Adana’da Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Demiroğlu, antibiyotik direncinin her yıl 700 bin ile 1,5 milyon kişinin ölümüne yol açtığını açıkladı.
Haber Giriş Tarihi: 12.02.2026 00:58
Haber Güncellenme Tarihi: 12.02.2026 00:58
Muhabir:
Saliha Kara
Adana’da, Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’ndan Yusuf Ziya Demiroğlu, antibiyotik direncine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Demiroğlu, antibiyotiklerin 1928 yılında penisilinin keşfiyle modern tıbbın en büyük dönüm noktalarından biri olduğunu hatırlatarak, bugün bu ilaçların etkinliğinin ciddi tehdit altında olduğunu söyledi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 700 bin ile 1,5 milyon arasında insanın doğrudan dirençli bakteriyel enfeksiyonların tedavi edilememesi nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Demiroğlu, dolaylı etkilerle bu sayının 5 milyona kadar çıkabildiğini ifade etti.
Türkiye Kritik Seviyede
Antibiyotiklerin bilinçsiz ve yaygın kullanımının bakterilerde güçlü direnç mekanizmaları geliştirdiğini vurgulayan Demiroğlu, özellikle Türkiye, bazı Akdeniz ülkeleri ve OECD bölgesinde direnç oranlarının kritik seviyelere ulaştığını kaydetti.
Bazı gram-negatif bakterilerde direnç oranlarının yüzde 60’ın üzerine çıktığını belirten Demiroğlu, en güçlü antibiyotiklere karşı bile etkisiz hale gelen mikroorganizmalarla karşılaşıldığını söyledi. Bu durumun tedavi seçeneklerini daralttığını ve hasta kayıplarına yol açabildiğini dile getirdi.
Hayvancılıkta Yoğun Kullanım
Demiroğlu, antibiyotik tüketiminin yaklaşık yüzde 70’inin hayvancılık sektöründe gerçekleştiğini belirterek, bu durumun çevresel ve tarımsal alanlarda da dirençli bakterilerin yayılımını hızlandırdığını ifade etti.
Dünya Sağlık Örgütü’nün FAO ve diğer paydaşlarla birlikte yürüttüğü çalışmaların, gereksiz antibiyotik kullanımını azaltmayı ve “tek sağlık yaklaşımı” çerçevesinde küresel bir eylem planı oluşturmayı hedeflediğini aktardı.
“Antibiyotik Ateş Düşürücü Değildir”
Yanlış kullanımın en yaygın sebeplerinden birinin antibiyotiklerin ateş düşürücü ya da ağrı kesici gibi görülmesi olduğunu belirten Demiroğlu, üst solunum yolu enfeksiyonlarının büyük kısmının viral kaynaklı olduğunu söyledi.
Gereksiz antibiyotik kullanımının vücuttaki yararlı bakterileri yok ederek dirençli türlerin çoğalmasına neden olduğunu belirten Demiroğlu, özellikle idrar yolu enfeksiyonu gibi durumlarda kültür ve antibiyogram sonucuna göre tedavi başlanmasının önemine dikkat çekti.
Tedavinin önerilen doz ve sürede tamamlanması gerektiğini vurgulayan Demiroğlu, hastaların kendilerini iyi hissettiklerinde ilacı yarıda bırakmalarının ciddi direnç sorunlarına yol açabileceğini söyledi.
Editörün Notu
Antibiyotik direnci, görünmeyen ama hızla büyüyen bir kriz. Sorun yalnızca sağlık sistemlerinin değil; bireylerin günlük alışkanlıklarının da sonucu. “Bir şey olmaz” diyerek alınan her gereksiz antibiyotik, gelecekte tedavi seçeneklerini azaltıyor. Bu mücadele yalnızca doktorların değil, toplumun tamamının sorumluluğunda. Bilinçli kullanım, bugün alınacak en güçlü önlem.
Kaynak: İHA
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Antibiyotik direnci kaç kişiyi etkiliyor?
Adana’da Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Demiroğlu, antibiyotik direncinin her yıl 700 bin ile 1,5 milyon kişinin ölümüne yol açtığını açıkladı.
Adana’da, Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’ndan Yusuf Ziya Demiroğlu, antibiyotik direncine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Demiroğlu, antibiyotiklerin 1928 yılında penisilinin keşfiyle modern tıbbın en büyük dönüm noktalarından biri olduğunu hatırlatarak, bugün bu ilaçların etkinliğinin ciddi tehdit altında olduğunu söyledi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 700 bin ile 1,5 milyon arasında insanın doğrudan dirençli bakteriyel enfeksiyonların tedavi edilememesi nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Demiroğlu, dolaylı etkilerle bu sayının 5 milyona kadar çıkabildiğini ifade etti.
Türkiye Kritik Seviyede
Antibiyotiklerin bilinçsiz ve yaygın kullanımının bakterilerde güçlü direnç mekanizmaları geliştirdiğini vurgulayan Demiroğlu, özellikle Türkiye, bazı Akdeniz ülkeleri ve OECD bölgesinde direnç oranlarının kritik seviyelere ulaştığını kaydetti.
Bazı gram-negatif bakterilerde direnç oranlarının yüzde 60’ın üzerine çıktığını belirten Demiroğlu, en güçlü antibiyotiklere karşı bile etkisiz hale gelen mikroorganizmalarla karşılaşıldığını söyledi. Bu durumun tedavi seçeneklerini daralttığını ve hasta kayıplarına yol açabildiğini dile getirdi.
Hayvancılıkta Yoğun Kullanım
Demiroğlu, antibiyotik tüketiminin yaklaşık yüzde 70’inin hayvancılık sektöründe gerçekleştiğini belirterek, bu durumun çevresel ve tarımsal alanlarda da dirençli bakterilerin yayılımını hızlandırdığını ifade etti.
Dünya Sağlık Örgütü’nün FAO ve diğer paydaşlarla birlikte yürüttüğü çalışmaların, gereksiz antibiyotik kullanımını azaltmayı ve “tek sağlık yaklaşımı” çerçevesinde küresel bir eylem planı oluşturmayı hedeflediğini aktardı.
“Antibiyotik Ateş Düşürücü Değildir”
Yanlış kullanımın en yaygın sebeplerinden birinin antibiyotiklerin ateş düşürücü ya da ağrı kesici gibi görülmesi olduğunu belirten Demiroğlu, üst solunum yolu enfeksiyonlarının büyük kısmının viral kaynaklı olduğunu söyledi.
Gereksiz antibiyotik kullanımının vücuttaki yararlı bakterileri yok ederek dirençli türlerin çoğalmasına neden olduğunu belirten Demiroğlu, özellikle idrar yolu enfeksiyonu gibi durumlarda kültür ve antibiyogram sonucuna göre tedavi başlanmasının önemine dikkat çekti.
Tedavinin önerilen doz ve sürede tamamlanması gerektiğini vurgulayan Demiroğlu, hastaların kendilerini iyi hissettiklerinde ilacı yarıda bırakmalarının ciddi direnç sorunlarına yol açabileceğini söyledi.
Editörün Notu
Antibiyotik direnci, görünmeyen ama hızla büyüyen bir kriz. Sorun yalnızca sağlık sistemlerinin değil; bireylerin günlük alışkanlıklarının da sonucu. “Bir şey olmaz” diyerek alınan her gereksiz antibiyotik, gelecekte tedavi seçeneklerini azaltıyor. Bu mücadele yalnızca doktorların değil, toplumun tamamının sorumluluğunda. Bilinçli kullanım, bugün alınacak en güçlü önlem.
Kaynak: İHA