ifade etti. Kanserin hangi organda ve ne zaman ortaya çıkacağının genetik kodlarla belirlendiğini belirten Özkaya; sigara, alkol ve çevresel faktörlerin bu süreci erkene çekerek yaşam süresini kısalttığı uyarısında bulundu.
KANSER VAKALARININ YÜZDE 37’Sİ ÖNLENEBİLİR NEDENLERDEN
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) verilerine dikkat çeken Prof. Dr. Özkaya, 2022 yılındaki yeni vakaların yüzde 37’sinin, yani yaklaşık 7,1 milyon vakanın önlenebilir nedenlerle ortaya çıktığını belirtti. 185 ülkeden toplanan verilerin, doğru yaşam alışkanlıklarıyla her üç kanserden birinin engellenebileceğini kanıtladığını söyleyen Özkaya, "Tütün kullanımı tek başına yeni vakaların yüzde 15’inden sorumlu. Enfeksiyonlar yüzde 10, alkol ise yüzde 3 oranında etkili. Sigara hâlâ kanser nedenleri arasında açık ara birinci sırada yer alıyor" dedi.
ERKEKLERDE RİSK KADINLARA ORANLA DAHA YÜKSEK
Cinsiyet bazlı verilere değinen Özkaya, erkeklerde yeni kanser vakalarının yüzde 45’inin önlenebilir nedenlerle ilişkili olduğunu, kadınlarda ise bu oranın yüzde 30 seviyesinde kaldığını açıkladı. Erkeklerde sigara kullanımının yüzde 23’lük devasa bir paya sahip olduğunu belirten Özkaya, kadınlarda ise enfeksiyonların yüzde 11 ile ilk sırada yer aldığını ifade etti. Özellikle akciğer, mide ve serviks (rahim ağzı) kanserlerinin küresel ölçekte önlenebilir kanserlerin yarısını oluşturduğunu vurgulayarak, bu üç türe odaklanmanın milyonlarca hayatı kurtarabileceğini dile getirdi.
KANSERLE MÜCADELEDE ÜÇ TEMEL AŞAMA
Türkiye’de kanserle mücadelenin korunma, erken tanı ve ileri evre tedavi olmak üzere üç aşamada yürütüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Özkaya, sağlıklı yaşamın kanser yaşını ileriye ötelediğini belirtti. Erken tanının hayat kurtarıcı olduğunu hatırlatan Özkaya, "Toplumda ‘bıçak değerse yayılır’ gibi yanlış bir inanış var. Erken evrede yakalanan kanser, cerrahiyle tamamen tedavi edilebilir. KETEM ve Sağlıklı Hayat Merkezleri bu konuda ücretsiz hizmet veriyor" dedi. İleri evre vakalarda ise hedefin, kişiye özel moleküler tedavilerle yaşam süresini ve konforunu artırmak olduğunu sözlerine ekledi.
Editör Notu
Prof. Dr. Şevket Özkaya'nın "yaşayan her hücrenin sonu kanser" tespiti, konuyu korkutucu bir tabu olmaktan çıkarıp biyolojik bir gerçeklik zeminine oturtuyor. Buradaki asıl mesele, genetik olarak 150 yaşında çıkması beklenen bir hastalığı, sigara ve kötü yaşam alışkanlıklarıyla 45 yaşına çekmemektir. Tütün kullanımının önlenebilir vakalardaki %15'lik payı, bireysel tercihlerin toplumsal sağlık haritasını nasıl belirlediğini açıkça gösteriyor. KETEM gibi ücretsiz tarama imkanlarından faydalanmak, bu biyolojik süreci yönetmenin en akılcı yoludur.
Kanser tarama programları (KETEM vb.) hakkında bilginiz var mı? Yaşam tarzınızda kanser riskini azaltmak için yaptığınız en önemli değişiklik nedir? Görüşlerinizi ve sorularınızı yorumlarda paylaşarak farkındalığa katkıda bulunabilirsiniz.
Kaynak: İHA
RAMS Park’ta Şov! Galatasaray 3 Puanı 3 Golle Aldı
DMM’den “Savaş Başlayacak” İddialarına Net Yanıt
Antalya’daki olumsuz hava şartları patlıcanın tadını kaçırdı
Türkiye’de Gayrimenkul Teknolojilerinde Güç Birliği: Emlakjet ve Endeksa Tek Çatı Altında
Ramazan Bayramı’nda Tatil Rüzgârı: Özel Rotalar
Japonya’nın Efsanevi Destanı Raflarda: Musashi: Kılıç ve Delikanlı
ÇOK OKUNAN