Doç. Dr. Bingöl'den Yeşilay Haftası'nda Bağımlılıkla Mücadele Çağrısı
Doç. Dr. Bingöl'den Yeşilay Haftası'nda Bağımlılıkla Mücadele Çağrısı
Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği'nden Doç. Dr. Bingöl, Yeşilay Haftası'nda bağımlılığa karşı toplumsal seferberlik çağrısında bulundu.
Haber Giriş Tarihi: 02.03.2026 04:00
Haber Güncellenme Tarihi: 02.03.2026 04:00
Muhabir:
Yasin Köz
Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Zeynep Kantarcı Bingöl, 1-7 Mart tarihleri arasında idrak edilen Yeşilay Haftası dolayısıyla son derece önemli açıklamalarda bulundu. Toplumun kanayan yarası olan bağımlılık sorununa dikkat çeken Doç. Dr. Bingöl, bu zorlu mücadelenin sadece belirli kurumların değil, toplumun tüm kesimlerinin omuz omuza vererek üstlenmesi gereken ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
SAĞLIKLI BİREY VE GÜVENLİ TOPLUM İNŞASI
Yeşilay Haftası'nın önemine değinen Bingöl, bu özel zaman diliminin yalnızca zararlı alışkanlıklara dikkat çekmekten ibaret olmadığını ifade etti. Haftanın toplumsal farkındalığı artırmak adına büyük bir fırsat sunduğunu belirten Doç. Dr. Bingöl, bu sürecin sağlıklı birey, güçlü aile ve güvenli toplum anlayışını yeniden hatırlama çağrısı olduğunu dile getirdi. Geleceğimizi koruma sorumluluğunu hep birlikte üstlenmemiz gerektiğini hatırlatan Bingöl, bağımlılığın insanın iradesini zayıflatan ve özgürlüğünü elinden alan yıkıcı bir süreç olduğuna dikkat çekti.
GÖRÜNMEZ ESARET: MADDE VE TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI
Bağımlılık türlerinin çeşitliliğine de değinen Doç. Dr. Bingöl; madde bağımlılığı, alkol ve tütün kullanımının yanı sıra günümüzün en büyük tehlikelerinden biri olan teknoloji ve dijital bağımlılıkların altını çizdi. Tüm bu zararlı alışkanlıkların bireyin fiziksel sağlığını, ruhsal dengesini ve sosyal ilişkilerini son derece olumsuz etkileyerek onu adeta görünmez bir esaret altına aldığını ifade etti. Bağımlı hale gelen bir bireyin yalnızca kendisine değil, ailesine, çevresine ve içinde yaşadığı topluma da derinden zarar verdiğini sözlerine ekledi.
KORUYUCU KALKAN: SPOR, SANAT VE KÜLTÜR
Sağlıklı ve nitelikli bir yaşam sürmenin insanın en temel hakkı olduğunu savunan Bingöl, bireyi bu karanlık kuyudan uzak tutacak en güçlü koruyucu kalkanları da sıraladı. Sporla, sanatla, bilimle, kültürle ve milli-manevi değerlerle desteklenen bir yaşam anlayışının önemine vurgu yaptı. Üreten, düşünen, sorumluluk almaktan çekinmeyen ve belirli bir hedefi olan bireylerin hem kendi geleceklerini hem de toplumun yarınlarını sağlam temeller üzerine inşa edeceklerini belirtti.
GENÇLERİ YALNIZ BIRAKMADAN DİNLEMELİYİZ
Bağımlılıkla mücadelede en hassas ve öncelikli hedef kitlenin çocuklar ve gençler olduğunu belirten Bingöl, gençleri asla yalnız bırakmamak gerektiğini söyledi. Onları anlayarak, dinleyerek ve doğru yönlendirerek korumak zorunda olduğumuzu hatırlatan uzman akademisyen, sevgi, ilgi ve rehberlik gören gençlerin riskli ortamlardan uzak durduğunu vurguladı. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının bu sayede daha güçlü bir şekilde benimsendiğini ifade eden Bingöl; eğitim kurumlarına, ailelere, yerel yönetimlere ve sivil toplum kuruluşlarına hayati sorumluluklar düştüğünü hatırlattı.
MUŞ'UN GENÇ NÜFUSU VE ÜNİVERSİTE DESTEĞİ
Muş ilinin sahip olduğu genç nüfus potansiyeliyle Türkiye'nin önemli şehirlerinden biri olduğunu belirten Bingöl, bu potansiyelin sağlıklı ve üretken bireyler olarak yetişmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu dile getirdi. Üniversite bünyesinde faaliyet gösteren Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi aracılığıyla öğrencilere, ailelere ve toplumun farklı kesimlerine yönelik çok çeşitli eğitimler, seminerler ve bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirildiğini aktardı.
