Yüsra Geyik: “Oyunculuk Benim İçin Bir Rol Değil, İçsel Bir Yolculuk”
Yüsra Geyik: “Oyunculuk Benim İçin Bir Rol Değil, İçsel Bir Yolculuk”
Henüz 13 yaşındayken kamera karşısına geçen Yüsra Geyik, bugün Türkiye’nin en çok izlenen yapımlarının güçlü kadın oyuncularından biri olarak MAG Şubat sayısına kapak oldu.
Haber Giriş Tarihi: 04.02.2026 22:01
Haber Güncellenme Tarihi: 04.02.2026 22:01
Muhabir:
Saliha Kara
Oyunculuğa hayatın ne olduğunu tam olarak bilmediği bir yaşta, yalnızca içgüdülerine güvenerek adım atan Yüsra Geyik, bugün Türkiye’nin en çok izlenen yapımlarında karakterlerine yalnızca can değil, ruh da üfleyen güçlü bir oyuncu olarak dikkat çekiyor. Bir neslin gözleri önünde büyüyen başarılı oyuncu, kariyerindeki dönüşümü bir sınır değil, profesyonel bir keşif alanı olarak tanımlıyor.
Henüz 13 yaşındayken kamera karşısına geçen Geyik, bu yolculuğun kendisi için bilinçli bir kariyer planından çok iç sesini dinlemekle başladığını söylüyor. Zamanla oyunculuğu yalnızca bir meslek değil, kendini tanıma ve dönüştürme alanı olarak görmeye başladığını ifade eden oyuncu, yıllar içinde edindiği deneyimlerin hem mesleki hem de kişisel gelişimine büyük katkı sağladığını vurguluyor.
Uzun soluklu projelerde yer almanın kendisi için önemli bir deneyim olduğunu belirten Yüsra Geyik, bu sürecin hayatındaki yön bulma dönemine denk geldiğini dile getiriyor. Aldığı kararların bir zorunluluktan değil, kişisel bir ihtiyaçtan doğduğunu ifade eden oyuncu, oyunculuğa bakışının zamanla netleştiğini ve bu yolculuğun kendisini sınırlamak yerine yeni alanlar açtığını söylüyor.
“Oynadığım her karakter, biraz da benim”
“Oynadığım her karakter, ben; ben, oynadığım her karakterim” sözleriyle rollerle kurduğu bağı özetleyen Geyik, her karakterin kendisinde farklı bir yüzleşme ve iyileşme alanı yarattığını dile getiriyor. Oyunculuğu bir dönüşümden çok içsel bir yolculuk olarak tanımlayan başarılı oyuncu, karakterlerle birlikte değişmenin ve büyümenin kendisi için büyük bir şans olduğunu ifade ediyor.
Aşka ve hayata dair bakışını da samimi ifadelerle paylaşan Yüsra Geyik, duyguların siyah-beyaz kalıplara sığdırılamayacağını belirterek, “Bir şey gri olacaksa, o aşktır. Aşk gridir” sözleriyle dikkat çekiyor. Aşkı hem huzur hem de güçlü bir yüzleşme alanı olarak tanımlayan oyuncu, duyguların karmaşıklığını içten bir dille anlatıyor.
Güncel projeleriyle ekranlarda izleyiciyle buluşmaya devam eden Geyik, oyunculukta merkezde olmanın getirdiği sorumlulukları, karakterlerin iç dünyasını anlama sürecini ve bu yolculuğun kendisine sunduğu meydan okumaları da MAG Şubat sayısında detaylarıyla paylaşıyor.
Set temposunun dışında kendisiyle baş başa kaldığı anların önemine değinen oyuncu; spor, cilt bakımı, sevdikleriyle kurulan uzun sofralar ve sade anların kendisini dengelediğini söylüyor. Numerolojiye olan ilgisi, hayata dair küçük ritüelleri ve sınırlarını zorlamaya dair yaklaşımı da röportajın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.
