Alaçatı’da 70 Yıllık Sakız Hafızası Gün Yüzüne Çıktı

Üreticiler anlattı: “Pirinç ayıklar gibi sakız temizledik”. İzmir Alaçatı’da sakız üretiminin 70 yıllık geçmişi, üreticilerin tanıklıklarıyla yeniden hatırlandı.

Haber Giriş Tarihi: 19.02.2026 19:30
Haber Güncellenme Tarihi: 19.02.2026 19:30
Kaynak: İHA
Alaçatı’da 70 Yıllık Sakız Hafızası Gün Yüzüne Çıktı

Sakızlar Restoran’da düzenlenen söyleşide Özdemir Kanga ve Selahattin Kanga kardeşler ile üreticiler İbrahim Topal ve Hasan Ege Tütüncüoğlu, hem üretim tekniklerini hem de unutulmaya yüz tutmuş hatıraları paylaştı.

Sakız üreticisi İbrahim Topal, açılış konuşmasında Sakızlar Bahçesi’nin yalnızca bir üretim alanı olmadığını vurgulayarak, “Burası Alaçatı’nın sosyal hayatında önemli bir buluşma noktasıydı. 1950’lerde Hıdırellez kutlamaları burada panayır havasında geçerdi. Sakız hem üretimdi hem yaşamın parçasıydı” dedi.

13 Yaşında Başlayan Emek

1941 doğumlu Özdemir Kanga, 13–14 yaşlarındayken Sakız Bahçesi’nde çalışmaya başladığını anlattı. Sakız üretiminin büyük bir titizlik ve sabır gerektirdiğini belirten Kanga, ağaçların özel tornavidalarla, belirli aralıklarla ve belli yükseklikten delinerek reçine akışının sağlandığını ifade etti.

Ağaçların “bilek dalı” olarak adlandırılan kısmının üstüne çıkılmaması gerektiğini söyleyen Kanga, aksi halde ağacın kuruyabileceğini belirtti. Genç ağaçların daha verimli olduğunu vurgulayan Kanga, yanlış budama ve bilinçsiz müdahalelerin üretimi olumsuz etkilediğini söyledi.

O dönemde Sakız Adası’ndan gelen uzmanların havai köklendirme yöntemini uygulamalı olarak gösterdiğini de hatırlatan Kanga, üretimin ustalık ve bilgi gerektiren bir süreç olduğunu dile getirdi.

“Pirinç Ayıklar Gibi Sakız Temizledik”

Selahattin Kanga ise sakızın toplanmasından pazarlanmasına kadar geçen süreci anlattı. Toplanan reçinenin muşamba üzerinde kurutulduğunu belirten Kanga, “Pirinç ayıklar gibi taşını ayıklardık. Temizlenen sakızları küçük testilere doldururduk, İzmir’de öyle satılırdı” dedi.

Bir sezonda 30–35 kilograma kadar üretim yaptıklarını ifade eden Kanga, genç ağaçların ilk delindiğinde yoğun reçine verdiğini, yaşlandıkça verimin düştüğünü söyledi. Sakız yaprağının sertliği ve kırılganlığının kalite göstergesi olduğuna dikkat çekti.

Modern Yöntemlerle 5 Yılda Ürün

İbrahim Topal ise günümüzde üretim tekniklerinin geliştiğini belirtti. Geçmişte iki yıl süren köklendirme sürecinin havai köklendirme yöntemiyle 6 aya kadar indirilebildiğini aktaran Topal, “15 yılda ürün verir denilen ağaçlardan 5–6 yılda ürün almayı hedefliyoruz” dedi.

Sakız ağacının kayalık ve serin topraklarda daha iyi tutunduğunu, 20–25 metreye kadar kök salabildiğini belirten Topal, üretimi hızlandırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Çeşme’de 25 Bin Yeni Ağaç

Hasan Ege Tütüncüoğlu ise tarihi kayıtlara göre 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Çeşme’de önemli miktarda sakız üretildiğini ifade etti. Günümüzde yeniden canlandırma çalışmaları kapsamında iki yılda yaklaşık 25 bin sakız ağacının dikildiğini açıkladı.

Belediyenin gösterdiği alanlara 12 bin, devlet tahsisli alanlara 10 bin, özel mülkiyetlere ise yaklaşık 3 bin fidan dikildiğini belirten Tütüncüoğlu, dikilmeyi bekleyen 25 bin fidan daha bulunduğunu söyledi.

Uygun alan tahsisi sağlanması halinde Çeşme’de sakız üretiminin yeniden güçlü bir ekonomik değer haline gelebileceğini dile getirdi.

Bir Lezzetten Fazlası

Söyleşi, Alaçatı’nın üretim kültürünü yeniden hatırlattı. Sakız, yalnızca bir tarım ürünü değil; sosyal hayatın, emeğin ve sabrın simgesi olarak anlatıldı.

Bugün atılan adımlar, 70 yıllık hafızayı yeniden ekonomik değere dönüştürme çabasının parçası.

Bir zamanlar panayırların ortasında akan reçine, şimdi yeniden umut akıtıyor.

Kaynak: İHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.