Türkiye Hidrojende Nerede Duruyor?

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi tarafından hazırlanan “Türkiye’de Yenilenebilir Hidrojenin Etkinleştirilmesi” raporu yayımlandı.

Haber Giriş Tarihi: 25.02.2026 09:13
Haber Güncellenme Tarihi: 25.02.2026 09:13
Muhabir: Saliha Kara
Türkiye Hidrojende Nerede Duruyor?

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi tarafından hazırlanan “Türkiye’de Yenilenebilir Hidrojenin Etkinleştirilmesi” raporu yayımlandı. Rapora göre Türkiye, yenilenebilir (yeşil) hidrojen üretimi, depolanması, taşınması ve son kullanım alanlarında yüksek potansiyele sahip. Ancak bu potansiyelin hayata geçmesi için somut, takvimlendirilmiş ve kurumsal sorumlulukları netleştirilmiş bir eylem planına ihtiyaç var.

Karbonsuzlaşmanın kilit oyuncusu

Türkiye’nin net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve elektrifikasyon öncelikli alanlar arasında yer alıyor. Ancak yüksek proses ısısı gerektiren sanayi kolları ve uzun mesafe taşımacılık gibi sektörlerde doğrudan elektrifikasyon kısa vadede yeterli görülmüyor. Bu noktada yenilenebilir hidrojen, fosil yakıtların yerine geçebilecek stratejik bir alternatif olarak öne çıkıyor.

Raporda, hidrojenin özellikle demir-çelik, kimya ve ağır taşımacılık gibi “zor karbonsuzlaşan” sektörlerde önceliklendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu yaklaşım hem emisyon azaltımı hem de ekonomik katma değer açısından kritik görülüyor.

“Kurumsal yapı ve takvimlendirilmiş plan şart”

SHURA Direktörü Alkım Bağ, Türkiye’nin yüksek yenilenebilir enerji potansiyeli ve stratejik konumu sayesinde önemli avantajlara sahip olduğunu belirtti. Ancak hidrojen hedeflerinin yalnızca politika belgelerinde kalmaması gerektiğini vurguladı.

Bağ’a göre:

Hidrojenden sorumlu kurumsal bir yapı oluşturulmalı.

Teşvik ve destek mekanizmaları netleştirilmeli.

Talep yaratacak sektörler belirlenmeli.

Üretim, elektrik sektörünün dönüşümüyle çelişmeyecek şekilde planlanmalı.

Özellikle hidrojen üretimi için ilave yenilenebilir enerji yatırımlarının devreye alınması gerektiği, mevcut kapasitenin yönlendirilmesinin elektrik sektörünün karbonsuzlaşma hedeflerini riske atabileceği ifade ediliyor.

Fazla üretim ihraç edilebilir

Raporda dikkat çeken bir diğer başlık ise ihracat potansiyeli. Türkiye gerekli altyapı ve mevzuat çalışmalarını tamamlarsa, öncelikli sektörlerin ihtiyacını karşıladıktan sonra oluşabilecek üretim fazlasını Avrupa başta olmak üzere çevre ülkelere ihraç edebilir.

Ancak bunun için:

Liman ve boru hattı altyapısının planlanması,

Uluslararası standartlara uyum sağlanması,

Hidrojen değer zincirinin bütüncül ele alınması gerekiyor.

Küresel tablo uyarıyor

Raporda, küresel ölçekte hidrojen projelerinin önemli bir kısmının gecikmeler yaşadığına da dikkat çekiliyor. 2030’a yönelik düşük emisyonlu hidrojen üretim beklentisinin 49 milyon tondan 37 milyon tona gerilediği belirtiliyor. Yetersiz altyapı, yüksek maliyetler ve düzenleyici eksiklikler en önemli engeller arasında gösteriliyor.

Sonuç net: Türkiye’nin yenilenebilir hidrojen alanında güçlü bir potansiyeli var. Ancak bu potansiyelin gerçek ekonomik ve stratejik değere dönüşmesi için hızlı, koordineli ve uygulanabilir bir yol haritası gerekiyor. Aksi halde fırsat penceresi kapanabilir.

Kaynak: Faselis

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.