Heyecanlı, içten ve samimi anlatımıyla Yüsra Geyik, hem geçmişine hem de bugününe dürüst bir bakış sunarken, oyunculukla kurduğu bağı tüm açıklığıyla ortaya koyuyor. Başarılı oyuncunun kariyerine, hayata ve aşka dair çarpıcı açıklamaları MAG dergisinin Şubat sayısında okurlarla buluşuyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yüsra Geyik: “Oyunculuk Benim İçin Bir Rol Değil, İçsel Bir Yolculuk”
Henüz 13 yaşındayken kamera karşısına geçen Yüsra Geyik, bugün Türkiye’nin en çok izlenen yapımlarının güçlü kadın oyuncularından biri olarak MAG Şubat sayısına kapak oldu.
Oyunculuğa hayatın ne olduğunu tam olarak bilmediği bir yaşta, yalnızca içgüdülerine güvenerek adım atan Yüsra Geyik, bugün Türkiye’nin en çok izlenen yapımlarında karakterlerine yalnızca can değil, ruh da üfleyen güçlü bir oyuncu olarak dikkat çekiyor. Bir neslin gözleri önünde büyüyen başarılı oyuncu, kariyerindeki dönüşümü bir sınır değil, profesyonel bir keşif alanı olarak tanımlıyor.
Henüz 13 yaşındayken kamera karşısına geçen Geyik, bu yolculuğun kendisi için bilinçli bir kariyer planından çok iç sesini dinlemekle başladığını söylüyor. Zamanla oyunculuğu yalnızca bir meslek değil, kendini tanıma ve dönüştürme alanı olarak görmeye başladığını ifade eden oyuncu, yıllar içinde edindiği deneyimlerin hem mesleki hem de kişisel gelişimine büyük katkı sağladığını vurguluyor.
Uzun soluklu projelerde yer almanın kendisi için önemli bir deneyim olduğunu belirten Yüsra Geyik, bu sürecin hayatındaki yön bulma dönemine denk geldiğini dile getiriyor. Aldığı kararların bir zorunluluktan değil, kişisel bir ihtiyaçtan doğduğunu ifade eden oyuncu, oyunculuğa bakışının zamanla netleştiğini ve bu yolculuğun kendisini sınırlamak yerine yeni alanlar açtığını söylüyor.
“Oynadığım her karakter, biraz da benim”
“Oynadığım her karakter, ben; ben, oynadığım her karakterim” sözleriyle rollerle kurduğu bağı özetleyen Geyik, her karakterin kendisinde farklı bir yüzleşme ve iyileşme alanı yarattığını dile getiriyor. Oyunculuğu bir dönüşümden çok içsel bir yolculuk olarak tanımlayan başarılı oyuncu, karakterlerle birlikte değişmenin ve büyümenin kendisi için büyük bir şans olduğunu ifade ediyor.
Aşka ve hayata dair bakışını da samimi ifadelerle paylaşan Yüsra Geyik, duyguların siyah-beyaz kalıplara sığdırılamayacağını belirterek, “Bir şey gri olacaksa, o aşktır. Aşk gridir” sözleriyle dikkat çekiyor. Aşkı hem huzur hem de güçlü bir yüzleşme alanı olarak tanımlayan oyuncu, duyguların karmaşıklığını içten bir dille anlatıyor.
Güncel projeleriyle ekranlarda izleyiciyle buluşmaya devam eden Geyik, oyunculukta merkezde olmanın getirdiği sorumlulukları, karakterlerin iç dünyasını anlama sürecini ve bu yolculuğun kendisine sunduğu meydan okumaları da MAG Şubat sayısında detaylarıyla paylaşıyor.
Set temposunun dışında kendisiyle baş başa kaldığı anların önemine değinen oyuncu; spor, cilt bakımı, sevdikleriyle kurulan uzun sofralar ve sade anların kendisini dengelediğini söylüyor. Numerolojiye olan ilgisi, hayata dair küçük ritüelleri ve sınırlarını zorlamaya dair yaklaşımı da röportajın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.
Heyecanlı, içten ve samimi anlatımıyla Yüsra Geyik, hem geçmişine hem de bugününe dürüst bir bakış sunarken, oyunculukla kurduğu bağı tüm açıklığıyla ortaya koyuyor. Başarılı oyuncunun kariyerine, hayata ve aşka dair çarpıcı açıklamaları MAG dergisinin Şubat sayısında okurlarla buluşuyor.
Haber Önerisi: 'Ara' Değil 'Aranan' Eleman: Adana'da İş Garantili Eğitim Modeli
Kaynak: Faselis