GÜÇLÜ AİLE EN ETKİLİ KORUYUCU UNSURDUR
Sivil toplumun bu mücadeledeki kritik önemine değinen Bingöl, Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği çatısı altında gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunması için çabaladıklarını belirtti. Bağımlılıkla mücadelenin bir seferberlik olduğunu söyleyen Bingöl, çocuklarıyla güçlü iletişim kuran, onları dinleyen, değer veren ve onlara doğru birer rol model olan ailelerin sağlıklı nesillerin yetişmesinde belirleyici role sahip olduğunu vurguladı. Bingöl, tüm vatandaşları bağımlılıklara karşı bilinçli olmaya davet etti.
Editör Notu
Anne baba olmak, hele ki şu dijital çağda çocuklarımızı o görünmez tehlikelerden korumaya çalışmak gerçekten de ateşten gömlek giymek gibi... Doç. Dr. Zeynep Hanım'ın o "görünmez esaret" dediği tehlike bazen elimizdeki bir telefon ekranında, bazen de okul çıkışındaki o masum görünen bir arkadaş ortamında saklanıyor. Aslında şifre çok basit: Sevgi ve ilgi. Evladını gerçekten dinleyen, ona zaman ayıran, sırtını sıvazlayan bir ailenin verdiği o güven hissini dünyadaki hiçbir zehir yıkamaz. Gelin bu Yeşilay Haftası'nda çocuklarımıza bir kez daha o sıcacık anne-baba şefkatiyle sarılalım; çünkü en güçlü panzehir, evdeki o sevgi dolu sofradır.
Sizce modern çağın koşturmacası içinde çocuklarımızı dinlemeye ve onlarla gerçekten bağ kurmaya yeterince vakit ayırabiliyor muyuz? Aile içindeki iletişimi güçlü tutmak için sizin uyguladığınız özel yöntemler var mı? Fikirlerinizi yorumlarda dertleşerek paylaşalım.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Doç. Dr. Bingöl'den Yeşilay Haftası'nda Bağımlılıkla Mücadele Çağrısı
Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği'nden Doç. Dr. Bingöl, Yeşilay Haftası'nda bağımlılığa karşı toplumsal seferberlik çağrısında bulundu.
Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Zeynep Kantarcı Bingöl, 1-7 Mart tarihleri arasında idrak edilen Yeşilay Haftası dolayısıyla son derece önemli açıklamalarda bulundu. Toplumun kanayan yarası olan bağımlılık sorununa dikkat çeken Doç. Dr. Bingöl, bu zorlu mücadelenin sadece belirli kurumların değil, toplumun tüm kesimlerinin omuz omuza vererek üstlenmesi gereken ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
SAĞLIKLI BİREY VE GÜVENLİ TOPLUM İNŞASI
Yeşilay Haftası'nın önemine değinen Bingöl, bu özel zaman diliminin yalnızca zararlı alışkanlıklara dikkat çekmekten ibaret olmadığını ifade etti. Haftanın toplumsal farkındalığı artırmak adına büyük bir fırsat sunduğunu belirten Doç. Dr. Bingöl, bu sürecin sağlıklı birey, güçlü aile ve güvenli toplum anlayışını yeniden hatırlama çağrısı olduğunu dile getirdi. Geleceğimizi koruma sorumluluğunu hep birlikte üstlenmemiz gerektiğini hatırlatan Bingöl, bağımlılığın insanın iradesini zayıflatan ve özgürlüğünü elinden alan yıkıcı bir süreç olduğuna dikkat çekti.
GÖRÜNMEZ ESARET: MADDE VE TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI
Bağımlılık türlerinin çeşitliliğine de değinen Doç. Dr. Bingöl; madde bağımlılığı, alkol ve tütün kullanımının yanı sıra günümüzün en büyük tehlikelerinden biri olan teknoloji ve dijital bağımlılıkların altını çizdi. Tüm bu zararlı alışkanlıkların bireyin fiziksel sağlığını, ruhsal dengesini ve sosyal ilişkilerini son derece olumsuz etkileyerek onu adeta görünmez bir esaret altına aldığını ifade etti. Bağımlı hale gelen bir bireyin yalnızca kendisine değil, ailesine, çevresine ve içinde yaşadığı topluma da derinden zarar verdiğini sözlerine ekledi.
