Manisa Selendi’de 1989 selinde yıkılan tarihi Koca Fehmi Köprüsü, ilgi bekliyor. Vatandaşlar, taş mimarinin restore edilip turizme kazandırılmasını istiyor.
Haber Giriş Tarihi: 10.02.2026 08:30
Haber Güncellenme Tarihi: 10.02.2026 08:30
Muhabir:
Yasin Köz
Manisa’nın coğrafi olarak en uzak, ancak kültürel dokusuyla en zengin ilçelerinden biri olan Selendi, geçmişin izlerini taşıyan yapılarıyla dikkat çekiyor. Bu yapılardan en önemlisi ise Çinan ve Kazıklı mahalleleri arasında, hırçınlığıyla bilinen Selendi Çayı üzerinde kurulu olan Koca Fehmi Köprüsü.
1960’lı yıllarda inşa edilen ve dönemin usta ellerinden çıkan taş işçiliğiyle göz kamaştıran köprü, yıllarca bölgenin can damarı oldu. Ancak 1989 yazında yaşanan büyük sel felaketi, köprünün kaderini değiştirdi. O tarihte yıkılan ve bir daha onarılmayan köprü, 37 yıldır kaderine terk edilmiş durumda.
Bir Köprüden Fazlası: Bölgenin "Küçük İpek Yolu"
Koca Fehmi Köprüsü, inşa edildiği dönemde sadece iki mahalleyi birbirine bağlayan bir geçiş noktası değildi. Tek gözlü, estetik taş mimarisiyle Selendi’nin doğusu ile batısını birleştiren bu yapı, köylüler için hayati bir öneme sahipti.
Selendi Çayı’nın batısında bulunan su değirmenine ulaşım, bu köprü üzerinden sağlanıyordu. Bölge halkı, hasat ettiği buğdayı, arpayı öğütüp un yapmak için bu köprüyü kullanırdı. Bu yönüyle köprü, yerel ekonomi ve gıda tedariki için adeta küçük bir "İpekyolu" işlevi görüyordu. Değirmen yolculuklarının, düğün alaylarının ve hasat konvoylarının geçtiği bu taş yapı, bölgenin sosyal hafızasında derin izler bıraktı.
1989 Seli Her Şeyi Sildi
1989 yılının yaz aylarında Selendi Çayı’nın debisi aniden yükseldi. Doğanın gücüne direnemeyen taş köprü, büyük bir gürültüyle yıkıldı. O günden bu yana köprünün enkazı ve ayakta kalan kısımları, doğa şartlarına karşı direnmeye çalışıyor. Günümüzde köprüye ulaşım ise oldukça zor; sadece bilenlerin kullanabildiği dar ve engebeli patika yollar üzerinden sağlanabiliyor.
Vatandaşın Çağrısı: "Turizme Taze Kan Olur"
Yıkık köprünün bulunduğu bölge, sunduğu doğal manzaralarla fotoğraf tutkunları ve doğa yürüyüşçüleri için aslında gizli bir cennet. Bölge sakinleri, köprünün aslına uygun olarak restore edilmesi durumunda Selendi’nin turizm potansiyelinin artacağına inanıyor.
Mahalle sakinlerinden Mithat Osman Kıvrak, yetkililere seslenerek tarihi dokunun kurtarılması çağrısında bulundu. Kıvrak, "Bu köprü bizim geçmişimiz. Yetkililerin bu sese kulak vererek köprüyü ve bağlantı yollarını onarması, bölge ekonomisine turizm yoluyla taze kan pompalayacaktır. Tarihi dokunun doğayla buluştuğu bu nokta, doğru adımlarla Selendi’nin yeni cazibe merkezi olmaya adaydır" ifadelerini kullandı.
Restorasyonun sadece bir inşaat faaliyeti olmayacağını belirten yerel halk, bunun aynı zamanda geçmişe vefa borcu olduğunu vurguluyor.
