‘Nihilist Penguen’ Aslında Modern İnsanı mı Anlatıyor?
‘Nihilist Penguen’ Aslında Modern İnsanı mı Anlatıyor?
Antarktika’da sürüsünden ayrılarak tek başına yürüyen penguen görüntüleri sosyal medyada “nihilist penguen” olarak yorumlandı. Uzmanlara göre bu anlam, insanın doğaya kendi yalnızlığını yüklemesinden kaynaklanıyor.
Haber Giriş Tarihi: 23.02.2026 10:52
Haber Güncellenme Tarihi: 23.02.2026 10:52
Muhabir:
Saliha Kara
2007 yapımı Encounters at the End of the World belgeselinde yer alan sahne, özellikle 2025 ve 2026 yıllarında sosyal medyada yeniden gündem oldu. Yönetmenliğini Werner Herzog’un yaptığı yapımda, sürüsünden ayrılarak Antarktika’da tek başına yürüyen bir penguen görüntüleniyor.
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Dr. Gökhan Evecen, söz konusu yorumların insan merkezli bir bakış açısının ürünü olduğunu söyledi.
Evecen, “O nihilist penguen aslında modern insanın ta kendisi. Penguenin biyolojik doğasından kaynaklanabilecek bir davranışı, biz modern insan olarak başka bir çerçeveye indiriyoruz. Ona kendi yalnızlığımızı, yabancılaşmamızı yüklüyoruz” dedi.
‘Antropomorfizm’ Vurgusu
Doğaya insani özellikler yükleme eğiliminin literatürde “antropomorfizm” olarak adlandırıldığını belirten Evecen, sinemada da “türcü kamera” yaklaşımının bulunduğunu ifade etti.
İlk belgesel örneklerinden Nanook of the North’u hatırlatan Evecen, insanın doğayı çoğu zaman kendi ideolojik çerçevesi içinde yeniden kurduğunu söyledi.
“Doğa Masalsı Bir Cennet Değil”
Herzog’un bir diğer eseri Grizzly Man üzerinden değerlendirme yapan Evecen, doğanın romantize edilmesine karşı uyarıda bulundu.
“Doğa bir rehabilitasyon merkezi ya da masalsı bir cennet değil. Kuşların ahenkle şarkı söylediği bir uyum alanı değil. Doğanın kendine has kanunları var” diyen Evecen, benzer bir yaklaşımın Into the Wild filminde de görüldüğünü ifade etti.
Evecen’e göre “nihilist penguen” olarak yorumlanan görüntüler, aslında insanın kendi varoluşsal sorgularını doğaya yansıtmasının bir örneği.
Kaynak: DHA
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
‘Nihilist Penguen’ Aslında Modern İnsanı mı Anlatıyor?
Antarktika’da sürüsünden ayrılarak tek başına yürüyen penguen görüntüleri sosyal medyada “nihilist penguen” olarak yorumlandı. Uzmanlara göre bu anlam, insanın doğaya kendi yalnızlığını yüklemesinden kaynaklanıyor.
2007 yapımı Encounters at the End of the World belgeselinde yer alan sahne, özellikle 2025 ve 2026 yıllarında sosyal medyada yeniden gündem oldu. Yönetmenliğini Werner Herzog’un yaptığı yapımda, sürüsünden ayrılarak Antarktika’da tek başına yürüyen bir penguen görüntüleniyor.
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Dr. Gökhan Evecen, söz konusu yorumların insan merkezli bir bakış açısının ürünü olduğunu söyledi.
Evecen, “O nihilist penguen aslında modern insanın ta kendisi. Penguenin biyolojik doğasından kaynaklanabilecek bir davranışı, biz modern insan olarak başka bir çerçeveye indiriyoruz. Ona kendi yalnızlığımızı, yabancılaşmamızı yüklüyoruz” dedi.
‘Antropomorfizm’ Vurgusu
Doğaya insani özellikler yükleme eğiliminin literatürde “antropomorfizm” olarak adlandırıldığını belirten Evecen, sinemada da “türcü kamera” yaklaşımının bulunduğunu ifade etti.
İlk belgesel örneklerinden Nanook of the North’u hatırlatan Evecen, insanın doğayı çoğu zaman kendi ideolojik çerçevesi içinde yeniden kurduğunu söyledi.
“Doğa Masalsı Bir Cennet Değil”
Herzog’un bir diğer eseri Grizzly Man üzerinden değerlendirme yapan Evecen, doğanın romantize edilmesine karşı uyarıda bulundu.
“Doğa bir rehabilitasyon merkezi ya da masalsı bir cennet değil. Kuşların ahenkle şarkı söylediği bir uyum alanı değil. Doğanın kendine has kanunları var” diyen Evecen, benzer bir yaklaşımın Into the Wild filminde de görüldüğünü ifade etti.
Evecen’e göre “nihilist penguen” olarak yorumlanan görüntüler, aslında insanın kendi varoluşsal sorgularını doğaya yansıtmasının bir örneği.
Kaynak: DHA