KORUYUCU KALKAN: SPOR, SANAT VE KÜLTÜR
Sağlıklı ve nitelikli bir yaşam sürmenin insanın en temel hakkı olduğunu savunan Bingöl, bireyi bu karanlık kuyudan uzak tutacak en güçlü koruyucu kalkanları da sıraladı. Sporla, sanatla, bilimle, kültürle ve milli-manevi değerlerle desteklenen bir yaşam anlayışının önemine vurgu yaptı. Üreten, düşünen, sorumluluk almaktan çekinmeyen ve belirli bir hedefi olan bireylerin hem kendi geleceklerini hem de toplumun yarınlarını sağlam temeller üzerine inşa edeceklerini belirtti.
GENÇLERİ YALNIZ BIRAKMADAN DİNLEMELİYİZ
Bağımlılıkla mücadelede en hassas ve öncelikli hedef kitlenin çocuklar ve gençler olduğunu belirten Bingöl, gençleri asla yalnız bırakmamak gerektiğini söyledi. Onları anlayarak, dinleyerek ve doğru yönlendirerek korumak zorunda olduğumuzu hatırlatan uzman akademisyen, sevgi, ilgi ve rehberlik gören gençlerin riskli ortamlardan uzak durduğunu vurguladı. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının bu sayede daha güçlü bir şekilde benimsendiğini ifade eden Bingöl; eğitim kurumlarına, ailelere, yerel yönetimlere ve sivil toplum kuruluşlarına hayati sorumluluklar düştüğünü hatırlattı.
MUŞ'UN GENÇ NÜFUSU VE ÜNİVERSİTE DESTEĞİ
Muş ilinin sahip olduğu genç nüfus potansiyeliyle Türkiye'nin önemli şehirlerinden biri olduğunu belirten Bingöl, bu potansiyelin sağlıklı ve üretken bireyler olarak yetişmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu dile getirdi. Üniversite bünyesinde faaliyet gösteren Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi aracılığıyla öğrencilere, ailelere ve toplumun farklı kesimlerine yönelik çok çeşitli eğitimler, seminerler ve bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirildiğini aktardı.
GÜÇLÜ AİLE EN ETKİLİ KORUYUCU UNSURDUR
Sivil toplumun bu mücadeledeki kritik önemine değinen Bingöl, Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği çatısı altında gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunması için çabaladıklarını belirtti. Bağımlılıkla mücadelenin bir seferberlik olduğunu söyleyen Bingöl, çocuklarıyla güçlü iletişim kuran, onları dinleyen, değer veren ve onlara doğru birer rol model olan ailelerin sağlıklı nesillerin yetişmesinde belirleyici role sahip olduğunu vurguladı. Bingöl, tüm vatandaşları bağımlılıklara karşı bilinçli olmaya davet etti.
Editör Notu
Anne baba olmak, hele ki şu dijital çağda çocuklarımızı o görünmez tehlikelerden korumaya çalışmak gerçekten de ateşten gömlek giymek gibi... Doç. Dr. Zeynep Hanım'ın o "görünmez esaret" dediği tehlike bazen elimizdeki bir telefon ekranında, bazen de okul çıkışındaki o masum görünen bir arkadaş ortamında saklanıyor. Aslında şifre çok basit: Sevgi ve ilgi. Evladını gerçekten dinleyen, ona zaman ayıran, sırtını sıvazlayan bir ailenin verdiği o güven hissini dünyadaki hiçbir zehir yıkamaz. Gelin bu Yeşilay Haftası'nda çocuklarımıza bir kez daha o sıcacık anne-baba şefkatiyle sarılalım; çünkü en güçlü panzehir, evdeki o sevgi dolu sofradır.
Sizce modern çağın koşturmacası içinde çocuklarımızı dinlemeye ve onlarla gerçekten bağ kurmaya yeterince vakit ayırabiliyor muyuz? Aile içindeki iletişimi güçlü tutmak için sizin uyguladığınız özel yöntemler var mı? Fikirlerinizi yorumlarda dertleşerek paylaşalım.
Kaynak: İHA
DMM'den Türkiye-İran Sınırındaki Mayın İddialarına Yalanlama
Doç. Dr. Bingöl'den Yeşilay Haftası'nda Bağımlılıkla Mücadele Çağrısı
Uçan Köfteci Filminin Galası Diyarbakır'da Büyük İlgi Gördü
Trump'ın Kızı Olduğunu İddia Eden Özmen Davayı ABD'ye Taşıdı
Adapazarı'nda Apartman Zemininde Gizemli Türbe Şaşırtıyor
Elazığ Semalarında Göz Kamaştıran 'Şişkin Ay' Şöleni
ÇOK OKUNAN