Samsun’un "Hafıza Bekçisi": Adım Atacak Yer Kalmadı

Samsun Asarcık’ta Cemil Benice, 47 yıldır topladığı milyonlarca antika ile dükkanını müzeye çevirdi. Eşyaların çokluğundan dükkanda adım atılamıyor.

Haber Giriş Tarihi: 10.02.2026 16:30
Haber Güncellenme Tarihi: 10.02.2026 16:30
Muhabir: Yasin Köz
Samsun’un "Hafıza Bekçisi": Adım Atacak Yer Kalmadı

Samsun’un sakin ilçesi Asarcık, bugünlerde Türkiye’nin dört bir yanından gelen tarih meraklılarının uğrak noktası haline geldi. Bu ilginin odağında ise 60 yaşındaki antikacı Cemil Benice ve onun akıllara durgunluk veren koleksiyonu var. Henüz 13 yaşındayken eski eşyalara duyduğu merakla başlayan bu serüven, aradan geçen 47 yılın ardından, sayısını sahibinin bile bilmediği devasa bir hazineye dönüştü.

Benice’nin koleksiyonu, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar uzanan geniş bir tarih yelpazesini kapsıyor. Bakır kaplardan eski radyolara, köstekli saatlerden nadide el yazmalarına kadar milyonlarca parça, geçmişin sessiz tanıkları olarak bu dükkânda yeni sahiplerini bekliyor.

"Müşteri Soruyor, Ben Bulamıyorum"

Cemil Benice’nin 130 metrekarelik ana dükkânı, "iğne atsan yere düşmez" deyiminin vücut bulmuş hali. Üç ayrı depoda da ürünlerini muhafaza eden Benice, ana dükkânındaki yoğunluk nedeniyle içeride yürümenin bile neredeyse imkânsız hale geldiğini belirtiyor.

Bu tatlı karmaşa, zaman zaman ilginç durumlara da yol açıyor. Benice, yaşadığı zorluğu şu sözlerle anlatıyor: "Bazen müşteri bir ürünü soruyor. O ürünün elimde olduğunu biliyorum, eminim. Ama o kadar çok eşya var ki, o an yerini bulamıyorum. 130 metrekarelik dükkânda adım atacak yer kalmadı. Bu bir sevda, 47 yıldır durmadan topluyorum."

Türkiye’nin Dört Bir Yanından Ziyaretçi Akını

Asarcık gibi küçük bir ilçede, böylesine kapsamlı bir koleksiyonun bulunması, antika tutkunlarını şaşırtıyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinden koleksiyonu görmek veya parça almak için gelen ziyaretçiler, dükkânın atmosferinden büyüleniyor.

Benice, bu ilgiden duyduğu memnuniyeti, "İnsanların geçmişe ait bu eşyalara ilgi göstermesi, benim en büyük motivasyon kaynağım. Burada her ürünün, her parçanın ayrı bir yaşanmışlığı, ayrı bir hikâyesi var. Yıllardır verdiğim emeğin karşılığını, insanların gözündeki o hayranlıkta görüyorum" sözleriyle ifade ediyor.

Samsunlu antikacı, sağlığı el verdiği sürece geçmişi geleceğe taşımaya ve bu "zaman tünelini" açık tutmaya kararlı görünüyor.

Editörün Notu: "Antikacılık ile istifçilik arasında ince bir çizgi vardır; o çizginin adı 'tarih bilinci'dir. Cemil Bey'in dükkânındaki o kaos, aslında bir düzenin değil, yaşanmışlığın karmaşası. Günümüzde her şeyi dijital buluta yüklediğimiz, 'kullan-at' kültürünün hakim olduğu bir çağda, birinin çıkıp 47 yıl boyunca gaz lambasını, bakır sahanı veya ahşap radyoyu saklaması, sadece ticaretle açıklanamaz. Bu bir 'kültürel hafıza bekçiliği'dir. O dükkânda aradığını bulamamak bile aslında o deneyimin bir parçası. Çünkü tarihte de bazen aradığımız cevapları hemen bulamayız, tozlu rafları karıştırmak gerekir."

HABER ÖNERİSİ: Cenaze Evinde "Pide Telaşı" Sona Erdi

Kaynak: İHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.