Editörün Notu: "Köprüler, medeniyet tarihinde her zaman 'kavuşmanın' sembolü olmuştur. Koca Fehmi Köprüsü gibi yapılar, belki Mimar Sinan eserleri kadar devasa olmayabilir ama yerel hafıza için paha biçilemezdir. 1960'lı yılların o naif taş işçiliğini barındıran, insanların un öğütmek için üzerinden geçtiği, hayatın tam merkezindeki bu yapıların yok olup gitmesine seyirci kalmamalıyız. Bugün 'eko-turizm' veya 'kırsal turizm' dediğimiz şey, tam da bu hikayelerin üzerine kuruluyor. Bir taş köprü restore edildiğinde, sadece iki yakayı değil, geçmişle geleceği de birbirine bağlamış oluruz."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Manisa’nın "Yıkık Gerdanlığı" Koca Fehmi Köprüsü İlgi Bekliyor
Manisa Selendi’de 1989 selinde yıkılan tarihi Koca Fehmi Köprüsü, ilgi bekliyor. Vatandaşlar, taş mimarinin restore edilip turizme kazandırılmasını istiyor.
Manisa’nın coğrafi olarak en uzak, ancak kültürel dokusuyla en zengin ilçelerinden biri olan Selendi, geçmişin izlerini taşıyan yapılarıyla dikkat çekiyor. Bu yapılardan en önemlisi ise Çinan ve Kazıklı mahalleleri arasında, hırçınlığıyla bilinen Selendi Çayı üzerinde kurulu olan Koca Fehmi Köprüsü.
1960’lı yıllarda inşa edilen ve dönemin usta ellerinden çıkan taş işçiliğiyle göz kamaştıran köprü, yıllarca bölgenin can damarı oldu. Ancak 1989 yazında yaşanan büyük sel felaketi, köprünün kaderini değiştirdi. O tarihte yıkılan ve bir daha onarılmayan köprü, 37 yıldır kaderine terk edilmiş durumda.
Bir Köprüden Fazlası: Bölgenin "Küçük İpek Yolu"
Koca Fehmi Köprüsü, inşa edildiği dönemde sadece iki mahalleyi birbirine bağlayan bir geçiş noktası değildi. Tek gözlü, estetik taş mimarisiyle Selendi’nin doğusu ile batısını birleştiren bu yapı, köylüler için hayati bir öneme sahipti.
Selendi Çayı’nın batısında bulunan su değirmenine ulaşım, bu köprü üzerinden sağlanıyordu. Bölge halkı, hasat ettiği buğdayı, arpayı öğütüp un yapmak için bu köprüyü kullanırdı. Bu yönüyle köprü, yerel ekonomi ve gıda tedariki için adeta küçük bir "İpekyolu" işlevi görüyordu. Değirmen yolculuklarının, düğün alaylarının ve hasat konvoylarının geçtiği bu taş yapı, bölgenin sosyal hafızasında derin izler bıraktı.
1989 Seli Her Şeyi Sildi
1989 yılının yaz aylarında Selendi Çayı’nın debisi aniden yükseldi. Doğanın gücüne direnemeyen taş köprü, büyük bir gürültüyle yıkıldı. O günden bu yana köprünün enkazı ve ayakta kalan kısımları, doğa şartlarına karşı direnmeye çalışıyor. Günümüzde köprüye ulaşım ise oldukça zor; sadece bilenlerin kullanabildiği dar ve engebeli patika yollar üzerinden sağlanabiliyor.
Vatandaşın Çağrısı: "Turizme Taze Kan Olur"
Yıkık köprünün bulunduğu bölge, sunduğu doğal manzaralarla fotoğraf tutkunları ve doğa yürüyüşçüleri için aslında gizli bir cennet. Bölge sakinleri, köprünün aslına uygun olarak restore edilmesi durumunda Selendi’nin turizm potansiyelinin artacağına inanıyor.
Mahalle sakinlerinden Mithat Osman Kıvrak, yetkililere seslenerek tarihi dokunun kurtarılması çağrısında bulundu. Kıvrak, "Bu köprü bizim geçmişimiz. Yetkililerin bu sese kulak vererek köprüyü ve bağlantı yollarını onarması, bölge ekonomisine turizm yoluyla taze kan pompalayacaktır. Tarihi dokunun doğayla buluştuğu bu nokta, doğru adımlarla Selendi’nin yeni cazibe merkezi olmaya adaydır" ifadelerini kullandı.
Restorasyonun sadece bir inşaat faaliyeti olmayacağını belirten yerel halk, bunun aynı zamanda geçmişe vefa borcu olduğunu vurguluyor.
HABER ÖNERİSİ: İstanbul’un Kaosunu Bıraktı, "Beyaz Altın"a Sığındı: Günlüğü 1.500 TL
Kaynak: İHA