Kıbrıs’ta Her Gün Deprem Oluyor: Risk Sanıldığından Daha Yakın
Kıbrıs’ta Her Gün Deprem Oluyor: Risk Sanıldığından Daha Yakın
Prof. Dr. Cavit Atalar, Kıbrıs’ta yılda ortalama 500–600 depremin kaydedildiğini belirterek, can kayıplarının temel nedeninin depremler değil dayanıksız yapılar olduğunu vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 06.02.2026 23:14
Haber Güncellenme Tarihi: 06.02.2026 23:14
Muhabir:
Saliha Kara
Kıbrıs Deprem Gerçeğiyle Yüzleşmeli
Yakın Doğu Üniversitesi Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Cavit Atalar, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde Kıbrıs’ın güncel deprem riskine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Atalar, Kıbrıs’ın büyük depremlerle nadiren gündeme gelmesine rağmen, çevresindeki aktif fay sistemleri nedeniyle sürekli sismik hareketlilik içinde olduğunu vurguladı.
6 Şubat depremlerinin yalnızca Türkiye’de değil, geniş bir coğrafyada derin izler bıraktığını hatırlatan Prof. Dr. Atalar, felaketin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de ortak bir yasa dönüştüğünü ifade etti. Depremlerde hayatını kaybeden “Şampiyon Melekler” ile birlikte toplam 49 kişinin yaşamını yitirmesinin, depremin sınır tanımayan etkisini acı biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
6 Şubat Depremleri Kıbrıs’ta da Hissedildi
KKTC Cumhurbaşkanlığı Deprem Komitesi Başkanı ve İki Toplumlu Deprem Komitesi Üyesi olan Prof. Dr. Cavit Atalar, 6 Şubat depremlerinin Kıbrıs’ta bazı bölgelerde güçlü şekilde hissedildiğini hatırlattı. Lefkoşa’da bir duvarın yıkıldığını anımsatan Atalar, bu durumun Kıbrıs’taki deprem riskinin yalnızca teorik bir olasılık olmadığını net biçimde gösterdiğini belirtti.
Kıbrıs’ın, Anadolu, Afrika ve Arap levhalarının etkileşim alanında yer aldığına dikkat çeken Atalar, bu jeodinamik yapının yıkıcı depremlerin uzun aralıklarla gerçekleşmesine rağmen riskin hiçbir zaman ortadan kalkmadığını ortaya koyduğunu söyledi.
“Kıbrıs’ta Her Gün Deprem Meydana Geliyor”
Toplumda en sık sorulan sorulardan birinin “Deprem ne zaman olacak?” olduğunu dile getiren Prof. Dr. Atalar, bu yaklaşımın yanlış bir varsayıma dayandığını vurguladı. Kıbrıs’ta her gün deprem meydana geldiğini belirten Atalar, yılda ortalama 500–600 sarsıntının kaydedildiğini, bazı yıllarda bu sayının bini aştığını ifade etti.
Büyük depremler sonrasında ise bu sayının 1200’e kadar çıktığını belirten Atalar, 6 Şubat depremlerinin ardından Kıbrıs çevresinde kaydedilen yüksek sayıdaki sarsıntıların, bölgedeki fay etkileşimlerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini gösterdiğini kaydetti.
“Öldüren Deprem Değil, Dayanıksız Yapılar”
Depremlerin yıkıcı etkisinin yalnızca büyüklükle açıklanamayacağını vurgulayan Prof. Dr. Cavit Atalar, asıl belirleyici unsurun yapı kalitesi olduğunu söyledi. Aynı büyüklükteki bir depremin farklı bölgelerde çok farklı sonuçlar doğurabildiğine dikkat çeken Atalar, özellikle mühendislik hizmeti almamış yapılar, eski bina stoku ve zemin özellikleri dikkate alınmadan yapılan yapılaşmanın ciddi risk oluşturduğunu belirtti.
Atalar, deprem gerçeğiyle yaşamanın kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, yapı güvenliğinin artırılması ve bilimsel veriler ışığında planlama yapılmasının can kayıplarını önlemede hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.
Editör Notu
Bu açıklamalar, depremin yalnızca bir doğa olayı olmadığını; asıl yıkımın plansız kentleşme ve ihmal sonucu ortaya çıktığını bir kez daha gösteriyor. Kıbrıs özelinde yapılan bu uyarılar, sadece olası büyük depremleri değil, her gün yaşanan sismik hareketliliği de ciddiyetle ele almamız gerektiğini hatırlatıyor. Bilim insanlarının yıllardır dile getirdiği yapı güvenliği gerçeği, artık ertelenemez bir zorunluluk olarak karşımızda duruyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kıbrıs’ta Her Gün Deprem Oluyor: Risk Sanıldığından Daha Yakın
Prof. Dr. Cavit Atalar, Kıbrıs’ta yılda ortalama 500–600 depremin kaydedildiğini belirterek, can kayıplarının temel nedeninin depremler değil dayanıksız yapılar olduğunu vurguladı.
