Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde yaşayan 74 yaşındaki Hakime Pala Gürel, 15 yılda yaptığı binlerce resmi annesinden kalan evde sergiliyor.
Haber Giriş Tarihi: 23.02.2026 21:21
Haber Güncellenme Tarihi: 23.02.2026 21:21
Muhabir:
Saliha Kara
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı 20 haneli Söğütlü köyünde yaşayan 74 yaşındaki Hakime Pala Gürel, tam 15 yıldır yaptığı resimlerle annesinden kalan evi adeta bir sanat galerisine dönüştürdü. Küçükbaş hayvancılıkla geçimini sağlayan Gürel’in en büyük tutkusu ise gördüklerini, yaşadıklarını ve hayal ettiklerini çizgilere dökmek.
Okuma yazması olmayan Hakime Pala Gürel, hayatında ilk kez 15 yıl önce kalem ve boyaları eline aldı. Resim yolculuğunun başlangıcı ise umre ziyareti oldu. Gürel, “Umreye gidince Kabe’ye aşık oldum. Hiç kalem tutmamış bir insan olarak döndükten sonra Kabe’yi çizdim. İlk resmim buydu” sözleriyle o anı anlatıyor.
O günden sonra resim yapmak hayatının vazgeçilmezi haline geldi. İstanbul’a yaptığı ziyarette gördüğü camileri, çocukluğunda büyüklerinden dinlediği masalları, doğadaki hayvanları ve ağaçları tek tek resmetmeye başladı.
Taşa, Ağaca, Kartona… Neye Bulursa Çiziyor
Başlangıçta kağıt parçalarına çizim yapan Gürel, zamanla kartonlara, taş parçalarına, ağaç kabuklarına hatta evin kapılarına ve duvarlarına resimler yapmaya başladı. “Tahtaymış, taşmış fark etmez. Resme uygun her şeye çiziyorum” diyen Gürel, kaç resim yaptığını bilmediğini, ancak sayının binleri geçtiğini söylüyor.
Biriktirdiği resimler evine sığmayınca annesinden kalan bölümü adeta müze haline getirdi. Duvarlar, kapılar, köşeler… Evde boş yer neredeyse yok. Her çizimin bir hikâyesi var. Köye gelen ziyaretçiler hem resimleri inceliyor hem de o hikâyeleri Hakime teyzenin ağzından dinliyor.
Duygularını Resimle Anlatıyor
Hakime Pala Gürel için resim yalnızca bir hobi değil, aynı zamanda bir ifade biçimi. “Çok sevindiğimde ya da çok üzüldüğümde resim yaparım” diyen Gürel, doğayı inceleyerek ilham aldığını belirtiyor. Dağlara çıktığını, ağaçları, hayvanları gözlemlediğini ve hepsini çizdiğini söylüyor.
Söğütlü köyündeki bu sıra dışı ev, son yıllarda ilçeye gelen ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor. Gürel, zaman zaman resimlerini sattığını da ifade ediyor.
Ayvacık’ta küçük bir köyde başlayan bu hikâye, yaşın ve eğitimin sanat için engel olmadığını bir kez daha gösteriyor.
Kaynak: İHA
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Okuma Yazması Yok Ama Binlerce Resim Yaptı!
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde yaşayan 74 yaşındaki Hakime Pala Gürel, 15 yılda yaptığı binlerce resmi annesinden kalan evde sergiliyor.
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı 20 haneli Söğütlü köyünde yaşayan 74 yaşındaki Hakime Pala Gürel, tam 15 yıldır yaptığı resimlerle annesinden kalan evi adeta bir sanat galerisine dönüştürdü. Küçükbaş hayvancılıkla geçimini sağlayan Gürel’in en büyük tutkusu ise gördüklerini, yaşadıklarını ve hayal ettiklerini çizgilere dökmek.
Okuma yazması olmayan Hakime Pala Gürel, hayatında ilk kez 15 yıl önce kalem ve boyaları eline aldı. Resim yolculuğunun başlangıcı ise umre ziyareti oldu. Gürel, “Umreye gidince Kabe’ye aşık oldum. Hiç kalem tutmamış bir insan olarak döndükten sonra Kabe’yi çizdim. İlk resmim buydu” sözleriyle o anı anlatıyor.
O günden sonra resim yapmak hayatının vazgeçilmezi haline geldi. İstanbul’a yaptığı ziyarette gördüğü camileri, çocukluğunda büyüklerinden dinlediği masalları, doğadaki hayvanları ve ağaçları tek tek resmetmeye başladı.
Taşa, Ağaca, Kartona… Neye Bulursa Çiziyor
Başlangıçta kağıt parçalarına çizim yapan Gürel, zamanla kartonlara, taş parçalarına, ağaç kabuklarına hatta evin kapılarına ve duvarlarına resimler yapmaya başladı. “Tahtaymış, taşmış fark etmez. Resme uygun her şeye çiziyorum” diyen Gürel, kaç resim yaptığını bilmediğini, ancak sayının binleri geçtiğini söylüyor.
Biriktirdiği resimler evine sığmayınca annesinden kalan bölümü adeta müze haline getirdi. Duvarlar, kapılar, köşeler… Evde boş yer neredeyse yok. Her çizimin bir hikâyesi var. Köye gelen ziyaretçiler hem resimleri inceliyor hem de o hikâyeleri Hakime teyzenin ağzından dinliyor.
Duygularını Resimle Anlatıyor
Hakime Pala Gürel için resim yalnızca bir hobi değil, aynı zamanda bir ifade biçimi. “Çok sevindiğimde ya da çok üzüldüğümde resim yaparım” diyen Gürel, doğayı inceleyerek ilham aldığını belirtiyor. Dağlara çıktığını, ağaçları, hayvanları gözlemlediğini ve hepsini çizdiğini söylüyor.
Söğütlü köyündeki bu sıra dışı ev, son yıllarda ilçeye gelen ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor. Gürel, zaman zaman resimlerini sattığını da ifade ediyor.
Ayvacık’ta küçük bir köyde başlayan bu hikâye, yaşın ve eğitimin sanat için engel olmadığını bir kez daha gösteriyor.
Kaynak: İHA