Kıbrıs Deprem Gerçeğiyle Yüzleşmeli
Yakın Doğu Üniversitesi Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Cavit Atalar, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde Kıbrıs’ın güncel deprem riskine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Atalar, Kıbrıs’ın büyük depremlerle nadiren gündeme gelmesine rağmen, çevresindeki aktif fay sistemleri nedeniyle sürekli sismik hareketlilik içinde olduğunu vurguladı.
6 Şubat depremlerinin yalnızca Türkiye’de değil, geniş bir coğrafyada derin izler bıraktığını hatırlatan Prof. Dr. Atalar, felaketin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de ortak bir yasa dönüştüğünü ifade etti. Depremlerde hayatını kaybeden “Şampiyon Melekler” ile birlikte toplam 49 kişinin yaşamını yitirmesinin, depremin sınır tanımayan etkisini acı biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
6 Şubat Depremleri Kıbrıs’ta da Hissedildi
KKTC Cumhurbaşkanlığı Deprem Komitesi Başkanı ve İki Toplumlu Deprem Komitesi Üyesi olan Prof. Dr. Cavit Atalar, 6 Şubat depremlerinin Kıbrıs’ta bazı bölgelerde güçlü şekilde hissedildiğini hatırlattı. Lefkoşa’da bir duvarın yıkıldığını anımsatan Atalar, bu durumun Kıbrıs’taki deprem riskinin yalnızca teorik bir olasılık olmadığını net biçimde gösterdiğini belirtti.
Kıbrıs’ın, Anadolu, Afrika ve Arap levhalarının etkileşim alanında yer aldığına dikkat çeken Atalar, bu jeodinamik yapının yıkıcı depremlerin uzun aralıklarla gerçekleşmesine rağmen riskin hiçbir zaman ortadan kalkmadığını ortaya koyduğunu söyledi.
“Kıbrıs’ta Her Gün Deprem Meydana Geliyor”
Toplumda en sık sorulan sorulardan birinin “Deprem ne zaman olacak?” olduğunu dile getiren Prof. Dr. Atalar, bu yaklaşımın yanlış bir varsayıma dayandığını vurguladı. Kıbrıs’ta her gün deprem meydana geldiğini belirten Atalar, yılda ortalama 500–600 sarsıntının kaydedildiğini, bazı yıllarda bu sayının bini aştığını ifade etti.
Büyük depremler sonrasında ise bu sayının 1200’e kadar çıktığını belirten Atalar, 6 Şubat depremlerinin ardından Kıbrıs çevresinde kaydedilen yüksek sayıdaki sarsıntıların, bölgedeki fay etkileşimlerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini gösterdiğini kaydetti.
“Öldüren Deprem Değil, Dayanıksız Yapılar”
Depremlerin yıkıcı etkisinin yalnızca büyüklükle açıklanamayacağını vurgulayan Prof. Dr. Cavit Atalar, asıl belirleyici unsurun yapı kalitesi olduğunu söyledi. Aynı büyüklükteki bir depremin farklı bölgelerde çok farklı sonuçlar doğurabildiğine dikkat çeken Atalar, özellikle mühendislik hizmeti almamış yapılar, eski bina stoku ve zemin özellikleri dikkate alınmadan yapılan yapılaşmanın ciddi risk oluşturduğunu belirtti.
Atalar, deprem gerçeğiyle yaşamanın kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, yapı güvenliğinin artırılması ve bilimsel veriler ışığında planlama yapılmasının can kayıplarını önlemede hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.
Editör Notu
Bu açıklamalar, depremin yalnızca bir doğa olayı olmadığını; asıl yıkımın plansız kentleşme ve ihmal sonucu ortaya çıktığını bir kez daha gösteriyor. Kıbrıs özelinde yapılan bu uyarılar, sadece olası büyük depremleri değil, her gün yaşanan sismik hareketliliği de ciddiyetle ele almamız gerektiğini hatırlatıyor. Bilim insanlarının yıllardır dile getirdiği yapı güvenliği gerçeği, artık ertelenemez bir zorunluluk olarak karşımızda duruyor.
Haber Önerisi: İstanbul'un Göbeğinde Yörük Havası: Kıl Çadır Görenleri Şaşırttı
Kaynak: İHA